16 °C

HİDROMEK 100 ülkede işbaşında

Yüzde 90 yerlilik oranına sahip elektrikli iş makineleri için 1.1 milyar liralık yatırımını 2022’de devreye almaya hazırlanan Hidromek, Avrupa pazarının gücüyle ihracatını da geometrik olarak artırmayı hedefliyor. İlk plan, ihracatı 150 milyon dolarlardan 1 milyar dolara çıkartmak.

HİDROMEK 100 ülkede işbaşında

FERİT PARLAK

Dünyada elektrikli iş makineleri alanına yatırım yapan beş firmadan biri olan Ankara merkezli Hidromek, 1.1 milyar liralık yeni yatırımını önümüzdeki yıl tamamlayacak. Firmanın elektrikli iş makinaları 2022 başında işbaşı yapacak; aynı yıl hibritli makinalar görücüye çıkacak.

Bugüne kadar 100 ülkeye 50 binin üzerinde makine satan ve yıllık ortalama 150 milyon dolara yakın ihracat yapan Hidromek’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozkurt, DÜNYA’nın sorularını yanıtladı.

Hidromek Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozkurt, “Yüzde 90 yerlilik oranına sahip elektrikli iş makinaları üretimi için Ankara Sincan’da devam eden 1 milyar 150 milyon lira değerindeki fabrika yatırımımızı 2021 yılı sonunda tamamlayacağız. Dünyada, bu alanda yatırım yapan 5 firmadan biriyiz. Teknoloji ve büyüklük olarak ilk 2 firmadan biriyiz. Makinalar 2022 başında işbaşı yapacak” dedi.

İş makinalarında pandemi döneminde Çin ve Hindistan’ın tökezlediğine, Türkiye’nin ön plana çıktığına dikkat çeken Bozkurt, “Bu büyük bir fırsat. Ama çok iyi yönetmek gerekiyor. Örneğin demiryolu, denizyolu başta olmak üzere tüm lojistik ağı planlamamız lazım. Elektrikli ve hibrit makinalarda pazarı genişletebilmek için pazarlama, şarj ve servis ağı yatırımlarımızı hızlandırmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

HİDROMEK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bozkurt,  Ankara tesislerinde DÜNYA Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ, Genel Koordinatörü Vahap Munyar ve Ankara Temsilcisi Ferit Parlak’ı ağırlayarak sorularını yanıtladı.

20 modelde Ar-Ge devam ediyor

Bozkurt, Hidromek olarak yıllık ortalama 150 milyon dolara yakın ihracat yaptıklarına ve makinalarının 100 ülkede çalıştığına dikkat çekerek, "Bugüne kadar 100 ülkeye 50 binin üzerinde makina sattık. Elektrikli ve hibrit makinalarla bu sayıyı geometrik olarak artıracağız” diye konuştu. 20’ye yakın modelde Ar-Ge çalışmasının sürdüğünü de sözlerine ekleyen Bozkurt, “Otonom, yarı otonom, elektrikli ve hibrit makinalar için 20 modelde Ar-Ge çalışmasına devam ediyoruz. Tamamlamaya yakın olduğumuz modeller var. Bunları da önümüzdeki bir kaç yılda piyasaya süreceğiz. Hibrit araçları 2022’de tanıtırız" dedi.

“Dağıtım ağı güçlü olan şirketler radarımızda.”

"Yurt dışında Mitsubishi'nin greyder bölümünü satın almıştık” diyen Bozkurt, şunları söyledi: “Bu, bize Tayland'da yatırım fırsatı sundu. Orada Arçelik’le birlikte en büyük Türk yatırımcısıyız. Fabrikada 250 kişi çalışıyor. Önümüzdeki dönemde yeni ürünler olabilir. Bizim için Avrupa çok önemli. Dağıtım ağı güçlü olan Avrupa lokasyonlu firmaları da takip ediyoruz. Mitsubishi çok iyi bir örnek oldu Hidromek açısından. 7’nci senemiz. Satın almayla 3 şey yapmış olduk. Ürün yelpazemize üretmediğimiz yeni bir ürün kattık. Bizdeki yeni bir ürünün başladıktan sonra dışarıya çıkıp ticarileşmesi 18 ay ile 36 ay arasında sürüyor. Burada 6 tane ürün vardı. Her birinden 2’şer tane desek en az 10 yıl kazandık. Artı olarak, Tayland’da fabrika kurayım desem, oraya müdür bulacağız, işçi bulacağız, sendikası olacak. Bunlarda çok uzun süreler alacaktı, o süreyi kazandık. Ve ciddi bir pazar kazandık. Japonya gibi zor bir pazara da Hidromek markasıyla ürün sattık, markamızı tanıtma olanağı bulduk.”

“180 bin adetlik Avrupa pazarı ile 5 milyar dolara da çıkabiliriz!”

