Migros Sanal markete talep 4 kat arttı

Migros Ticaret AŞ İcra Başkanı Özgür Tort, "Bu dönemde online marketin çok büyük etkileşim artışını gördük. Sanal marketimizde tam 4 kat artan bir talep var" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Vodafone Business ana sponsorluğunda, Capital ve Ekonomist dergileri öncülüğünde düzenlenen CEO Club toplantıları online platforma taşınarak "CEO Club Online Summit" olarak gerçekleştirildi.

Online toplantıda konuşan Migros Ticaret AŞ İcra Başkanı Özgür Tort, Migros'un dijital altyapısına ilişkin soru üzerine, bu dönemde gıda perakendesinin sağlık sektöründen sonra en önemli sektör haline geldiğini söyledi.

Migros'un yaklaşık 25 yıl önce çıktığı dijitalleşme yolunda sürekli gelişme gösterdiğini dile getiren Tort, dijitalleşmenin, sadece müşteri açısından değil, tedarik zincirinin kırılmadan, stoksuz kalmadan her türlü altyapıyı desteklemesi açısından önem arz ettiğini anlattı.

Tort, böyle kritik süreçlerde mağazaların müşterileri açısından çok daha hızlı hizmet vermesi gerektiğini kaydederek, bundan yaklaşık 7-8 yıl önce devreye aldıkları ve 400'e yakın mağazada bulunan jet kasa uygulamasının müşterilerce daha fazla tercih edilmeye başlandığını bildirdi.

Bu süreçte en gözde uygulamanın sanal market olduğunu ifade eden Tort, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu konu Migros'un uzun yıllar üzerinde çalıştığı, açıkça ifade etmek gerekirse uzun yıllardır para kazanmaktan uzak kalan bir bölüm. Birçok perakendecinin de bu yüzden imtina ettiği bir alan. Hala gerçekten para kazanmanın güç olduğu bir satış kanalı. Ancak biz bu dönemde online marketin çok büyük etkileşim artışını gördük. Son 2 yıl içerisinde sanal market üst üste yüzde 75 büyümüştü. Bu dönemde sanal marketimizde tam 4 kat artan bir talep var. Hala da arzu ettiğimiz şekilde talebi karşılayabilir durumda değiliz. Daha da fazla büyütmemiz gerekiyor."

Tort, Macrocenter marketlerinin ve Tazedirekt'in kendi online operasyonlarının da bulunduğunu belirterek, buralarda 6-7 kat artış yaşandığını söyledi.

Migros Hemen'de siparişleri talep 7-8 kat arttı

Tort, son yıllarda giderek yaygınlaşan hızlı teslimat uygulamaları kapsamında, "Migros Hemen" ismiyle müşterilerin aldığı ürünleri kısa sürede adreslerine ulaştırdıklarını kaydederek, "Yarım saatlik teslimat süreleri var ancak şu anda daha az lokasyonda geçerli. Bu hizmet talebinde şu anda 7-8 kat artış görüyoruz." diye konuştu.

Sanal market uygulamasının geçerli olduğu il sayısını son yıllarda 30'dan 60'a çıkardıklarını anımsatan Tort, son gelişmelerle birlikte Migros Sanal Market faaliyetinin geçerli olduğu il sayısının 75'e ulaştığını söyledi.

Tort, hemen teslimatın İstanbul, Ankara ve İzmir'de geçerli olduğunu ifade ederek, haziranda bu rakama 3 şehri daha ekleyeceklerini, sonra 3'er şehir ekleyerek sayıyı 15-16'ya çıkaracaklarını anlattı.

Tüm bu uygulamalar için ciddi personele ihtiyaç olduğunu aktaran Tort, yeni işe aldıkları personeli online eğitimlerle desteklediklerini bildirdi.

"5 bin ek istihdam sağladık"

Migros Ticaret AŞ İcra Başkanı Tort, salgına karşı aldıkları önlemlere değinerek, çalışan ve müşteri sağlığını çok öncelediklerini, özel tedbirler aldıklarını, hızlı bir çalışma platformu sağladıklarını söyledi.

