19 °C

Büyük Özaslanlar Un, sürdürülebilirliğe yönelik çalışıyor

Sektörel bazda sürdürülebilirliğe yönelik üretim yapan Büyük Özaslanlar Un Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Selim Aslan, “Tarım ve gıdada yaşanan problemlerin arttığı bugünlerde hem kendi firmamız hem de sektörel bazda ayakta kalabilmek için sürdürülebilirliğe odaklandık” dedi.

Büyük Özaslanlar Un, sürdürülebilirliğe yönelik çalışıyor

Karbaşak markasıyla un üretimi gerçekleştiren Büyük Özaslanlar Un, sertifikalı tohum üretimi ve sözleşmeli tarım modeliyle ihtiyaç duyulan kaliteli buğdayı yaygınlaştırıyor. Büyük Özaslanlar Un Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Selim Aslan, “Tarım ve gıdada yaşanan problemlerin arttığı bugünlerde hem kendi firmamız hem de sektörel bazda ayakta kalabilmek için sürdürülebilirliğe yönelik çalışmaları odağımızda tutuyoruz” dedi.

Firma olarak asıl işlerinin buğday ve entegre un üretimi olduğunu belirten Yavuz Selim Aslan, birlikte çalıştıkları UKAB Toprak Mahsulleri firmasıyla bir yandan da sertifikalı tohum üretmeye ve bölgedeki çiftçileri bilinçlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

10 bin metrekare alanda ortalama 4 bin ton buğday ürettiklerini ve fabrikalarında aylık ortalama 3 bin ton un üretimi gerçekleştirdiklerini aktaran Aslan, “Buğdaylarımızın yanı sıra bölgemizdeki üreticilerden de buğday temin ediyoruz, ancak büyük çoğunluğu ithal yollarla karşılamak zorunda kalıyoruz. Un üretiminde kullanılan buğdayın üst kalite olması gerekiyor ve maalesef iç pazarda aradığımız kaliteyi her zaman bulamıyoruz” diye konuştu.

Büyük Özaslanlar olarak 1997 yılında kurulduklarını hatırlatan Aslan, “Üretimimizi ağırlıklı olarak dış pazarda değerlendiriyoruz. Batı Afrika ve Ortadoğu pazarı ile çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

“Ayda 1.5 milyon dolarlık un ihracatı yapıyoruz”

Tohum ıslah projeleri ve Ar-Ge çalışmalarına önem verdiklerini kaydeden Yavuz Selim Aslan, un sektörünün ayakta kalması için bölgesel bazda kurdukları birlikteliklerle hareket ettiklerini ve ihracat odaklı çalıştıklarını aktardı.

Aslan, “Altı un üreticisi birleştik ve 2015 yılında Nissa Un ve Gıda firmasını kurduk. Sektörde tecrübesi olan bir dış ticaret ekibi oluşturduk. Bugün itibarıyla Nissa ile ayda ortalama 1.5 milyon dolarlık un ihracatı yapıyoruz. Büyük üreticilerle mücadele ediyoruz. İşimiz zor, fakat kendimizi sürekli yeniliyoruz” ifadelerini kaydetti.

Devletin ihracatçı firmalara verdiği teşvikten memnun olduklarını, ancak uzun vadede sektörün daha sağlıklı ilerleyebilmesi için yerli ve küçük üreticinin devlet tarafından desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz Selim Aslan, kaliteli buğday üretimi için tohum çalışması ve çiftçi eğitimlerinin de devlet desteği ile yapılması gerektiğini, kendi bölgelerinin bir an önce sulu tarıma geçmesi gerektiğini söyledi.

Sektörle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Aslan, “Devletin verdiği izin belgeleri sayesinde ihtiyacımız olan kaliteli buğdayı vergi ödemeden yurtdışından alabiliyoruz. Ancak bu sağlıklı ve sürdürülebilir bir yöntem değil. Önemli olan iç pazarda yerli ve küçük çiftçinin kazanması. Biz Büyük Özaslanlar Un ve Nissa olarak yerli ve kaliteli üretimi desteklemek, çiftçilere eğitim vermek noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak asıl çözüme devlet desteği ve planlı bir çalışma ile ulaşabiliriz” görüşlerini kaydetti.

Türkiye’de üretilen buğdayın kalitesinde sorun olduğunu, un sanayicisinin bu yüzden ihtiyacını ithalat ile karşıladığını ifade eden Aslan, “Türkiye’de buğday üretiminde kalite standartları sadece Konya’da oturmuş durumda, ancak bu da yeterli değil” şeklinde konuştu.