5G’de 1 yıllık gecikme 120 milyar dolar kaybettiriyor

Vodafone yetkilileri, Türkiye’de 5G ve fiber teknolojilerin geleceği konusunda adil rekabet endişelerini dile getirdi. Vodafone’un araştırmasına göre 5G’deki 1 yıllık gecikme Türkiye ekonomisinde 120 milyar dolarlık kayba yol açacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Selenay YAĞCI

Vodafone, Türkiye’de 5G ve fiber teknolojilerinin yaratacağı ekonomik etkileri ortaya koyan iki ayrı araştırmaya imza attı. Deloitte işbirliği ile hazırlanan 5G etki analizine göre, 5G’nin Türkiye’de hayata geçmesiyle 15 yılda 1 trilyon TL’yi aşkın gelir artışı ve 479 milyar TL GSYH artışı sağlanabilecek. 5G’nin 1 yıl gecikmesi ise 120 milyar TL’lik bir faydadan mahrum kalmak anlamına geliyor. Operatörler, 5G ihalesinin ardından 5 yılda 1,5 milyar dolar (21 milyar TL) yatırım yapacak. 5G’nin 25 bin ek istihdam da yaratması bekleniyor. Ayrıca 5G teknolojileri ile ihracat hacminde 103 milyar TL’lik artış olacağı tahmin ediliyor.

Ekonomik etki analizleri, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel’in katılımıyla düzenlenen toplantıda tanıtıldı. Vodafone yetkilileri toplantıda 5G konusunda somut adımlara ihtiyaç olduğunu, 2022’de bir adım atılmazsa yatırımların sürdürülebilirliği konusunda ve diğer iki operatörün Varlık Fonu çatısı altında olmasının kendileriyle birlikte yatırımcıları endişelendirdiği vurgulandı. Ayrıca

Günümüzde ekonomik kalkınma ve küresel rekabetin odağında dijitalleşmenin olduğunu hatırlatan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, “5G’nin bir an önce ülkemizde de hayata geçirilerek, özellikle sektörlerde yaratacağı verimlilik artışı ile ekonomik büyümeye katkısından faydalanmak gerekiyor” dedi. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel de 5G teknolojisinin getireceği faydaları açığa çıkarmak için vakit kaybetmeden frekans planlamasının yapılması, gerekli fiber transmisyon altyapısının oluşturulması ve lisans süreçlerinde öngörülebilirliğin sağlanması gerektiğini vurguladı. Sabit genişbant altyapısında adil rekabetin sağlanması ve sektörün sürdürülebilirliği için uygun yatırım koşullarının oluşmasına ihtiyaç olduğunu, bu kapsamda izin süreçlerinin iyileştirilmesi ve yatırımları hızlandıracak bir ortak altyapı yatırım modelinin kilit önemde olduğunu belirtti.

4,5G’deki gibi yüksek spektrum bedelleri yatırıma ket vurur!

Vodafone yetkilileri, 5G ve fiber teknolojilerinin arzu edilen ekonomik etkiyi ortaya çıkarabilmesi için atılması gereken politika adımlarına dikkat çekerek şunları söyledi:

- Elektronik haberleşme sektöründeki serbestleşmenin başlangıcı üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen özellikle sabit genişbant hizmetleri açısından rekabetin geliştirilmesi ihtiyacı devam ediyor. Altyapıda adil rekabet ortamının tesisi sektörün güçlü bir ekonomiye kavuşması ve tüketicilere hizmet çeşitliliği sunulabilmesi için elzem..

- Dünyada 5G konusunda yatırımları konusunda kamu politikaları ile bu teknolojinin başarısı arasında doğrudan bir ilişki var. 5G ihale takvimi şimdi açıklansa telefonlarda sinyali 1 yıl sonra ancak görebiliriz.

- 5G lisanslama geliri elde etmeyi düşünmek yerine yatırımı teşvikleyen bir ihale ortamı oluşturulmalı. Sektörün asgari ihtiyacı olan spektrum için ihale beklenmemeli. Alt frekanslarda tahsisler, 2022 yılından itibaren yapılmalı.

- Spektrum kaynaklarının yatırımı teşvik eden yetkilendirme süreçleri ile tahsis edilmesi çok kritik. 5G ihalesinde frekans bedeli makul olmalı. 4,5G ihalesindeki gibi spektrum bedelleri yüksek olursa yatırım yapacak finansal güç bulunamayabilir. 5G’in hızla yaygınlaşamadığı ülkelerde, spektrum kaynaklarının asimetrik dağılımına sebep olan ve teknolojiye uzun vadeli yatırım yerine spektrum kaynağına ödenen bedellere odaklanan yetkilendirmelerin yapıldığı görülüyor.

- Fibersiz 5G düşünülemez. Baz istasyonlarının fiberle bağlanabilmesi için fiber yatırım sorunun çözülmesi gerek. Kendi başımıza 1 birime yapabileceğimiz bir fiber yatırımı, 4,5 katına kiralıyoruz. 5G’ye özel bir regülasyon yapılabilir.

- Yerleşik operatörün dışında alternatif operatörler olarak fiber kazısı yapıyoruz. Mevcut kazılı bölgelerde kullanım izninin alınmasının uzun sürdüğü bu sebeple de fiber yatırımların 2-3 yıl geciktiği belirtilerek, kazı izinleri konusunda fiili bir engelle karşı karşıya olunduğu yeniden tekrarlandı.