Dünyada iş makinaları pazarının 1 milyon 100 bin adede ulaştığını vurgulayan Bozkurt, “Türkiye’nin en iyi yılında bu adet 14 binler seviyesine yükselebildi. Avrupa’nın büyüklüğü 180 bin adet. Çok güzel bir pazar. Avrupa’yı ciddi olarak ele almak, o pazara yönelik destek/teşvik politikaları geliştirmek bize yetecek. Başka bir şey yapmamıza gerek yok. Biz 14 bin adetlik pazarda Türkiye’nin en kıymetli firmalarıyız diye herkes başının üzerinde bizi gezdiriyor. Ancak Avrupa başka bir dünya. O pazarları kazanabilirsek Hidromek olarak değil 1 milyar dolar, 5 milyar dolarlık ihracat hedefi koyabiliriz. Avrupa’nın en uzak noktasına ulaşabilmek için 4 saatlik uçak yolculuğu gerekiyor. Gereken şey çok iyi bir satış sonrası organizasyon kurabilmemiz. Türkiye’nin makine sektöründeki en büyük zafiyeti satış sonrası organizasyon. Müşteriyi bir kere ikna edebilirsiniz ama ikinci üçüncü siparişi satış sonrası hizmet belirliyor” şeklinde konuştu.

“Tedarik zincirini desteklemeyen firmalar kırılma yaşıyor”

Bozkurt, “Pandemi döneminde yurtdışı ve yurtiçi tedarik zinciri koptu. Yurtiçini yönetmek daha zor oldu. Yurtdışında bizim 100-120 tedarikçimiz var. Bunların çoğu global firma. Yurtdışı tedarikçiler bölümünde overstock yaptık. 3 alacağımıza 5-10 aldık. Yurtiçinde kapatmak isteyenler oldu. Kapatmasınlar diye fazla sipariş verdik ve destekledik” diyerek, şunları vurguladı: “Tedarikçilerimizi kaybetseydik, işin içinden çıkamazdık. Bazı firmalar da bu nedenle çıkamayacaklar. Krizin dünyaya, sektöre etkisini tam olarak göremiyoruz ve rakipleri inceleyemiyoruz. Şuan hiçbir yere gidemiyoruz. Fuarlarda buluşamıyoruz. Tedarik zincirinde ciddi kırılmaların olduğunu duyduğumuz yerler var. Büyük firmalarda dökülme var. Hindistan bu süreçte çok kötüydü. Hindistan bazlı çalışan Avrupa firmaları çok büyük krize girdiler. Çin’den de bu dönemde korktular. Ve elekte biz yani Türkiye kaldı.”

“Telefona çıkmayanlar sipariş vermeye başladı”

Bozkurt, bu süreçte Türkiye'nin öne çıkmasını şöyle anlattı: “Tedarik zincirimizde olan yerli firma sahipleri ulaşamadıkları uluslararası firma temsilcilerinin, sipariş için telefon açtıklarını ifade ediyor. Ciddi sipariş alanlar var. Pandemi bu alanda Türkiye'ye yaradı. Ama çok iyi yönetmek gerek. Türkiye ilk opsiyon olacak. Hindistan belki 3’üncü opsiyon olacak, çünkü Hindistan sınıfta kaldı.”

DÜNYA Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ da Hidromek’in tesislerini ziyaretinde iş makinesini kullandı.

Bozkurt'tan satır başları...
ABD VE AVRUPA BİZİ ÇEVRE ARGÜMANLARIYLA ENGELLEMEYE ÇALIŞACAK...

Markaları ve operasyonlarıyla dünyada söz sahibi 12 ülke var. ABD ve Brezilya. Avrupa'da İsveç, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya. Doğuda ise Hindistan, Çin, Japonya, Güney Kore ve biz. Evvelden iki merkez vardı Amerika ve Avrupa. Japonya kırmıştı bunu, sonra Güney Kore geldi. Şimdi biz uğraşıyoruz. Çin'den markalar çıkıyor yavaş yavaş. Amerika ve Avrupalı firmalar ise pazarlarını kaybetmek istemiyor. Bu nedenle iki argüman geliştiriyorlar. Birisi çevre. Buna ayak uyduramazsınız Avrupa pazarını kapatacaklar. Bunu da açık açık söylüyorlar, "Sizinle ancak bu şekilde rekabet edebiliriz" diye. İkincisi de teknoloji. Ufukta 3 tane böyle yıkıcı teknoloji girişimi duruyor. Bir tanesi elektrifikasyon. Bizim başlayacağımız makinayla cisimleşmiş teknoloji, İkincisi dijitalizasyon, üçüncüsü otonom makineler. Bu yarıştan geri kalanlar dünyadan silinecek, diğerleri 120 milyar doların daha fazlasına sahip olacaklar. Türkiye pazarı da çok zor bir pazar. Çok kaliteli ürün üreteceksiniz, çok ucuza satacaksınız. Yani üretmekte yetmiyor. Çok pahalı üretebilirsiniz ama ucuza satmak zorundasınız. Böyle bir ortamda üretim yapınca, Avustralya pazarında mesela Avrupa kalitesi diye satılıyor. Yeni Zelanda'da öyle. Dolayısıyla Türkiye'de bu kadar ince elenip sık dokunmasının bize katkısı oluyor.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN DA TEST ETMİŞTİ:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu ay başında Gebze TÜBİTAK yerleşkesinde geliştirilen Hidromek Hicon 7W elektrikli yerli ekskavatörü inceleyerek yetkililerden bilgi almış ve dünyadaki ilk lastik tekerlekli elektrikli iş makinesi test etmişti.

