Yazılım ihracatında hedef 5 milyar dolar

Pandemi ile birlikte ivme kazanan yazılım harcalamalarından Türkiye’nin potansiyeli artıyor. Hindistan ve Polonya ile yarışan Türkiye bu yıl 5 milyar dolar yazılım ihracatı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Selenay YAĞCI

Türkiye’de pandeminin etkisiyle de hızla ivmelenen yazılım sektörü rotayı ihracata çevirdi. Rakibi Hindistan ve Polonya ile yarışan Türkiye bu yıl 5 milyar dolar yazılım ihracatı gerçekleştirmeyi hedefliyor. Türkiye’nin yazılım ihracatı oyun sektörüyle birlikte düşünüldüğünde 3 milyar dolara yaklaştı. Sektörün bu yılki hedefi ise toplamda 5 milyar doları aşmak. Özellikle Türkiye oyun sektörü dünyada ilk 10 ülkeden, ilk 5 ülke olmaya yaklaştı.

IDC verilerine göre dünya yazılım pazarı her yıl yüzde 7 büyüyor ve yaklaşık 659 milyar dolar hacme sahip. Pazarın yüzde 53’e yakını kurumsal kaynak yönetimi, müşteri ilişkileri yönetimi tedarik zinciri yönetimi, iş analitiği, insan kaynağı yönetimi ve üretimi de içine alan iş yazılımları segmentinden oluşuyor. İş yazılımları segmentinde harcamaların 2020-2025 yılları arasında ise yüzde 6,7’lik yıllık bileşik büyümeyle 241 milyar dolardan, 334 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. ABD, dünya genelindeki üçte biri payla dijital dönüşüm harcamaları ile en büyük pazar konumunda. Yazılım sektörü de bu ivmeden yararlanmak istiyor.

Son 10 yılda ciddi bir gelişme gösteren sektörün gözü özel teşvikte

Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) Başkanı Levent Kızıltan, TÜBİSAD’ın her yıl yayınladığı Bilgi ve İletişim Teknolojileri Sektör raporlarına göre Türkiye yazılım pazarı, 2020’de 25,2 milyar TL büyüklüğe ulaştığını kaydetti. TÜBİSAD’ın raporuna göre toplam ihracat içinde en büyük payın Bilgi Teknolojileri- Yazılım kategorisinde olduğunu ifade eden Kızıltan, şunları söyledi: “Sektörün toplam ihracatı 2016-2020 yılları arasında dolar bazında yıllık ortalama yüzde 10 büyüdü. Türkiye yazılım sektörü yaşam maliyeti açısından diğer ülkelerle karşılaştırıldığında yüksek potansiyele sahip. Bu potansiyel uluslararası yazılım firmaları için büyük avantaj olduğu kadar, ürünlerini Türkiye’de geliştiren ve ihraç eden firmaları da rekabetçi kılıyor.”

TURQUALİTY YAZILIMA GELİYOR

Türk yazılım sektörünün dünya yazılım sektöründen küçük bir pay aldığını söyleyen Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Başkanı Gönül Kamalı, pandemiyle birlikte yerli yazılıma olan ilgi ve yerli yazılım sektöründe ticarileşme potansiyeli hızlı arttığını ve bu başarının uluslararasında da önemli noktaya taşıyacağını belirtti. Kamalı, Türkiye’nin yazılım ve bilişim sektör ihracatında son 10 yılda ciddi bir gelişme gösterdiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Türkiye’nin en çok Ar-Ge yapan sektörü olan yazılım ve bilişim hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren yaklaşık 7 bin 500 firma ve 10 bine yakın startup bulunuyor. 2021’de hızla değişen pazar dinamiklerin yerli yazılımların yurtdışında tanınması ve yaygınlaşması kolaylaştırdı. Yazılım ihracat büyüklüğü 3 milyar dolara ulaştı. İhracatta bu yıl için 5 milyar dolar, kısa vadede de 10 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacağını öngörüyoruz. Türkiye yazılım sektörü üretimde 50 yıllık, ihracatta 30 yıllık bir geçmişe sahip. Artık tecrübemizi sıçratmanın arifesindeyiz.” Kamalı, “Uluslararası platformlara bir ürün temsiliyeti ile gitmede Ar-Ge teşvik önergelerimizin oluşturulması, ihracatın önünü açan teşviklerimizin arttırılması kritik önem taşıyor. Turquality teşvik programının yazılım ve bilişim dünyasına uyum göstermesi için çalışılıyor, bu teşviklerin yazılım sektörüne uyarlanması çok kritik. Özellikle kamu ihalelerinde yüzde 60 yerli zorunluluğu önemli bir katkı olacak” dedi.YASAD olarak 2022’yi ‘KOBİ Sıçrama’ yılı ilan ettiklerini ifade eden Kamalı, YASAD envanterinde 2019 yılına göre girişimciler hariç 5 bin 500 yazılım firması bulunuyor. Yıllık cirosu 7 milyon ile 125 milyon TL arasında olan yazılım sektörü firmalarının yüzde 70’i KOBİ sıçraması yapabilecek nitelikte. Türkiye’de en önemli nokta; diğer sanayi kuruluşlarının teknoloji şirketlerine yatırım yapmasıdır. Özetle; ülkenin en büyük 500 sanayi kuruluşunun Bilişim 100 şirketine yatırımcı olması, Bilişim 100 firmalarının da kendisini yatırımcıya açması gerekir. Yatırım için yazılım sanayi cazibe merkezi haline getirilmeli” diye konuştu.