- Yerleşik işletmecinin toptan seviyede sunduğu hizmetlerin düzenlenmesinde de gecikmeler yaşandı. Bu durum ne yazık ki Vodafone Net gibi alternatif işletmecilerin hem pazardan alabilecekleri payı hem de tüketicilere sunabilecekleri ürün çeşitliliğini kısıtladı. Düzenleyici kararlarda sektörün iş modelinin, rekabet dengelerinin dikkate alınması kritik önemde.

- Sektördeki rekabet koşulları açısından endişe yaratan bir gelişme bir gelişme de toptan seviyedeki port ve transmisyon ücretlerinde nisan ayında yüzde 67 zam yapıldı. Bizim abonelerimizin çoğu faturalı ve taahhütlü abonelerden oluyor. 24 ay fiyat garantisi verdiğimiz için bu fiyat artışları yeterli geçiş süresi tanımadı. Bu da alternatif işletmecilerin rekabet etmesini güçleştiriyor. Hem altyapı kurulumu hem de mevcut altyapıya erişim konusunda rekabeti geliştirici adımların atılmasına ihtiyaç var.

- Yerleşik operatörden fiber altyapı kiraladığımızda yüzde 60 pay ödüyoruz, dünya ortalaması ise yüzde 35-40’larda. AB üye ülkeleriyle karşılaştırıldığında, yerleşik işletmecinin perakende abone pazar payı bakımından Türkiye ilk sırada.

- Altyapı sektörlerinde faaliyet gösteren yatırımcıların yatırım iştahı, öngörülen işletme süresi ve belirliliğe göre değişiklik gösteriyor. Bu sebeple, lisans yenilemesine ilişkin sürecin uygun koşullarla belirlenmesi bizim için önemli. Sona erecek olan imtiyaz yetkilendirmelerinin mobil elektronik haberleşme sektörünün şartları ve devam eden diğer yetkilendirmeler dikkate alınarak, ihalesiz ve makul koşullarda uzatılmasının uygun olacağını düşünüyoruz.

- 5G’nin yaygınlaşması için akıllı telefon sahipliği kolaylaştırılmalı. Taksit eşik fiyatı mevcut döviz koşulları kapsamında yeterli değil. Eşik olacaksa bile güncel enflasyon ve döviz kuru durumlarına göre güncellemesi gerekiyor.

5G en çok 5 sektörü besleyecek

Analizde, 5G’den en çok faydalanacak sektörler üretim, toptan ticaret ve perakende, ulaşım ve depolama, bilgi ve iletişim olarak sıralanıyor. Bu sektörlerde gerçekleşecek gelir artışlarının toplam etkinin %70’inden fazlasına denk geleceği öngörülüyor. 5G’nin 15 yıllık teknoloji döngüsünde sektör gelirlerine etkisi şöyle; Tarım 47 milyar TL, İnşaat 47 milyar TL, Bilgi ve iletişim 49 milyar TL Ulaşım ve depolama 66 milyar TL, Toptan ticaret 153 milyar, Perakende ticaret 174 milyar TL, İmalat 274 milyar.

Fiber yatırımları 4 kat artarsa, Türkiye 8,1 milyar dolar karda

Vodafone’un Politika Analiz Laboratuvarı (PAL) işbirliğiyle hazırladığı etki analizi çalışmasına göre ise fiber kablo uzunluğunu 4 kat artıracak yatırımlar ile 2030 yılına kadar her yıl GSYH’de yüzde 2,2 artış yakalanabilir. 2023’e kadar tüm işletmelere hızlı genişbant erişimi sağlanabilirse, 2023 yılı GSYH’sinde yüzde 1’lik ilave artış sağlanabilecek. Bu ilave artış, 2023 GSYH tahminlerine göre 8,1 milyar dolara denk geliyor.

83 ülkede 5G kullanılıyor

Bugün 83 ülkede 209 operatör 5G hizmetlerini başlattı. 2021 sonunda 521 milyon kullanıcıya ulaşan ve dünya nüfusunun yüzde 15’ini kapsayan 5G ağlarının, 2027 yılı sonunda yüzde 75’lik kapsama oranına sahip olması bekleniyor. Dünyadaki örneklere baktığımızda, 5G teknolojileri fabrikalarda, mağazalarda, ulaşım altyapısında, liman ve bağlantılı mekanlarda uygulanıyor; verimlilik artışı, maliyet tasarrufu gibi operasyonel faydalarla beraber kullanıcı deneyimini iyileştiriyor.

Nüfusa göre sabit genişbant yaygınlık oranında gerideyiz!

Bireylerin internet kullanım oranı 2021’de yüzde 79’dan yüzde 82,6’ya yükseldi. Türkiye’deki firmaların neredeyse tamamının internet erişimi bulunuyor. Ancak Türkiye’de kurumların yalnızca yüzde 20’si 100 mbps hızda internet kullanırken, AB’de bu oran yüzde 45’lerde. 2021 itibarıyla Türkiye’de nüfusa göre sabit genişbant yaygınlık oranı %20,8 iken OECD ortalaması %33,8.