Hisar'ın patronu: Fabrikayı borçlara karşılık bankaya bıraktık

Türkiye’nin en büyük mutfak eşyası üreticilerinden Hisar’ın Esenyurt’taki fabrikası satışa çıktı. Hisar Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Erdoğan, “Borçlarımıza karşılık fabrikayı bankaya bıraktık. Temiz bir sayfa açıyoruz, üretime Çerkezköy’de yeni kuracağımız fabrikada devam edeceğiz” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ÇİĞDEM YÜCESOY SUBAŞI

Çatal, kaşık, bıçak başta olmak üzere mutfak araç gereçleri üreten yerli sofra ve mutfak devi Hisar, 33 yıldır faaliyet gösterdiği fabrikayı terk ediyor.

Tasarımlarıyla dikkat çeken ve dünyanın en ünlü perakende zincirlerinin raflarına girmeyi başaran şirketin Esenyurt’ta üretim yaptığı fabrikası Ziraat Bankası’ndan satışa çıktı.
Hisar Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Erdoğan, “Esenyurt’ta 25 bin metrekare alana sahip fabrikamızı borcumuza karşılık el sıkışarak bankaya bıraktık” dedi.

94 milyon liradan teklif alınıyor

94 milyon lira başlangıç fiyatıyla ilana çıkarılan fabrika için teklif toplanmaya başlandı. 1987 yılında inşa edildiğinde dönemin en büyük ve modern tesislerinden biri olan fabrika, Türkiye’nin bu alanda üretim yapan az sayıda tesislerinden biri.

Aynı zamanda Ev ve Mutfak Eşyaları Federasyonu (EVFED) Başkanı olan İsmail Erdoğan, sektörde üretici kalmamasından şikayet ederek, ağırlıklı olarak yurtdışından getirilen ürünlerin piyasada satıldığına dikkat çekti. Üretici olmanın zorluklarını vurgulayarak, “Sektördeki tek büyük üretici olarak faaliyetimizi sürdürüyoruz. Türkiye’deki üreticilerin kaynak ihtiyacı var. İthalat ürünlerin Türkiye'ye girişini azaltmak amacıyla getirilen ek verginin pozitif etkisi oldu. Ancak sektörde hala sıkıntılar devam ediyor” dedi.

Sektörel zorlukların yanı sıra mağazalaşmadan kaynaklanan sıkıntıların eklenmesiyle şirkette bir darboğaz yaşanmış. Başta İstanbul olmak üzere büyük şehirlerin AVM ve caddelerinde mağaza açan şirket, şimdi hepsini teker teker kapatıyor. İsmail Erdoğan mağazalaşmaya yönelik yaptıkları hamle hakkında “Mağazalaşmaya 5-6 yılımızı harcadık. Ancak ciddi zarar ettik. Hem üretici olup hem de perakende sektöründe mücadele vermek kolay bir iş değil. Perakende apayrı bir iş. Biz bu kısmı çok beceremedik” değerlendirmesinde bulundu.

"Üretici olmaya devam edeceğiz"

Şirket, hali hazırda bulunduğu fabrikayı temmuz sonu itibariyle boşaltmış olacak. Tüm makinelerini de alarak Çerkezköy OSB’de yeni bir fabrika kuracaklarını söyleyen Erdoğan, “Üretici olmaktan vazgeçmiyoruz, temiz bir başlangıç yapacağız. Çerkezköy teşvik bölgesi değil. Ancak şirketimizin devamlılığı için bu bölgede olmamız gerekiyor. Yerli sanayicinin nerede üretim yaparsa yapsın teşvik edilmesini istiyoruz. Tüm dünyada sistem yerli üreticisini kalkındırmak üzerine kurulu. Okul sıralarından başlayarak tüketici bilinci oluşturulmasını ve yerli malı kullanımının öneminin anlatılması gerekiyor” diye konuştu.

Yönetimi gençlere bıraktı

Yakın zamana kadar şirketin faaliyetlerini yöneten başkan olarak görev alan İsmail Erdoğan kaptanlığı gençlere bırakmaya hazırlanıyor. Kuzeniyle birlikte uzun yıllar şirketi yönettiklerini söyleyen Erdoğan, artık üçüncü kuşağın devreye girmeye hazır olduğunu belirtti. “Çocuklarımız bu işi yürütmeye talip oldu. Biz de artık danışman olarak onlara katkı sunacağız” şeklinde konuşan Erdoğan, yeni jenerasyonun yeni dinamikleri daha iyi okuyacağını ve Hisar markasını güçlendirecek bir noktaya taşıyacağını söyledi.

İhracata bu tesiste başlamıştı

1968’de Rami’de pille çalışan el feneri yapımıyla işe başlayan Erdoğan ailesi Çin’den gelen ucuz ürünle mücadele edemeyerek alan değiştirdi. Boşluk olduğunu fark eden kardeşler çatal kaşık, bıçak üretimine yöneldiler. Memleketleri Doğanhisar’dan esinlenerek Hisar adını alarak markalaştılar. 

Şirket, marka tesciliyle birlikte 1978’de İstanbul Florya’da 3 bin metrekare büyüklüğünde ilk fabrikasını kurdu. 110 çalışanla üretime başlandı. Aynı yıl makine sayılarıyla birlikte üretim kapasitesi de artırıldı. Çelik tencere üretiminin başlamasıyla birlikte artan talebi karşılamakta zorlanılınca bu kez daha büyük bir fabrika gündeme alındı.

Satışa konu olan fabrika tamamlandığında dönemin en yüksek kapasiteli, geniş ve modern tesisi haline gelmişti. Bu yeni fabrikayla birlikte şirket yurtdışına da yönelerek ihracata başlamıştı.