YAZILIM HARCAMALARI YETERLİ DEĞİL

Logo Grup CEO’su M. Buğra Koyuncu, artık bilgi teknolojilerinin (BT) bir maliyet merkezi olmaktan çıktığı, yeni gelir kaynağı yaratan ve stratejik konuma dönüştüğünü kaydetti. Türkiye’nin yoğun genç nüfusu ve büyük milli gelirine rağmen BT harcamasında potansiyelinin gerisinde olduğu dile getiren Koyuncu, şunları söyledi: “Farklı coğrafyalardaki benzer dinamiklere sahip Polonya ve Güney Afrika’da şirketlerin harcamalarına bakıldığında, Türkiye’deki şirketlerin BT’ye daha çok yatırım yapması gerektiği ortaya çıkıyor. Kurumların BT harcamalarına ülkeler bazında karşılaştırılmalı bakıldığında ise, kişi başı gayrisafi yurtiçi hasıla büyüklüğü ile BT harcamasının doğrudan orantılı olduğu görülüyor. Yazılım harcaması ve GSYH arasında da güçlü bir bağlantı bulunuyor. Bu bakış açısıyla, Türkiye’nin ekonomisinin çok daha ileri noktaya gitmesi için BT’ye ve yazılıma daha çok yatırım yapması gerektiği görülüyor. Şirketlerin oganizasyonel ihtiyaçları Türkiye’de iş yazılımları pazarının önemini arttıracak” dedi.

EKONOMİYE KATKISI 3-4 KAT ARTABİLİR

Türkiye’nin yazılımda potansiyelini değerlendiremediğini söyleyen Koyuncu, “Yazılım sektörünün gelişmiş ve gelişmekte olan farklı ülkelerdeki performansı incelendiğinde sektörün istihdam ve ihracata katkısı yüzde 2,0 civarında iken Türkiye’de yüzde 0,5 seviyesinde. Devam eden sektörel genişleme ile istihdam payının daha yüksek seviyelere çıkması bekleniyor. Bu alanda büyük bir fırsat var. Yazılım sektörü 2025 yılına kadar ekonomideki yerini 3-4 kat arttırabilecek potansiyele sahip” diye konuştu. Önümüzdeki dönemde Logo olarak üç stratejiye odaklanacaklarını söyleyen Koyuncu, en önemlilerinden birinin de uluslararasılaşmak olduğunu ekleyerek, “Bu büyüme stratejimizin üçüncü boyutu. İçinde bulunduğumuz coğrafyada önce bölgesel ölçekte rekabet eden bir yazılım firması olarak Romanya ve Hindistan’daki şirketlerimizle yurtdışı pazarlara yönelik yeni ürün geliştirme, tutundurma ve pazarlama faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Yeni pazarlara girmek ve gelir kanallarımızı çeşitlendirmeyi hedefliyoruz” dedi.

AFRİKA’DA POTANSİYEL VAR

İhracat rakamlarının artışının yazılım sektörü için umut verici olduğunu ifade eden Başarsoft CEO’su ve YASAD Başkan Vekili Alim Küçükpehlivan, özellikle Türkiye oyun sektörünün dünyada ilk 10 ülkeden, ilk 5’e doğru hızla ilerlediğini söyledi. Geçen yıl sadece oyun sektörünün ihracatı 2 milyar doların üzerine çıktığını ifade eden Küçükpehlivan, “Toplam yazılım ihracatımızın da 3 milyar dolara yakın olduğunu söylemek mümkün. Bununla birlikte maalesef nüfusu bizim yarımız kadar olan İspanya’nın 5’te birine ancak ulaşıyor olduğumuz gerçeği de ortada. Bu yıl 5 milyar dolara çıkma hedefimiz var” diye konuştu. Başarsoft’un son 5 yılı, olabildiğince yurtdışı gelirlerini artırmak yönünde hazırlıklar ile geçtiğini söyleyen Küçükpehlivan, “Pandemi yeni pazarlara açılmamızı biraz yavaşlattı. Pandeminin etkilerinin kalkmaya başlaması ile birlikte, tekrar yurtdışı satış aktivitelerimize başladık. Özellikle Afrika’da büyük bir açık söz konusu ve batılı rakiplerimizden daha iyi çözümleri daha hesaplı sunabilir durumdayız” dedi.