16 °C

TEMMER Mermer YK Başkanı Çetinkaya: Madenleri doğa ve turizmle buluşturalım

TEMMER Mermer YK Başkanı Çetinkaya, "Birçok maden, birçok tatil beldesinden daha fazla turist ağırlıyor. Ömrü tamamlanan madenlerimizi turizmle buluşturarak o bölgedeki insanlarımıza yeni bir gelir kaynağı da oluşturmuş olmaz mıyız?" dedi.

TEMMER Mermer YK Başkanı Çetinkaya: Madenleri doğa ve turizmle buluşturalım

Rüstem Çetinkaya - TEMMER Mermer Yönetim Kurulu Başkanı

Türkiye, madencilik anlamında dünyanın en zengin ülkelerinden biri. Sanayide kullanılan 90 madenin 77’si Türkiye’de bulunuyor. Yer altında çıkarılmayı bekleyen madenlerin değeri konusunda farklı fikirler olsa da 3 ila 5 trilyon dolar arasında değişen bir zenginliğin gün yüzüne çıkarılması ve ekonomiye kazandırılması gerektiği ortak nokta. Türkiye bu kadar maden çeşitliliğine sahipken, ömrünü tüketmiş ocakların farklı alanlarda kullanımı söz konusu olabilir mi? İşte bu sorunun yanıtını dünyanın birçok ülkesi çözmüş durumda; müzecilik. Öncelikle kısa bir bilgi vererek maden ve müze arasındaki tarihimizde bilinen ilk bağlantıyı anlatmak isterim.

Dünyada en fazla ticari değere sahip madenlerden olan bakırın ilk olarak çıkarıldığı coğrafya Anadolu. Tarihimizde bilinen ilk maden mühendisinin 1838 yılında Sultan 2’nci Mahmut tarafından Fransa’ya gönderilen İbrahim Edhem Paşa olduğunu biliyoruz. Milli Madencilik Politikası’nı 1862 yılında başlatan İbrahim Edhem Paşa’nın oğlunun ise Türk müzeciliğinin mimarı Osman Hamdi Bey olması aslında maden ve müze arasındaki bağların da güçlü olduğunu gösteriyor.

Bugün dünyanın değişik ülkelerinde madencilik ve müze arasında ciddi bir ilişki var. ABD’den Kanada’ya, Malezya’dan Şili’ye dünyanın birçok ülkesindeki maden ocakları şimdilerde müze olarak binlerce, hatta yüzbinlerce misafir ağırlıyor.

Birkaç örnek vermek isterim. Güney Afrika’daki Big Hole (Büyük Çukur), dünyanın insan yapımı en büyük çukuru olan maden sahasının derinliği 240 metre ve 170 hektarlık alana yayılmış durumda. Şu anda Güney Afrika’nın en dikkat çeken turizm destinasyonlarından biri. Yakın zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girecek gibi görünen Big Hole’a yılda binlerce turist geliyor. Avrupa’da ise bu konu oldukça ciddi. Örneğin Belçika’daki Blegny Kömür Madeni Müzesi, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne 2012’de girdi. Blegny’yi yılda 160 bin turist ziyaret ediyor.

Bir başka örnek ise Romanya’daki Cluj kentinde yer alan “Salina Turda Salt Mine” adlı eski bir tuz madeni. Kimilerine göre yeraltı Disneyland’ı olarak tanımlanan bu maden ise müze olmasının yanı sıra önemli bir eğlence merkezi.