Maske ve eldiven konusunda hızlı aksiyon aldıklarını dile getiren Tort, Bilim Kurulu'nun kararlarını uygulamaya aldıklarını, maskenin kesinlikle kullanılmasını, eldivenin mümkün olduğunca kullanılmamasını istediklerini, tüm çalışanlar için yüz siperliği tedarik ettiklerini anlattı.

Tort, çalışanların sağlıklı olmasına önem verdiklerini, bağışıklık sistemlerinin güçlü olması için günlük vitamin desteği sunduklarını kaydederek, meyve-sebze alımı için çalışanlara maddi destek sunduklarını bildirdi.

Bugüne kadar 45 bin kişiyle çalışan Migros'un bu süreçte 5 bin ek istihdam sağladıklarını dile getiren Tort, burada mevcut çalışanların da daha rahat bir çalışma içerisinde olmasını istediklerini bildirdi.

Temel gıda ve hijyen ürünleri dışında en çok alınan ürünler

Özgür Tort, müşterilerin sağlığı için tüm mağazaların giriş-çıkışlarında dezenfeksiyon stantları oluşturduklarını belirterek, diğer dezenfeksiyon çalışmalarından bahsetti.

Tort, sosyal temasın en aza inmesi, kasa sırasında müşteriler arasında mesafe bırakılması, ödemelerin mümkün olduğunda temassız gerçekleştirilmesi konusunda önemli mesafe katettiklerini anlattı.

Sadece mağazada dezenfeksiyon işlemi gerçekleştirmediklerini dile getiren Tort, ürün paketleme, taşıma ve benzeri konularda aynı hassasiyeti gösterdiklerini bildirdi.

Tort, müşterilerin alışverişte paket tutarlarının artıp artmadığına dair bir soru üzerine, "Burada çok köklü bir gelişim var. Gıda perakendesi zaten son 2 yılda müthiş bir mesafe katetmişti. Bu konuda müşteri bilinçlenmesini de ben çok yerinde buluyorum. Mağazalarda alışveriş sıklığı bir parça düştü. Ancak buna karşın müşteri geldiğinde daha yüklü alışveriş yapıyor." dedi.

Yasak nedeniyle dışarı çıkmayan 65 yaş üstü vatandaşların sanal marketi kullanma oranının 3 kat arttığını ile getiren Tort, call center uygulaması üzerinden talebin düşündüklerinin üzerinde arttığını anlattı.

Tort, ilk hafta stok dürtüsüyle insanların temel gıda ve hijyen ürünlerine rağbet gösterdiğini kaydederek, sonraki haftalarda kişisel bakım ürünlerinin, Türk kahvesinin, hamur mayasının, kuruyemiş gibi atıştırmalıkların, spor malzemelerinin satışında belirgin bir artış yaşandığını bildirdi.

"Telefonla sipariş uygulamasını başlatıyoruz"

Özgür Tort, şimdi müşterilerin işlerini kolaylaştırmak için yeni uygulamayı devreye sokacaklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Sadece sanal market pratikliğinde değil telefonla dahi sipariş verilebilecek bir uygulamanın testi tamamlandı. Bu hafta içerisinde, hafta sonuna doğru devreye almayı planlıyoruz. Başlangıçta ramazan kolileri, özel paketler gibi hızlı sipariş verilecek alanlarda uygulayacağız. 65 yaş üstü müşterilerimizi öncelikli hale getireceğimiz, salt onlara özgün bir hizmeti devreye alıyoruz."

Tort, geçmişte uyguladıkları, Avrupa'da çok yaygın olan ancak Türkiye'de pek tutmayan mağazadan teslimat uygulamasını 15 ilde tekrar devreye aldıklarını söyledi.

Bu süreçte tarımsal üretimin sürdürülebilir olmasına dair bir soru üzerine Tort, ihracat yapılmadığı için tarımsal üretimde bir süre sonra arz fazlası olabileceğinden ve sürecin yönetilmesi gerektiğinden bahsetti.

Tort, arz fazlası nedeniyle bazı ürünlerde fiyatların düştüğünü belirterek, "Bunun olumsuz bir etkisi var. Çiftçi, ürünü çok düşük fiyattan sattığı zaman o ürünü üretmekten imtina edebiliyor. Çiftçinin düşük fiyatta kalırım kaygısının giderilmesi gerekiyor." dedi.

“Yaklaşık 100 milyon TL’lik alım taahhüdümüz var”

Tort, Migros’un satışlarının yüzde 77’sinin tarıma dayalı olduğunu belirterek, bunun çok büyük bir bölümünün de yerel üretim olduğunu, bununla gurur duyulması gerektiğini kaydetti.

Tarım Kredi Kooperatifleri ile yakın iş birliklerinin bulunduğunu, bu dönemde iş birliklerini sürdürülebilirlik açısından 2 katına çıkarttıklarını ifade eden Tort, “Daha malı görmeden 'alabiliriz' dediğimiz yaklaşık 100 milyon TL’lik alım taahhüdümüz var.” dedi.

Tort, ülkelerin birbirinden bağımsızlığını ortaya koyabilmek, gıdanın sürdürülebilirliği, sağlıklı yaşam için iyi tarım uygulamalarının kucaklanması gerektiğini aktararak, Migros’un yaklaşık 11 senedir bu konuya mesai harcadığını, şu anda raflardaki meyve sebze ürünlerinin yüzde 65’inin iyi tarım sertifikası olduğunu dile getirdi.

Paketli gıdada Türkiye’nin üretici bir ülke olmasının avantajının bu dönemde yaşandığını anlatan Tort, “Risk gördüğümüz bir alan var. Bu da ambalaj malzemeleri. Türkiye çok iyi bir üretici ülke ama ambalaj malzemeleri ham maddesinde dışarıya bağımlıyız. Tüm bakanlıklarımızla gerekli mesajlarımızı paylaştık. Bu sadece Türkiye’nin sorunu değil, tüm dünya entegre çalışmak zorunda. Sınırlardaki virüs kaynaklı kısıtlama ham madde akışını sekteye uğratmaması lazım.” diye konuştu.

Sanal Market’in teslimat süresine ilişkin soru üzerine Tort, teslimat süresini kısaltmayı hedeflediklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Çok yükselen bir talep var. Tabii ki bunu öngördük. Buna göre de ek istihdam alınan bir yapıdan bahsediyoruz. Çalışanların sağlığı açısından yoğun talebe yoğun çalışanla cevap vermek doğru bir hareket değil. Çalışanlar arası sosyal mesafeyi ve sağlıklı davranışlarını kollamak durumundayız. Şunu söylemeyi çok isterdim; 'Aynı mağazaya 500 kişi daha alalım. Siparişleri hemen ertesi gün götürelim.' Ama bunu yapmayacağız. Müşterilerimiz bizden bunu beklemesinler. Her mağazanın net kapasitesi var. Bu kapasitenin ötesinde çalışan ile çalışmayı arzu etmiyoruz. Çalışanlarımızın sağlığı bir numaralı önceliğimiz. 5 bin artı istihdam yapan şirket olarak söylüyorum. Daha fazla istihdam yapacağız, altyapımızı geliştireceğiz, mağazalarımızı 24 saat çalıştırmaya başlayacağız. Teslimat sürelerini kısaltmak için aldığımız birçok tedbirimiz var.”

Tort, online siparişlerin teslimat süresinde dünya standartlarının çok ötesinde hizmet verdiklerini, bu kapasitelerini daha da iyi seviyelere getireceklerini vurguladı.

Mağazalarda gıda dışı ürünleri sattıklarını, orta vadeli prensiplerinin gıda odaklı devam edeceklerini ifade eden Tort, bunun yanı sıra gıda dışı platformlarıyla iş birliği kararlarının bulunduğunu söyledi.

Sokağa çıkma yasağı süresi artarsa nasıl aksiyon alınacağına yönelik soru üzerine Tort, “Mağazaların açık olmasının riskleri var, dışarı çıkma yoğunluğu açısından ama diğer taraftan da mağazanın açık olmasının getirdiği tüketici nezdinde bir psikolojik rahatlık var. Bu ikisinin dengelenmesinin doğru olduğu görüşümüzü gıda perakendesinin temsilcileri olarak 4 bakanlığımızla paylaştık. Hangi model olursa olsun özellikle online ticaretin, eve teslimat modelinin bu süreçte çalışmasına devam etmesini sağlamak durumundayız.” yanıtını verdi.

Maliyetlerin azaltılıp karlılığın artırılmasına ilişkin soru üzerine Tort, online dünyada başarılı iş modeli varsa karlılığı daha hızlı yakalamanın mümkün olduğunu vurguladı.

Tort, Paket Taxi startup’ına bir yatırımda bulunduklarını ve yüzde 25 hissedarı olduklarını anlatarak, “Bu tip kurye hizmetleri müthiş avantaj sağlıyor. Gideri azaltıyor, mesafeleri ve teslimat sürelerini kısaltıyor. Yaratıcı çözümlerin karlılık sorunlarına çözüm getireceği kanaatindeyim.” diye konuştu.

“Hem mobil hem de sabit data kullanımında artışlar görmeye başladık”

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise koronavirüs salgınının tüm dünyada hayatı ve iş yapış şekillerini derinden etkilediğini belirterek, bu olağanüstü dönemde işletmelerin ihtiyaçlarına uygun çözümler sunduklarını söyledi.

Milli birlik ruhuyla bu süreci en az hasarla ve en kısa sürede atlatılacağına inandıklarını ifade eden Şahin, “Koronavirüs salgını öncesinde ihtiyaçlar rekabet tarafında bir adım öne çıkmak şeklinde konumlanırken bugün uzaktan erişim ve yönetişim ile iş sürekliliği ihtiyacı öncelikli hale geldi. Müşterilerimizin hem mobil hem de sabit data kullanımında artışlar görmeye başladık, mobilde yüzde 10, sabitte de yüzde 50’ye varan artışlar gözlemliyoruz.” diye konuştu. Şahin, müşterilerle sürekli iletişim halinde olduklarını aktararak, şunları kaydetti:

“Onların ihtiyaçlarını doğru anlayıp doğru şekilde çözümler üretiyoruz. İşletmelerimiz bu dönemde evden çalışırken güvenli ve kesintisiz bağlantı istiyor. İşletmelerin verilerine herhangi bir lokasyondan istediği zaman erişim sağlaması ve tüm verilerini farklı bölgelere yedekleyebilmesi için esnek veri merkezi hizmetleri de sunarak ek fiziksel yatırım ve teknik personel maliyeti olmadan operasyonları buluta taşıyoruz. Bulut Santral Mobil Uygulaması sayesinde, binlerce çalışanı olan çağrı merkezlerini dahi uzaktan çalışma sistemine geçirebildik. Çalışanlar evlerinden arama yapmaya ve çağrı yapmaya devam ediyor.

Vodafone Business’ın SSL VPN teknolojisiyle işletme kaynaklarına uzaktan güvenli bir şekilde ulaşılabilirken çalışanlar ofis dışındayken internet üzerinden güvenli bir şekilde kritik iş uygulamalarına erişebiliyor. Telekonferans Çözümümüz ise çok sayıda katılımcı ile sesli konferans yapma ihtiyacı olan iş ortaklarımıza yönelik olarak sunduğumuz bir hizmet. Telekonferans özelliğine ek olarak ses kaydı yapmak da mümkün. Bunların yanında Red Kontrol çözümümüzü de sürece adapte ettik. Minimum personelle de olsa üretime devam etmesi gereken tesislerde çalışanların 1,5 metrelik sosyal mesafeyi korumasını sağlıyor, diğer yandan işletmelerin verimlilik ve maliyetlerini uzaktan kontrol altında tutabilmelerine imkan tanıyoruz.”