18 °C

Dünyanın en verimli rüzgar türbini Türkiye'de üretiliyor

Halbes Enerji, dünyanın en verimli rüzgar türbini Türkiye’de yüzde 90 yerlilikle üretiyor.

Dünyanın en verimli rüzgar türbini Türkiye'de üretiliyor

Yeşim ARDIÇ
ANKARA-Küçük ve verimli rüzgar türbini üretiminde, ABD’nin dışında Türkiye’yi ikinci üretici ülke konumuna getiren Halbes Enerji, yüzde 78 olan yerlilik oranını yeni teknolojiyle yüzde 90’ın üzerine taşıdı.

En küçük rüzgarda bile elektrik üretme yeteneğine sahip türbinlerin Türkiye için büyük avantaj sunduğunu belirten Halbes Enerji Genel Müdürü Haluk Deda, herkesin kendi enerji ihtiyacını kendisi üretmesi için küçük ve orta ölçekli türbinler geliştirdiklerini bildirdi.

Dünya genelinde kanat teknolojisi ileri düzeyde olmadığı için rantabl enerji üretilememesine rağmen, Halbes’in geliştirdiği teknolojiyle bu handikapı ortadan kaldırdığının altını çizen Deda, “Bizim türbinlerdeki en büyük avantaj dünyada hiçbir rüzgar türbininde olmayan çift kanat teknolojisine sahip” dedi.

Bu patentli teknolojinin Türkiye ve ABD dışında başka bir ülkede olmadığının altını çizen Deda, yüzde 78.2 olan yerlilik oranını yüzde 90’ın üstüne taşıdıklarını belirtti.

Yerlilik oranının kanat yanı sıra içindeki motoru da kapsadığına değinen Haluk Deda, teknolojilerinin TÜBİTAK tarafından da onaylandığı bilgisini verdi.

Türbinlerde üretilen enerjinin hiçbir şebekeye bağlanmadan veya şebekeye bağlı olarak kullanılabilme avantajından bahseden Deda, “İçerisinde çok özel bir bilgisayar yazılımı var. Bir eve bir fabrikaya bunu bağladığınız zaman sistem ilk önce rüzgar türbinin ürettiği elektriği kullanıyor, yetmezse devletten alıyor. Türbinin ürettiği her kw enerjiyi kullanma avantajı var” dedi.

Haluk Deda, diğer türbinlerde istenildiği zaman devletten elektrik alma esnekliği bulunmadığını ifade etti.

Yine dünyada olmayan bir teknolojiyle aynı türbinde güneş enerjisinden de yararlanılabildiğini dile getiren Haluk Deda, “Biz istersek hem güneş panellerini, hem rüzgar panellerini aynı hatta elektrik olarak verebiliyoruz. Bu çok zor teknoloji. Bizdeki teknoloji sayesinde sanki güneşten üretiliyormuş gibi çok net çok temiz elektrik üretiyor. Bir yerde rüzgar azsa güneşi de kullanabilirsiniz. Ya da güneş enerjiniz yetmiyorsa yanına bizim türbini koyabilirsiniz” diye konuştu.

Fiyatlar giderek ucuzluyor

Sektörde fiyatın da giderek gerilediğinin altını çizen Haluk Deda, “Daha evvelden elektrik üreten bir alternatör fiyatı 20 bin lira civarındayken, şimdi 2-3 bin liraya kadar düştü. Üstelik yüzde 100 Türk malı. Bildiğiniz standart bir motoru elektrik üretebilir hale getiriyoruz. Fiyatlarımız düştüğü için dünya ile rekabet edebilir hale geldik. Şu anda bizim türbinlerin fiyatı Çin’den türbinlerden bile ucuz, üstelik daha ileri teknoloji içeriyor” diye konuştu. Üretilen enerjinin fazlasını devlete satma avantajından bahseden Deda, mevcut fabrikayı rüzgar türbinleri için Ar-Ge merkezi haline getirdiklerini bildirdi.

Ürünlerin konutlar yanı sıra bir çok alanda kullanma özelliği bulunduğunu dile getiren Haluk Deda, üzerine yerleştirilebilen termal kameralar sayesinde özellikle askeri amaçlı tesislerde de kullanılabildiğini söyledi.

Uyduyla da bağlantı özelliği bulunan türbinlerin, sınırlarda ve kontrol edilmesi güç kıyı şeritlerinde kullanılabileceğini anlatan Deda, orman alanlarının kontrolünde de önemli işlevleri olduğunu ifade etti.

Sistemin orman kontrolünde de kullanılabileceğini belirten Deda, “Dağın tepesinde bir yerde bir enerji üreten bir yapı var, üzerinde bir kamera var, kameralar uyduya bağlı siz bütün ormanlık alanları kontrol altında tutabilirsiniz” dedi.

“Tüm karayolları aydınlatılabilir”

Üzerine ampul koyularak tüm karayollarının da bu türbinler sayesinde aydınlatılabileceğini söyleyen Haluk Deda, bunun için ekstra bir enerji kaynağına ihtiyaç olmadığını dile getirdi.

Çatı üzerine konulacak türbinlerle evlerin tüm enerji ihtiyacının karşılanabileceğine vurgu yapan Deda, amaçlarının GES ve RES’lerin Türkiye’nin tamamında kullanılması olduğunu söyledi.

Ürünlere yönelik ciddi ihracatları bulunduğunu da dile getiren Deda, özellikle Afrika ülkelerinden yoğun talep geldiğini, genel altyapısı bulunmayan bölgelerde enerji ihtiyacının bu yolla karşılandığını, sulama için de türbinlere talep olduğunu anlattı.