Yılda 1.2 milyon turisti ağırlayan maden var

Avrupa’da en ünlü maden müzesi ise Polonya’nın Krakow kentinde. 13’üncü yüzyılda kurulan Wieliczka Tuz Madeni, bu konuda dünyanın en uzun işletilen ocaklarına sahip. 2007 yılına kadar üretim yapan bu maden, Polonya Tarihi Anıtı (Pomnik Historii) olarak kabul edildi. 327 metre derinliği olan, 287 kilometrelik geçitlerin bulunduğu bu maden, 1978’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Maden şu anda, madenciler tarafından kaya tuzundan oyulmuş düzinelerce heykel, dört kilise ve şapele sahip. Wieliczka Tuz Madeni’ni her yıl yaklaşık 1.2 milyon turist ziyaret ediyor. Bu madene ayak basmış isimler arasında ise Nicolaus Copernicus, Johann Wolfgang von Goethe, Fryderyk Chopin, Dmitri Mendeleyev, Papa John Paul II, eski ABD Başkanı Bill Clinton gibi isimler de var. Her ne kadar bu kadar kapsamlı maden ocaklarımız olmasa da sadece mermer sahalarının bile turist konuk ettiği biliniyor. Örneğin ABD’nin Georgia Eyaleti’nde her yıl düzenlenen Mermer Festivali, dünyanın en büyük açık mermer ocağı turuna sahne oluyor. Ekimde düzenlenen bu tur Polcor Georgia Marble tarafından organize ediliyor. Norveç’in batı kıyısında Hustadvika adlı kasabada her yıl mayıs ve ağustos ayları arasında özel bir mermer turu düzenleniyor. 1938’den beri faaliyetlerini yürüten Bergtatt Mermer Ocağı Müzesi’ndeki mağaralara bir tekneyle giriyorsunuz. Burası sadece bir müze değil, konserler, düğünler düzenleniyor. Mermer müzesini 1 saat rehberli gezmenin bedeli ise kişi başı 400 Norveç Kronu. Yani 370 TL.

Taş görmenin bedeli 10 Euro

Son örneği vereceğim ülke İtalya’da da hala çalışan ocaklarda turlar düzenleniyor. Dünyanın sayılı mermerlerinden biri olan Carrara, Antik Roma’dan bu yana açık bir ocak. Londra’daki Victoria Anıtı, İspanya’daki Dos Aguas Sarayı, Hindistan’daki Prem Mandir Tapınağı, Washington’daki Barış Anıtı, Filipinler’deki Manila Katedrali, Abu Dabi’deki Şeyh Zayed Camii gibi mimari eserlerde kullanılan bu ocakta ünlü heykeltıraş Michelangelo 3 yıl yöneticilik yaptı. Yazın yapılan ve adına MarmoTour denilen bu aktivitede 40 dakikalık bir turun bedeli kişi başı 10 Euro ve sadece mermer kesme tekniği, kazı için kullanılan makineler gösteriliyor.

Türkiye, dünyada en fazla maden çeşidine sahip. Turizmde alternatif bir kanal aramak için maden ve mermer ocaklarının kazandırılması gerekmez mi?

Birçok maden, birçok tatil beldesinden daha fazla turist ağırlıyor. Ömrü tamamlanan madenlerimizi turizmle buluşturarak o bölgedeki insanlarımıza yeni bir gelir kaynağı da oluşturmuş olmaz mıyız?

Ne yapmalı?

1-Turizm ve maden iş birliğinin oluşması için öncelikle pilot projeler belirlenmeli.  

2-Maden ve ocakların ulaşım, dolaşım, güvenlik gibi konularda uygunluğu sağlanmalı.

3-Pilot bölgeler için ihracatçı birlikleri veya kamu kuruluşları gibi yapılar sponsorluğu üstlenmeli.

4-Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı arasında bir işbirliği teşkilatı kurulmalı. Bu teşkilat veya merkez, ortada var olan yasal mevzuatları düzenlemeli, çalışma başlatmalı.

5-İlk eğitimden başlayarak çocuklara müze eğitimi verilmeli, burada yer altı zenginliklerimiz de anlatılmalı.

6-Yerel yönetimler, özellikle büyük şehirlerde tanıtımlar yapmalı, pilot noktaların sorunları ve çözümleri belirlenmeli, etkinlik alanlarına destek sağlanmalı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap