Hero Baby 3'üncü fabrikayı açıyor

Global bebek maması üreticisi Hero, Ankara’da fabrika yatırımı için harekete geçti. Hero Baby Türkiye Genel Müdürü Ali Bozer, “İki ay sonra Almanya’dan yeni bir üretim hattını Türkiye’ye getiriyoruz. Türkiye’de 3’üncü fabrikamızı kurmuş olacağız” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Didem ERYAR ÜNLÜ

1886 yılında iki İsviçreli iş insanı tarafından kurulan Hero AG, o dönemde oldukça yenilikçi bir alan olan konserve gıda kategorisinde faaliyet göstererek, temel motivasyonunu “gıdayı korumak” olarak tanımlıyor. Farklı coğrafyalarda büyüyen şirketi bundan 20 yıl önce, gıda sektörünün önemli isimlerinden Dr. Oetker’in kuzeni Alman iş insanı Dr. Adend Oetker satın alıyor. 2002 yılında Ülker ortaklığında Türkiye pazarına giren Hero AG, 2003 yılında Türkiye’deki ilk kaşık mama üretim fabrikasını Ankara’da kuruyor. Kavanoz mama üreten ikinci fabrika ise 2009’da geliyor. 2014 senesinde bütün hisselerin Hero AG’ye devredilmesi ile birlikte Ülker ile ortaklığı sona eren marka, bugün dünya genelinde 4 kıtada 8 ülkede bebek devam sütleri; ek besin/ bebek gıdası; sürülebilir gıda; sağlıklı atıştırmalık ve glütensiz gıda olmak üzere beş kategoride faaliyet gösteriyor. Toplam cirosu 1.5 milyar dolara ulaşıyor. Hero, Türkiye’de bebek maması kategorisinde üretim yapan tek şirket konumunda. Türkiye pazarına yönelik projelerini ve COVID-19 krizinin etkilerini nasıl yönettiklerini sorduğumuz Hero Baby Türkiye Genel Müdürü Ali Bozer, içinden geçtiğimiz zorlu şartlara rağmen, güzel bir haber veriyor ve Türkiye’de yeni bir yatırıma hazırlandıklarını söylüyor. Bozer’in yorumları şöyle:

En büyük öncelik Türkiye’de üretim oranını artırmak

“Türkiye’nin geleceğine inanıyoruz. Tüm dünyanın büyük bir krizden bahsettiği, Türkiye’nin de ekonomik açıdan zor günlerden geçtiği bir dönemde, iki ay sonra Almanya’dan yeni bir üretim hattını Türkiye’ye getirerek farklı kategorilerde üretimimizi artırma kararı aldık. Bu konjonktürde Türkiye’nin ithalata bağımlılığını azaltacak, istihdam yaratılmasına fayda sağlayacak bir yatırım olacak. Böylece Ankara’da üçüncü fabrikamızı kurmuş olacağız. Bir diğer önemli kararımız da Doğu Avrupa’nın tedarikini Türkiye’den sağlamak. Böylece Türkiye, sadece Orta Doğu ve Afrika’yı değil, Doğu Avrupa’yı da besleyen bir üretim merkezi olacak.”

Organik bebek çorbası yakında piyasaya çıkacak

“Türkiye’deki üretimimizin dörtte biri ihracat odaklı. Orta Doğu, Afrika ve BDT ülkelerine ihracat yapıyoruz. Şu an için sadece bebek gıdası kategorisinde faaliyet gösterdiğimiz Türkiye, bu kategoride İspanya ve ABD’nin ardından en büyük üçüncü pazarımız. Kavanoz mamada pazar payımız yüzde 75; tahıllı kaşık mamada ise yüzde 65 oranında” yorumlarını yapan Ali Bozer, Türkiye’de organik bebek mamasından sonra, ilk organik bebek çorbasını da ürettiklerini ve bu yeni ürünün kısa bir süre sonra raflarda yer alacağını söylüyor. “Hedefimiz, Türkiye’deki bebeklere Anadolu’da yetişen en iyi buğdayı sunmak” diyen Ali Bozer, “Mamalarımızda kullandığımız meyve ve sebzelerimizin yüzde 90’ını Türkiye’den tedarik ediyoruz. Bebek beslenmesine uygun kalitede meyve yetiştirme bilincini kazanan aile çiftçiliğini destekliyoruz. Çiftçilerimize eğitimler veriyoruz, topraklarımızda sürdürülebilir doğal tarım uygulamalarını hayata geçiriyoruz” diye ekliyor.

Bu kriz tarımın önemini bir kez daha hatırlattı

Her krizin farklı fırsatlar ve farkındalıkları beraberinde getirdiğini ifade eden Bozer, içinde bulunduğumuz süreçte tarımın hayatımızdaki önemini çok daha iyi anladığımızı söylüyor. Bozer, “Evlere kapandığımız bu günlerde en önemli sorunumuz beslenme ve gıda kaynaklarına erişim oldu. Tarımda verimlilik için iki temel unsurun hayata geçirilmesi gerekiyor. Bunlar, arazi toplulaştırması ve kooperatifçiliğin desteklenmesi. Her bir çiftçinin ölçeğe ulaşması gerekiyor. Tarım Türkiye’nin geleceği açısından çok önemli bir sektör” diyor.

'Krize karşı alternatifler hazır'

Hero Türkiye Genel Müdürü Ali Bozer, COVID-19 önlemlerini şöyle anlatıyor: “Çin’de başlayan krizi yakından takip ettik ve ülkemize yönelik simülasyonlar gerçekleştirdik. Globalden başlayan bir kriz yönetim ekibi oluşturduk. Türkiye’de ise, hammaddesiz kalmamak için sipariş ve stoklarımızı artırdık. Üretime hız verdik. Güvenlik stoğumuzu artırdık. Hammadde tarafında anlaşmalı tarımla, aile çiftlikleri ile çalışıyoruz. Yeni dönemde hasada ilişkin riskler yaşanmasını önlemek amacıyla çiftçilerimizin etkilenmemesi için önlemler aldık. Üretim kapsamında, fabrikalarda rotasyona son verdik. Beyaz yaka çalışanlarımızın yüzde 80’i dört haftadır evden çalışıyor. Üretimin devamlılığını sağlamak için Türkiye kriz komitesi kurduk. Herhangi bir kriz durumunda, fabrikaların durmaması için emekli veya eski çalışanlarımıza ulaştık. Kimlerin devreye girebileceğini belirledik. Tedarikçiler için risk haritası oluşturduk. Hizmet verememe durumu olabilecek tedarikçilerimizin yerine alternatif tedarikçiler belirledik.”