“Yüzde 50 kapasite değil ‘cam kenarı’ uygulansın"

Yüzde 50 kapasite ile maliyetleri karşılamanın mümkün olmayacağını savunan ot obüsçüler, uygulamanın bazı firmaları iflas noktasına getirebileceğini dile getiriyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Aysel YÜCEL

Otobüs firmaları, normalleşme ile birlikte yeniden seferlere hazırlanırken, bakanlığın salgınla mücadele kapsamında devreye aldığı ‘yüzde 50 kapasite’ uygulamasının revize edilmesini talep ediyor. DÜNYA’ya konuşan sektör temsilcileri, cam kenarı uygulamasına geçilmesini, ayrıca aynı aileden olan kişilerin yan yana oturabilmesini istiyor. Yüzde 50 kapasite ile maliyetleri karşılamanın mümkün olmayacağını savunan otobüsçüler, uygulamada değişiklik yapılmaması durumunda bazı firmaların iflas noktasına gelebileceğini dile getiriyor. Hatırlanacağı üzere İçişleri Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgınıyla mücadele kapsamında mart ayında şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçlarına yönelik genelge yayınlayarak yeni kuralları açıklamıştı. Buna göre otobüsler, kapasitelerinin yarısı kadar yolcu taşıyabiliyor. Ortalama uzunlukları 13 metre olan ve 41 koltuk kapasitesi bulunan şehirlerarası otobüsler en fazla 20 yolcu alabiliyor.

"Mağduriyetler yaşanacak"

Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Genel Başkanı Birol Özcan, otobüslerin genişliğinin 2.5 metre olduğuna dikkat çekerek, “13 metrelik bir otobüsün 41 yolcu aldığını, dolayısıyla bakanlığın yüzde 50 kapasite uygulamasına göre sadece 20 yolcu alabildiklerini belirterek, “Oysa ki, cam kenarı uygulamasına geçilirse, 13 bir tarafa 12 diğer taraf olacak şekilde 27 yolcu alabileceğiz. Aradaki fark bizim için önemli” diye konuştu. Şehirlerarası taşıma yapan 330’a yakın otobüs firması olduğunu ve binlerce istihdam sağlayan bir sektör olduklarını vurgulayan Özcan, “Bu durum devam ederse firmalarımız büyük mağduriyet yaşayacak” dedi. Özcan, bu konudaki taleplerini ilgili tüm kurumlara ilettiklerini ancak henüz bir yanıt alamadıklarını aktardı.

“Uçaklarda kısıtlama yok ama biz daha güvenliyiz”

Pamukkale Turizm Genel Müdürü Mustafa Özdalgıç da otobüse göre daha fazla risk taşımasına rağmen uçaklara yolcu sınırlandırılması getirilmemesinin adil olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu: “Biz bakanlığın genelgesine göre yüzde 50 kapasite ile çalışırken, uçaklarda böyle bir bu uygulama yok. 13 metrelik bir otobüste 20 kişi taşıyabiliyoruz, ancak bir uçağın 13 metrelik kısmında 100’den fazla yolcu taşıyabiliyor. Öte yandan bizde air condition sistemi var. Dışarıdaki havayı alıp, temizleyip içeriye veriyor. Uçaklarda ise bu durum yok. Kaldı ki, bizim yine havalandırma sistemimiz var yukarıda. Açtığımızda yukarıdan temiz hava gelme ihtimali var. En azından uçaklarda müsaade ediliyorsa eğer, aynı risk aynı tehlike. Kapasitemiz yüzde 50’ye düştüğü zaman maliyetlerin altından kalkabilmek için fiyatları ikiye katlamamız lazım. Ancak su seferde uçak ve tren ile fiyatta rekabet etme şansımız yok. Onlarda KDV’yi yüzde 1’e indirdiler, ciddi destek geldi. O zaman bize de destek verilsin. Fiyatlara da zam yapamıyoruz. Çünkü fiyatları daha fazla yükseltirsek hızlı tren ve uçakla rekabet edemeyiz. Ankara-İstanbul tren bileti 85 TL, otobüs ise 160 TL. TCDD Konya’ya 37 TL’ye bilet satıyor.”

“Otobüs üretimine de darbe vurur”

MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret AŞ Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu, otobüsçülerin kapasite konusundaki talebinin karşılanması gerektiğini belirterek, aksi halde bu durumun üretici tarafına da yansıyacağını dile getirdi. Bekiroğlu, “Böyle giderse firmalar yeni otobüs alamayacakları gibi, mevcut borçlarını da ödeyemeyecek hale gelecek” dedi.