6 °C

Alman Knauf, Türkiye’ye güvenini sürdürüyor

Sürdürülebilir yalıtım ürünleri konusunda dünyanın öncü firmalarından olan Alman Knauf Insulation, Türkiye’deki şirketleri için sermaye artırımına gitti. 2020 yılı için mali yapısını güçlendiren Knauf Insulation, Eskişehir’deki sermayesini 150 milyondan, 250 milyona yükseltti.

Alman Knauf, Türkiye’ye güvenini sürdürüyor

Ayşe Kaytan UÇAK

Yalıtım sektörünün önde gelen markalarından Knauf Insulation’ın Eskişehir’de bulunan üretim tesisi, Japonya’dan Avustralya’ya, Yeni Zelanda’dan İsrail’e kadar birçok ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Knauf Insulation Türkiye Genel Müdürü Emre Gürcan, yüzde yüz Alman sermayeli olan Knauf Insulation’ın 2011 yılında Eskişehir için yatırım kararı aldığını, 2014 yılında ise 150 dönümlük arazi içerisinde oluşturulan 20 dönümlük fabrika alanı ve 15 dönüm depolama alanına sahip tesiste üretime başlandığını ifade etti.

Yıllık üretim kapasitesinin 45 bin ton olduğu tesiste, Japonya ve Avustralya’ya özel olmak üzere 3 ayrı hatta üretim yaptıklarını anlatan Gürcan, “Eskişehir’deki fabrikamızda mineral yün üretiyoruz. Üretimin yüzde 80’ni inşaat, geri kalan kısmını ise otomotiv, kazanlar, güneş kolektörleri ve mekanik borular oluşturuyor. İç mekânda ses, dış mekânda ise çatı ve dış giydirmeye yönelik ısı yalıtımı ürünler üretiyoruz. 200’den fazla ürün kodumuz var. Bugün büyük fırın üreticileri Vestel, Arçelik, Bosh gibi markalar bizim yalıtım ürünlerimizi tercih ediyor” dedi.

“Çevreye ve insan sağlığına duyarlıyız”

Knauf Insulation’in rakiplerinden farkının kendisine patentli Ecose teknolojisi ile üretim yapmasının olduğunu belirten Gürcan, “Ecose teknolojisinin özelliği içinde zararlı kimyasalları barındırmaması. Diğer rakiplerde fenofermal denilen bağlayıcı kimyasallar var. Biz patentli bir formül ile bunları tamamen üretimden çıkardık. Şuanda doğal bağlayıcılar kullanıyoruz. Dolayısıyla çevre ve insan sağlığına zararlı olmayan ürünler üretiyoruz. Rakipler de olmayan ‘Alman Ral Sertifikasyonu’ sahibiz. Bunun da özelliği insan sağlığına zararlı olmadığını belgeliyor. Bir de Eurofins Gold sertifikasyonumuz var. Bu da yine iç hava mekan kullanımında zararsız olduğunu belgeleyen bir sertifika” diye konuştu.

2019 yılında inşaat sektöründe yaşanan daralmanın kendi sektörlerini olumsuz yönde etkilediğini aktaran Gürcan, “2020 yılı için de iyimser bir tablo görmüyoruz. Çok büyük beklentilerimiz yok. İnşaat sektörü diğer sektörlerin çok gerisinde. Konut stoku çok fazla. 2020 yılına sermayemizi artırarak girdik. Mali yapımızı güçlendirdik. 150 milyon olan sermayemizi 250 milyona yükselttik” ifadelerini kullandı.

“Devlet yalıtımı teşvik etmeli”

Türkiye’de enerji verimliliğini sağlamak için toplumun bilinçlendirilmesi ve tüm sektörlerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyleyen Gürcan, şunları kaydetti:

“Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürcan, şunları kaydetti: “2018 yılının son çeyreğinden itibaren yalıtım sektörü olarak sert bir düşüş izlemekteyiz. Önceki yıllarda bile Avrupa’nın çok gerisinde olan yalıtım standartları ve kalitesi bu süre içerisinde birçok proje bütçesinin kısıtlanması neticesinde daha da geriledi. Aslında bu dönem en çok enerji tasarrufuna ihtiyaç duyulan dönem. Enerji maliyetlerinin arttığı bu ortamda, mevcut inşaatlardaki yalıtım değerlerinin ve kalitesinin arttırılması daha fazla önem arz ediyor. O nedenle biz üreticilere ve daha da önemlisi devlete ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düşüyor. Özellikle yalıtım ile ilgili yapılacak teşvikler hem bireysel ekonomiye hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır. Teşvik derken, yalıtıma uygulanan KDV’nin düşürülmesi veya sıfırlanması, avantajlı kredi faiz oranları, enerji tarifelerinde sübvansiyon gibi çözümler düşünülebilir. Ayrıca devlet destekli tanıtım kampanyaları veya kamu spotları da bilinçlendirme açısından çok faydalı olacaktır. Uzun yıllardır yalıtım mevzuatında bir değişiklik olmadı. Artık 2020’de bu konularda gelişmeler görmeyi arzu ediyoruz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap