Çevre ve teknolojiye 90 milyon Euro yatırım

Bursa Çimento, mevcut fabrikasında çevre ve teknolojiye yönelik 90 milyon Euro’luk yatırım için düğmeye bastı. 2022’nin son çeyreğinde tamamlanması planlanan yatırımla tesiste kalorifik tüketim düşerken enerji tüketimi de azalacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT
BURSA - Türkiye’nin halka açık ilk şirketlerinden olan Bursa Çimento, fabrikasında 90 milyon Euro’luk çevre ve teknoloji yatırımı yapacak. Bölgenin kalkınmasına ve çevrenin korunmasına azami hassasiyet gösterdiğine dikkat çeken Bursa Çimento Genel Müdürü Osman Nemli, 90 milyon Euro’luk yatırımın çevre ve teknoloji alanında iki temel noktası olduğunu anlattı. Nemli, “Yatırım kararı aldığımızda karbon konusu bu kadar gündemde değildi. Ama yatırımımızın yüzde 40’ı tamamen çevreye yönelik hamleleri içeriyor. Şehre çok yakınız, çok yakınımızda konut alanları var. Dolayısıyla onlarla barışık yaşamanın bir bedeli olduğunun ve bunu da ödememiz gerektiğinin bilincindeyiz. Bu kapsamda kapalı stok alanlarını artırıyoruz, araç nakliyesini minimize ediyoruz. Yolları beton zemine döndürüyoruz. Yatırımın yüzde 60’lık kısmı da teknoloji ve verimliliğe yönelik. 2022’nin son çeyreğinde devreye alacağız. Anlaşmalarımızı yaptık. Yatırımcılarımız da sermaye artışı ile yatırımı desteklemeyi tercih ettiler” dedi.

Üst düzey teknoloji kullanılacak

Türkiye’deki çimento fabrikaları arasında en üst düzey teknolojiyi kullanan tek fabrika olacaklarına vurgu yapan Osman Nemli, ayrıca tesisin klinker içindeki alkali ve klor dengesinin sağlandığı by-pass sistemi, alternatif yakıtlara yönelik yüksek oranda yakma gücü ve düşük emisyon gibi üç teknolojinin aynı anda bulunduğu tek yatırım olacaklarını söyledi. “Türkiye’deki tek, Avrupa’da da sayılı projelerden biriyiz” diyen Osman Nemli, mevcut alanda yapılacak yatırımın kapasite artışını içermediğini duyurdu. Nemli, “Maliyet yapımızda enerjiye, enerjide de ikincil yakıtlara odaklandık. Ayrıca kalker, kil, alçı gibi standart hammaddelerimizin yanı sıra kullanabileceğimiz diğer alternatif hammaddeleri de araştırarak kullanım oranlarını artırıyoruz. Bu yatırımla birlikte kalorifik tüketim düşecek, enerji tüketimi azalacak. Çok daha hassas ayarlamalar yapma imkanımız doğacak. Bu homojenlik maliyetlerimize etki edecek ve daha fazla alternatif hammadde ile ocağımızı daha verimli kullanmamızı sağlayacak. Karbon emisyonları ile ilgili de önemli çıktılar alabileceğiz. Biyokütleleri sıfır emisyonla yüksek oranlarda yakabilecek durumda olacağız” diye konuştu. Nemli, 2013 yılından bu yana fabrika döner fırının bacasından atılan ısıdan elektrik enerjisi elde ettiklerini de hatırlatarak bu enerji ile tesisin ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşıladıklarını ifade etti.

“Verimsiz fabrikalar gelecekte rekabette zorlanacak”

Avrupa Birliği 2050 yılı itibariyle karbon-nötr bir kıta olmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda 2019’da açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı ile sanayiden finansmana, ulaştırmadan enerji ve tarıma uzanan bir dizi alanda değişiklikler planlanıyor. Dönüşüm ve ilave sera gazı azaltım hedeflerinin Avrupa sanayisi üzerinde yaratacağı maliyet karşısında Avrupa’nın rekabetçiliğinin korunabilmesi ve üretimin, emisyon azaltım hedefi AB’den az olan ülkelere kaymasının önlenmesi için de “Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması”nın hayata geçirilmesi gündemde. Demir çelik, cam ve çimento sektörlerini derinden etkilemesi beklenen bu süreç neticesinde verimsiz ve kötü fabrikaların gelecekte rekabette çok zorlanacağına dikkat çeken Genel Müdür Osman Nemli, Bursa Çimento olarak tüm bu konuların gündeme gelmesinden önce yatırım kararı aldıklarını hatırlattı.

“Düzenleme yapılması şart”

Türkiye’nin klinker başına karbon emisyonunun ortalama 850 kilogram civarında, AB’nin ortalamasının ise 800 kilogramın altında olduğuna işaret eden Nemli, “Bunun nedeni teknoloji değil. Teknoloji olarak biz AB’den daha ilerideyiz. Ana fark şu, bizim alternatif yakıt kullanım oranımız yüzde 6 iken AB’nin yüzde 44. Özellikle bunun içindeki biyokütle kısmı çok önemli, çünkü biyokütle ‘0’ emisyon sayılıyor. Biz de bu oranı artırmaya çalışıyoruz. Ancak yasal düzenlemeler biyokütleden elektrik üretimine destek verirken, karbon emisyonları açısında faydası daha büyük olan çimento fabrikalarında yakma konusuna destek vermiyor. Bu noktada bir düzenleme yapılması gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.