18 °C

Bozankaya, ilk yerli metroyu 2020'de test edecek

Şehir içi toplu taşıma çözümleri kapsamında enerji tasarruflu gürültüsüz araçlar üreten Bozankaya, Ankara’daki yeni üretim merkezinde raylı ve elektrikli araçlar üretmeye başladı.

Bozankaya, ilk yerli metroyu 2020'de test edecek

Almanya’da Ar-Ge şirketi olarak kurulan Bozankaya, Türkiye’nin ilk yerli yüzde 100 elektrikli otobüsünü üretmesinin ardından yine ilk yerli metro trenlerinin tasarımı ve geliştirilmesi çalışmalarını sürdürüyor.

Türkiye’ye 2003 yılında adım attıklarını belirten Bozankaya Yönetim Kurulu Başkanı Aytunç Günay, yıllar içinde edindikleri birikimlerin üzerine gerçekleştirdikleri yatırımlarla güçlü bir marka haline geldiklerini söyledi.

Bozankaya olarak, 20 kişiyle başladıkları faaliyetlerini bugün itibarıyla 100’ü Ar-Ge mühendisi olmak üzere bin civarında çalışanla sürdürdüklerini bildiren Aytunç Günay, “Sincan 1. OSB’de 100 bin metrekare alana kurulu yeni üretim merkezimiz, metro ve tramvay gibi raylı sistem araçları ile elektrikli otobüs ve trambüs gibi elektrikli ticari araçların üretimi için tasarlandı ve faaliyete geçti. Bu tesislerde üretilen yerli tasarım araçlar halen ülkemizde, Avrupa’da ve Asya’da yolcularına sorunsuz bir şekilde hizmet veriyor” dedi.

İlk yerli yüzde 100 elektrikli otobüsü üreten firma olarak, Türkiye’de bugüne kadar açılan sekiz elektrikli otobüs ihalesinin tamamını kazandıklarını anlatan Günay, “Raylı sistemler sektörünün gelişimine önemli katkılar sağlıyoruz. Türkiye’de ilk kez yüzde 100 alçak tabanlı tramvay bojisi tasarlayıp üreterek, bunu Kayseri Tramvay projesiyle ticarileştirdik” diye konuştu.

Günay, 2018 Haziran ayından itibaren Siemens ortaklığıyla Ankara’da ürettikleri metro trenlerini Tayland’ın başkenti Bangkok’a göndermeye başlayarak, Türkiye’nin ilk raylı sistem ihracatını da gerçekleştirdiklerini aktardı.

“Üretim merkezine 50 milyon euro yatırım yaptık”

İlk yerli metro treninin tasarımı ve geliştirilmesi üzerine çalıştıklarının altını çizen Aytunç Günay, 2020 yılının ikinci yarısında bu metro treninin teste ve devreye almaya hazır olacağını aktardı. Gerçekleştirmeyi öngördükleri projeler için Türkiye’nin en büyük ve en modern raylı ulaşım sistemleri üretim merkezine 50 milyon eurodan fazla yatırım yaptıkları bilgisini veren Günay, yurttaki en büyük boyahaneyi de yakında devreye alacaklarını söyledi.

2018 yılında dört farklı ülkede 12 şehre araç teslimatı gerçekleştirdiklerini dile getiren Günay, “Türkiye’de Manisa, Elazığ ve Kayseri’ye, Avrupa’da Lüksemburg’a ve Almanya’da yedi şehre elektrikli otobüslerini teslim ettik. Bangkok’a metro teslimatlarına başladık. Şanlıurfa Trambüs projemiz de devam ediyor” ifadelerini kaydetti.

Avrupa’da elektrikli ticari araçlar sektöründe belli pazar payları bulunduğunu ifade eden Aytunç Günay, burada raylı sistem araçlarıyla var olmak istediklerini söyledi ve Doğu Asya pazarında da Bozankaya marka bilinirliğini artırmak için çalıştıklarına değindi. Günay, halihazırda devam eden yerli metro ile sürücüsüz ve yüzde 100 elektrikli toplu ulaşım aracı projelerinin TÜBİTAK tarafından onaylandığını aktardı.

“Pazar çeşitlendirme çalışmalarına hız verdik”

Yaşanan ekonomik dalgalanmalar sonrası pazar çeşitlendirme çalışmalarına hız verdiklerini ifade eden Aytunç Günay, şunları söyledi: “Her pazar için en uygun penetrasyon metotlarını belirledik ve dört kıtada elektrikli araç ve raylı sistem sektörlerine yönelik girişimlerimiz var. Özellikle Doğu Avrupa ve Güneydoğu Asya’da kayda değer iş geliştirme faaliyetlerimiz mevcut. Romanya ve Polonya’da AB hibe destekleriyle birlikte birçok şehir raylı sistem araçlarını yenileme ve elektrikli otobüslere geçiş yapma hedefinde.”

Malezya’da ülkeler arası iyi ekonomik ve kültürel ilişkiler sonucunda ortaya çıkan yakınlaşma kaynaklı iş geliştirme fırsatlarından bahseden Günay, “Devlet kurumları bu gibi konularda bizlere destek oluyor ve bu da bizi çok daha motive edip, uluslararası rakiplerimize karşı kuvvetli kılıyor” şeklinde konuştu.

Raylı sistemler sektörüne yönelik değerlendirmelerde de bulunan Aytunç Günay; sektöre girişin zor, oyuncu sayısının oldukça az olduğunu, ancak sektörün katma değerinin oldukça yüksek olduğunu anlattı.

Yüksek teknolojiye muhtaç olan raylı sistemlerin, son derece sıkı bir sektör olduğunu dile getiren Günay, “Geçmişte başardığımız işler gösteriyor ki bizim bu konularda yabancı rakiplerimizden geri kalır yanımız yok. İnanıyoruz ki bu bahsettiğimiz bölgelere raylı sistemler sektöründe başarılı olarak Türk malı algısını iyi bir şekilde iletebilirsek, gelecek dönemde Türkiye ve bölge arasındaki ticaret hacmi önemli ölçüde büyüyecek” ifadelerini kullandı.