Doruk Un, beş yılda 1,1 milyar TL yatırımla yüzde 400 büyüme hedefliyor

Türkiye’nin önde gelen un üreticisi ve ihracatçılarından Doruk Un, 5 yıl içinde 1,1 milyar TL yatırım hedefliyor. Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürsel Erbap, planladıkları yatırımlarla yüzde 400’ün üzerinde büyüme öngördüklerini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Mehmet Hanifi GÜLEL / TEKİRDAĞ

Türkiye’de önemli buğday unu üreticisi ve ihracatçısı olan Doruk Un, yeni dönemde başta perakende olmak üzere tarım ve tohumculuk, noodle, makarna, yem ve yem hammaddeleri alanında 1,1 milyar TL yatırım yapmayı hedefliyor.

Söz konusu yatırımları 5 yıllık projeksiyonda gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydeden Doruk Un Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Gürsel Erbap, un ve unlu mamüllerde yüzde 200 üzerinde, diğer yatırım ve iş kollarıyla birlikte ise yüzde 400’ün üzerinde büyüme öngördüklerini ifade etti. Erbap, ek olarak kendi enerji ihtiyacını karşılamaya yönelik RES ve GES yatırımı planladıklarını duyurdu.

Buğday ve buğday bazlı ürünler alanında en büyük üç markadan biri olduklarını ileri süren Erbap, 20 bin metrekarelik ileri teknolojik tesiste yıllık 438 bin ton buğday kırma, 350 bin ton un üretim ve 60 bin ton buğday kapasitelerinin bulunduğunu aktardı. Satış ve dağıtım ağlarının her geçen yıl genişlediğini anlatan Erbap, Afrika, Asya, Güney Amerika ve Ortadoğu’da 41 ülkeye ihracat yaptıklarını bildirdi. 2021 yılında 1,8 milyar TL ciroya ulaştıklarını ve İSO 500’de net satışlarda 316’ncı sırada yer aldıklarını açıklayan Erbap, “Yeni yatırımları ile birlikte ciromuzu 5 yılda 7,25 milyar TL’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Diğer yandan dünyada enerji fiyatlarının geldiği nokta sonrasında enerjinin büyük bir gider kalemi olmasından yola çıkarak kuracağımız güneş enerjisi tesisiyle kendi tüketimimizi karşılayacağız ve maliyetlerimizi minimize edeceğiz” dedi.

Üretimin yüzde 60’ı ihracata kanalize ediliyor

İhracatta en büyük başarılarının Ar-Ge ekibiyle son kullanıcının taleplerine yönelik ürün üretmek olduğunu belirten Erbap, her ülkenin kendi tüketim alışkanlıklarına ve ekmek çeşitlerine göre buğdayı seçiyor, öğütüyor ve yarattıkları teknolojiyle yerelleştirdiklerini söyledi. Üretimlerinin yüzde 60’ını ihracata kanalize ettiklerini vurgulayan Erbap, yine ihracatta 7 ayrı marka ve müşterilerine özel üretim yaptıklarına dikkat çekti.

Türkiye’de bu yıl yaklaşık 19 milyon ton buğday hasadı gerçekleştiğini dile getiren Erbap, Türkiye’nin buğdayda kendi kendine yettiğini belirterek, “TMO’nun desteklerinin devam etmesi, doğru tarım politikaları, tarım arazilerinin toplulaştırma yaparak ekilmeyen alanların ekilmesi ve teknolojiyi entegre ederek mevcut üretimini yüzde 60 oranında artırabilir. Bu yıl ise 19,8 milyon ton buğday üretimi tahmin edilirken 2025’te bu rakamın 22 milyon tonu aşması bekleniyor. Böylece ithal etmeden, ihracat potansiyeline kavuşarak katma değerli bir ekonomi yaratmak mümkün” şeklinde konuştu.

Panpan markası ile raflara girecek

Un sektörünün kur artışları, iklimsel etkiler, pandemi ve pandeminin getirmiş olduğu ekonomik belirsizlikler nedeniyle zor günler geçirdiğini belirten Gürsel Erbap, ciddi küresel fiyat dengesizliklerin yaşandığını ve yaşanmaya devam ettiğini bildirdi. “Kısa dönem hedefimiz tedarik zincirimizi destekleyecek üretim ve lojistik yatırımları yaparak sektördeki gücümüzü daha da derinleştirmek” diyen Erbap, “Buna ek olarak doğru pazar, doğru ürün ve talep doğrultusunda farklı kategorilerdeki un gereksinimlerini yönetmeye dair planlarımızı hayata geçiriyoruz. Panpan markası ile perakende un pazarına girmeye hazırlanıyor. Perakende tarafındaki gücümüz Panpan bu planın önemli bir parçası olacak. Böylece perakendede evsel kullanımdan fırın ve restoranlara, otellerden baklava ve hamurculara kadar kullanım amacına göre özel ürünler geliştireceğiz” dedi.

“Tahıl Koridoru ile Türk unu varlığını artıracak”

Marmara Bölgesi’nin ve Trakya topraklarının buğday hasadı için büyüklüğünün yanı sıra verimliliğine dikkat çeken Gürsel Erbap, buğday hasadının yaklaşık 3 milyon 120 bin tonluk kısmının Marmara Bölgesi’nden elde edildiğini ve Tekirdağ, limanlara olan yakınlığı ile de kendilerine lojistik avantaj sağladığını kaydetti. Türkiye’de Irak ve Suriye haricinde gerçekleşen toplam un ihracatının yüzde 13’ünü kendilerinin yaptığını açıklayan Erbap, “Sadece sınır ihracatı yapıyor olmak Türkiye için gelecek süreçte ciddi bir risk taşıyor, bu sebeple biz farklı pazarlara yöneldik. Yine ‘Tahıl Koridoru Anlaşması’ ile Türk ununun ihracat pazarlarında varlığını daha da artıracak” diye konuştu.