BASF, tüm endüstrilere hammadde sunuyor

Uygulama laboratuvarlarını BASF İnovasyon Merkezi çatısında birleştirdiklerini söyleyen BASF Türkiye Genel Müdürü Rami Atikoğlu, “Global BASF’dan aldığımız bilgi birikimi ve Türkiye operasyonumuzun gücüyle üretimimize devam ederek, tüm pazarlarımıza tam zamanında hizmeti sürdürdük” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Alanının global devi BASF Türkiye, üretiminin yüzde 20’sini ihraç ediyor. Bu anlamda, global BASF’ıN dünya pazarlarındaki yaygın üretim gücü içerisinde ayrıcalıklı bir konumda bulunuyor. 2020 öngörülerini sektörün içinde bulunduğu durumdan hareketle geçen yıl seviyelerinde tuttuklarını belirten BASF Türkiye Genel Müdürü Rami Atikoğlu, “İhracatımızda öne çıkan ülkeler ise Romanya, Mısır, Gürcistan, Almanya ve Yunanistan olarak devam ediyor. Hedef pazarlarımız arasında ise Azerbaycan, Irak ve Özbekistan yer alıyor” dedi.

BASF olarak hemen hemen tüm endüstrilere hammadde sunduklarının altını çizen Atikoğlu, “Sokağa çıkma yasakları süresince, çalışma alanı zorunlu kimya sanayi işletmeleri kapsamında yer aldık. Özellikle, salgınla birlikte önemi artan gıda ile temizlik ve hijyen endüstrilerinin, portföyümüzde önemli yere sahip olmaları nedeniyle, durmaksızın üretimimize devam ettik” açıklamasında bulundu. Müşteri odaklı olduklarını ve önceliklerinin hammadde tedariği konusunda sorunsuz bir hizmet vermek olduğunu söyleyen Atikoğlu, “Bu konuda son derece başarılı olarak sınavı geçtik. Tüm senaryoları göz önüne alarak çalışmalarımıza devam ediyoruz” şeklinde konuştu.

Uygulama laboratuvarlarını, BASF İnovasyon Merkezi’nde birleştirdi

BASF Türkiye olarak bu süreçte, hem iç hem de dış paydaşlarla işbirlikleri kurduklarını bildiren Atikoğlu, “Global BASF’DEN aldığımız bilgi birikimi ve Türkiye operasyonumuzun gücüyle üretimimize devam ederek, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarımıza tam zamanında hizmeti sürdürdük. Yeni süreçte de bu planlamayı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Kuruldukları günden bu yana inovasyona büyük önem verdiklerinin altını çizen Atikoğlu, “Türkiye’de de birçok endüstriyel sektöre kimyasal ürün ve çözüm sağlıyoruz. Bu yıl bünyemizde yer alan uygulama laboratuvarlarını, yenilerinin de eklenmesiyle BASF İnovasyon Merkezi çatısında birleştirdik” şeklinde konuştu. İnovasyon Merkezi çatısı altında Beslenme, Tarım Çözümleri, Evsel Bakım ve Endüstriyel Temizlik, Kişisel Bakım ve Hijyen, Boya, Mühendislik Plastikleri ve Poliüretan, Otomotiv Tamir Boyaları alanında yeni çözümler ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik çalışmaların gerçekleştiğini aktaran Atikoğlu, “Ayrıca üniversiteler, akademisyenler ve öğrenciler ile birlikte üniversite-sanayi işbirliklerine katkı sağlamayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.

“TL’nin değerinde düşüş yaşanması ihracatın ithalatı karşılama değerlerine olumsuz yansır”

Kimya sektörünün pandemi sürecinde tüm dünyada küçülme yaşadığını dile getiren Atikoğlu, “Ancak, bu dönemde, hem Türkiye’de hem de dünyada medikal, hijyen, temizlik ve ambalaj ürünlerine artan talep, kimya sektörünün diğer ürün gruplarında yaşadığı kaybı kısmen telafi ettiğini söyleyebiliriz” açıklamasında bulundu.

2020’nin ilk yarısına yönelik olarak gelen rakamlara göre, ihracatın yıllık bazda yüzde 10’luk bir büyüme yaşadığını belirten Atikoğlu, “Mevcut durum göz önünde bulundurulduğunda, bu oldukça değerli bir seviye. Ancak, normalleşmenin sürmesi bu noktada önemli bir kriter. Eğer pandemide 2. dalga görülür ve yeniden kısıtlamalar hayata geçirilirse, büyüme rakamlarında yeniden bir revizyon gerekebilir” diye konuştu. Bu noktada TL’nin dolar ve euro karşısındaki değerinin önemine değinen Atikoğlu şöyle devam etti: “TL’nin değerinde yaşanan düşüş ihracat rakamlarına olumlu yansısa da aynı zamanda ithalat yoğun bir sektör olması, kimya sektöründe ihracatın ithalatı karşılama değerlerinde makasın açılması anlamına gelecektir.”