25 °C

DHL, yeni havalimanındaki özel deposu ile daha hızlı servis verecek

Türkiye’ye stratejik tesis yatırımları yapan Deutsche Post DHL Group (DPDHL), İstanbul’da yeni havalimanındaki DHL Global Forwarding’e (DGF) ait özel depo ile ihracat ve ithalat hava kargoları için daha hızlı ve yalın hizmetler sunmayı hedefliyor.

DHL, yeni havalimanındaki özel deposu ile daha hızlı servis verecek

Hasan KUŞ

Deutsche Post DHL Grubu’nun (DPDHL Group) grup şirketleri olan DHL Express, DHL Supply Chain, DHL Freight ve DHL Global Forwarding firmalarının Türkiye'de önemli faaliyetler gösterdiğini anlatan DHL Global Forwarding Türkiye Genel Müdürü Ingo Alexander Rahn, bu yapı ile ekspres kurye taşımacılığı, depolama, dağıtım hizmetleri, karayolu, demiryolu, hava ve denizyolu taşımacılığı hizmetleriyle birlikte tüm sektörlere yönelik gümrükleme hizmetiyle geniş bir yelpazede lojistik çözümleri sunduklarını ifade etti.

Türkiye’nin Deutsche Post DHL Group için cazip ve önemli bir ülke olmaya devam edeceğini dile getiren Rahn, sadece DGF’nin ülkedeki 14 farklı lokasyonda sayısı 500’ü aşan forwarding uzmanına sahip olduğunu kaydetti. Bununla beraber diğer grup şirketleri ile birlikte DPDHL’nin Türkiye’deki genel varlığının çok daha büyük olduğunu kaydeden Rahn, “Uzun vadeli yatırımlarımız ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel olarak hazırlanan inovatif uluslararası lojistik çözümlerimiz ile Türkiye’de de hizmet kalitemizi artırmaya devam ediyoruz. DPDHL Grubu'nun yeni havalimanında altyapı kurulumu da dahil olmak üzere Türkiye'de yaptığı son yatırımları göz önüne aldığımızda ve gelişen sektörle birlikte e-ticaret işimizi büyütmeyi planladığımızda bu açıkça ortaya çıkıyor” dedi.

“Özellikle otomotiv, tekstil, tüketim, teknoloji ve ilaç sanayii hedefleniyor”

Ingo Alexander Rahn, DGF’nin ayrıca yeni havalimanında özel bir depolama tesisine sahip tek global forwarder olarak yeni havaalimanına yatırım yaptığını ve müşterilerine daha hızlı servis verme imkanı sağladığını ifade etti. Müşterileri için özellikle hava ve denizyolu taşımacılığında global DHL ağı avantajının yanı sıra ayrıca dış pazara açılmalarına destek vermek adına da uzmanlık sunduklarını vurgulayan Rahn, ticari veya kültürel olarak iş süreçlerini yönetmenin yanında lokal uzmanlığa sahip doğru yetenekleri bir araya getirmek için de yatırım yapmaya devam edeceklerini söyledi. Lojistiğin ticaretin ana unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Ingo Alexander Rahn, “Bu nedenle DHL, her zaman büyüme ve dış ticaret için gerekli bağlantıları oluşturmaya hazır. Böylece gelişen işletmeler, endüstriler ve ekonomiler için doğru zemini oluşturuyoruz. Türkiye’de tüm sektörlere hizmet sağlarken; özellikle otomotiv, tekstil, tüketim, teknoloji ve ilaç sanayi gibi önemli sektörlere odaklanıyoruz” açıklamasını yaptı.

“E-ticaret gibi lojistikteki mega trendlere odaklanıyoruz”

Hedeflenen yatırımları ve stratejik girişimleri ile e-ticaret gibi lojistikteki mega trendlere odaklandıklarını kaydeden Ingo Alexander Rahn, uzun yıllara dayanan uzmanlığı ve geniş global ağının da desteğiyle, müşterilerine en iyi lojistik çözümleri sunmaya devam edeceklerinin altını çizdi. E-ticaretin DGF için önemine dikkat çeken Rahn, “B2B ve B2C sektörler için talebi gözlemlerken, aynı zamanda D2A (Adresten havalimanına teslim) ve A2A (havalimanından havalimanına teslim) olan talepleri de gözlemleyerek, e-ticaretin global hava kargo taşımacılığı içinde büyüdüğünü görüyoruz” şeklinde konuştu.

2015 yılında DHL'in başlattığı demiryolu servisinden de bahseden Ingo Alexander Rahn, şöyle devam etti: “2015 yılında demiryolu çözümünü sunduğumuzdan bu yana, bu özel çözümümüze olan talebin ve ilginin istikrarlı olarak arttığına şahit oluyoruz. Başlangıçta Çin-Türkiye rotasındaydı, devamında Avrupa’ya bağlantı olarak gelişti. Demiryolu servisimiz için büyüme potansiyeli yukarı doğru seyrediyor ve özellikle Türkiye - Avrupa hattı için müşterilerimizden gelen talepler artmaya devam ediyor."

En önemli ticaret ortakları arasında ise Almanya, ABD, İtalya, Fransa, İngiltere ve Çin’in önde geldiğini bildiren Rahn, müşterilerinin sevkiyatlarının çoğunluğunun bu ülkeler ile ihracat ve ithalat olarak gerçekleştiğini ve aynı eğilimin 2019 yılı için de devam edeceğini öngördüklerini söyledi.

“YENİ HAVALİMANI İLE TÜRKİYE, BÖLGESEL BİR LOJİSTİK MERKEZ OLARAK KONUMUNU GÜÇLENDİRİYOR”

Türkiye'nin lojistik üs olma hedefi kapsamında İstanbul Havalimanı’nı değerlendiren Ingo Alexander Rahn şunları söyledi:"Modern altyapı sunmak kesinlikle ileriye yönelik büyük bir adım. Yeni havalimanı ile Türkiye, geleceğe önemli bir yatırım yapıyor ve bölgesel bir lojistik merkez olarak konumunu güçlendiriyor. İstanbul'daki yeni havaalanı; ticari fırsatlardan yararlanmak adına iyi bir konuma sahip ve önemli hava rotalarının bağlantı noktasında bulunuyor” ifadesini kullandı. Rahn, Türkiye'nin geliştirmeye devam edebileceği bir diğer noktanın ise iş süreçlerini daha da kolaylaştırmak ve gümrüklü alanlarda gümrük düzenlemelerini basitleştirmek olacağını belirterek, “Düşünülmesi gereken olası fırsatlardan biri, yeni havalimanına yakın serbest bölgede özel bir lojistik köy kurarak, gümrük işlemlerini daha da kolaylaştırmak olabilir.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap