Aksa Enerji, Özbekistan yatırımını bir yıl içinde faaliyete almayı planlıyor

Özbekistan Enerji Bakanlığı ile Aksa Enerji arasında imzalanan, 240 MW kurulu güçte bir doğal gaz kombine çevrim santrali yatırımının yer tahsisinin ardından bir yıl içinde faaliyete alınması öngörülüyor. Şirket, enerji alanında potansiyel pazarlara ilişkin araştırmalara da devam ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ERKAN ÇAKAN / İSTANBUL

Kazancı Holding’in iştiraki olarak 1997 yılında faaliyetlerine başlayan Aksa Enerji, çeşitli enerji kaynaklarını kullanarak 30’dan fazla enerji santralinin kurulumu ve işletmesini gerçekleştirdi. Bugün iki kıta ve beş ülkedeki enerji santralleriyle sektörünün global oyuncuları arasında yer alan Aksa Enerji, Türkiye’nin halka açık en büyük serbest elektrik üreticisi konumunda.

Aksa Enerji CFO’su Nuri Tezel, Mayıs ayında Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te 240 MW kurulu güçte bir doğal gaz kombine çevrim santrali kurulması ve santralde üretilen elektriğin garantili kapasite bedeli karşılığında 25 yıl boyunca satışını içeren bir anlaşmayı Özbekistan Enerji Bakanlığı ile imzaladıklarına işaret etti.

Tezel, “Santral için gerekli yer tahsislerinin sağlanmasının ardından bir yıl gibi kısa bir sürede bu santrali hayata geçirmeyi hedefliyoruz. 25 yıl boyunca işleteceğimiz bu santralle birlikte Türkiye, Afrika ve KKTC dışında farklı bir coğrafyadaki ilk projemizi gerçekleştirecek olmanın heyecanı içerisindeyiz.” ifadelerini kullandı.

“Yatırımlarımızı çeşitlendirmeyi planlıyoruz"

Öte yandan, Afrika kıtasında yeni projelerle ilgili farklı ülkelerle görüşmelerinin sürdüğünü anlatan Tezel, “Kamerun ve Kongo’da enerji santrali kurmak amacıyla bu ülkelerde yerel şirketler kurduk. Aksa Enerji olarak, başta Afrika olmak üzere Latin Amerika’dan Asya’ya pek çok kıtada acil enerji ihtiyacı olan ülkelerde yatırımlarımızı çeşitlendirmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

Buna ek olarak küreselleşme stratejisi doğrultusunda, 2015 yılından bu yana 418 milyon doları borç ödemesi gerçekleştirerek borçluluklarını önemli ölçüde azalttıklarını dile getiren Tezel, “Pandemiyle birlikte 2020 yılında oluşan zorlu koşullara rağmen oldukça verimli bir yıl geçiriyoruz. 2020 yılsonunda 5,3 milyar TL ciro ve 1,5 milyar TL FAVÖK elde ederek yakaladığımız büyüme ivmesini sürdürmeyi hedefliyoruz.” bilgisini verdi.

291 milyon lira net kâr elde etti

2019 yılında net kârlarını bir önceki yıla göre üç kat artırarak 455 milyon TL’ye çıkardıklarını anlatan Tezel, toplamda 5,6 milyar TL’lik ciroya ve 1,5 milyar TL’lik Faiz, Amortisman ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) elde ettiklerini söyledi.

2020 yılının ilk altı ayında ise konsolide net kârlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 artırdıklarına işaret eden Tezel, “291 milyon TL net kâr elde ettik. Aynı dönemde ciromuzu ise geçen yılın ilk altı aylık dönemine göre yüzde 50 artırarak 3,5 milyar TL seviyesine yükselttik.” dedi.

İlk yarıyılda elde ettiğimiz 709 milyon lira seviyesindeki FAVÖK’ün yüzde 80’ini döviz bazlı yurt dışı enerji santrallerinden elde ettiklerini kaydeden Tezel, “FAVÖK marjımız ise yüzde 20,4 seviyesinde gerçekleşti. Her geçen yıl mali açıdan güçlenerek borçluluğumuzu azaltmaya devam ediyoruz. Her biri ekonomik değer yaratan büyük yatırımlara imza attık. Yurt dışına açılmaya karar verdiğimiz 2015 yılında 860 milyon dolar seviyesinde olan borcumuzu bu yılın ilk yarısı itibarıyla 442 milyon dolara düşürdük. Bu doğrultuda sürdürülebilir kârlılığa odaklanarak borçluluğumuzu azaltmaya devam edeceğiz.” şeklinde konuştu.

Şu anda Afrika bölgesinde Gana’da 370 MW, Mali’de 40 MW ve Madagaskar’da 66 MW kurulu gücündeki santralleriyle yurt dışında aktif olarak faaliyet gösterdiklerini anlatan Tezel, “Şirketimiz ayrıca, 2018 yılında Madagaskar'da bulunan Elektrik Kurumu Jirama'ya ait 24 MW kurulu gücündeki santralin rehabilitasyon ve işletmesi amacıyla 5 yıllık döviz bazlı alım garantili satış anlaşmasına imza atarak, 2019 yılı Ocak ayı itibarıyla bu santralin de tam kapasiteye ulaşmasını sağladı” diye konuştu.

“Haziran ayında arz talep dengesi stabilize oldu”

COVID-19 salgınının enerjiden otomotive, perakendeden teknolojiye kadar birçok sektörü etkilediğinin altını çizen Tezel, şunları söyledi: “Salgın döneminin ilk aşaması olarak adlandırabileceğimiz Haziran ayına kadar olan dönemde sanayi sektörünün durması, üretilen enerjinin kullanılamamasını da beraberinde getirdi. Özellikle Mart ayı ortasından itibaren elektrik talebinde düşüş başladı, Nisan ayında ise en düşük seviyeye geldi. Mayıs ayı itibarıyla ise talep tarafında tekrar yukarı yönlü toparlanma başladı. Öte yandan, enerjinin temel bir ihtiyaç olduğu günümüzde gerek yurt içi gerekse yurt dışındaki santrallerimiz kesintisiz hizmet vermeye devam etti. Haziran ayı itibarıyla normalleşme adımlarının atılmasıyla birlikte arz talep dengesinin de stabilize olduğunu söyleyebiliriz.”