“KOMATEK FUARI MARTTA.."

MUSTAFA BOZKURT: Ne olup bittiğinin öğrenilebildiği dünya fuarları pandemi nedeniyle iptal ediliyor. Bu da bir öngörü yapmamızı engelliyor. Şuan sanal fuarcılık var ama çok da büyük fuarlar görmedik. Türkiye'de olacak bir Kamu -Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) fuarı vardı. Ertelendi. Şuan dünyada sadece Rusya'da bir fuar olacak dendi, başka duymadık. KOMATEK planımızı ise Mart 2021'de Antalya'da fiziksel olarak yapma kararı aldık.

LASTİK, ŞEHİRDE KOLAYLIK SAĞLIYOR

Elektrikli makinanın lastikli tekerlekli olmasına rağmen 7 ton taşıyabileceğinin altını çizen Mustafa Bozkurt, şunları söyledi: "Bunu dünyada küçük paletli olarak deneyenler var. Paletli makinayı bir şarj istasyonuna götürmeniz gerekecek. Yol istemeyecek veya yola zarar verecek. Bu nedenle biz şehir içi olarak tasarladık. Hem görsel olarak güzel hem arkasında bilgilendirme sistemleri var. Hava durumu ve çevreyi anlatıyor. Eğer bu makinayı çok yürütürseniz 4'te bir daha az yakıyor. Ama az yürüyüp, çok çalışırsa yakıt tasarrufu 7'de bire, 8'de bire kadar düşüyor. Mevcut makinalar boşta da çalışıyor, elektriklide kazı devam ederken çalışıyor, durunca duruyor. Burada da müthiş bir maliyet kazancı olacak. Ayrıca yerli pil kullandık ve 2 tip şarjımız var. Acil durumlarda hızlı şarjlı 1.5 saat sürüyor, normal şarj ise 3 saat...
8 saat çalışıyor. Hidromek HICON 7W ekskavatörün en büyük özelliği pille çalışıyor olması. Makinada yüzde 90 yerlilik hedefliyoruz. Bazı parçalarını biz üretiyoruz, pil ve yazılımda bazı şeyleri yerli üreticilerden karşılıyoruz."

İHRACATINI ARTIRANA PRİM VERİLMELİ

Türkiye yüzde 7 ile borçlanıyor. İhracatını artırana, artırdığı tutarın yüzde 5'i kadar teşvik primi verilse, hem üretici ihracata yönlendirilmiş, hem ihracatçı desteklenmiş, hem teşvik edilmiş hem de döviz ihtiyacına bir nebze çare bulunmuş olur. Bu destek ama ihracatı artırmak şartıyla verilmeli. Geçen sene 100 milyon, bu yıl 120 milyon ise, 20 milyonluk farkın yüzde 5'inin destek olarak verilmesi, bir yol olarak denenebilir.

DENİZYOLU VE DEMİRYOLUNU KULLANMAK ÖNGÖRÜLEBİLİRLİĞİ ARTIRIR...

Lojistikte yapılacak yatırımlar üretim ve ihracatın önünü açar. Lojistikte altyapı yok. Yani demiryolu hazır değil, makine taşınmıyor. Ray genişlikleri tutmuyor. Bu iş çok hızlı bir şekilde değişecek ama binlerinin önem vermesi lazım. Konteynere sokmak için, lastiği bacağı söküyoruz. Deniz hareketinin çok fazla olması, demiryolunun çok hızlanması lazım zaman kaybetmeden. Denizi de kullanamıyoruz. Aslında bu yatırımları görsek, belki Hidromek için 5 yıl sonra şöyle bir yerdeyiz demek çok daha imkanlı olur. Çünkü ölçülebilirlik artar.

HİBRİT TEKNOLOJİSİ DE ÖNE ÇIKACAK...

'İş makinalarında tamamen elektrikli modele dönülecek' şeklindeki beklentilere katılmıyorum. Şehir içindeki kompakt makinalar elektrikli olacak. Şehir dışında, yol hafriyatında, madenlerde çalışanların ise mutlaka hibrit olması lazım. Çünkü bir enerji kaynağına ihtiyaç var. Şehir içinde otomotiv alt yapısı kullanılarak elektrik temin edilebilir. Ama madende, otobanda çalışan adam elektriği nereden bulacak?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap