Netsia'nın çözümleri dünyanın 5G stratejisini değiştirecek

Silikon Vadisi’nde gazetecilerle bir araya gelen Türk Telekom CEO'su Ümit Önal, “Grup şirketimiz Netsia ile teknolojinin kalbinin attığı topraklarda Türk mühendislerinin gücünü dünyaya göstermek istiyoruz. Firmamızın yenilikçi şebeke çözümlerinin sağlayacağı küresel fayda ile dünyanın 5G stratejileri değişecek" diye konuştu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hakan GÜLDAĞ

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “teknoloji” denilince işin mutfağının Silikon Vadisi olduğunu söyleyerek, “Biz de işin mutfağında olmak, burada pişirdiklerimizi tüm dünyaya servis etmek için San Francisco’da yerimizi aldık” dedi.

Gazetecilerle Silikon Vadisi'nde bir araya gelen Önal, Ar-Ge çalışmaları yürüten grup şirketi Argela ve iştiraki Netsia'nın çalışmaları hakkında bilgi verdi. Önal, "Türk Telekom Grubu olarak, şirketimiz Netsia ile teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı topraklarda Türk mühendislerinin gücünü dünyaya göstermek adına yerimizi almış bulunuyoruz. Amerika'da teknolojinin kalbinde 5G teknolojileri adına çok önemli çalışmalar yapıyor, Silikon Vadisi'nden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz" dedi.

İki şirketin teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı Silikon Vadisi'nde, 5G'nin yol haritasının çizilmesinde aktif roller üstlenerek küresel arenada Türkiye'yi başarıyla temsil ettiğini belirten Önal, şunları kaydetti: “Türk Telekom Grubu olarak, şirketimiz Netsia ile teknoloji ve inovasyonun kalbinin attığı bu topraklarda Türk mühendislerinin gücünü dünyaya göstermek adına yerimizi almış bulunuyoruz. Amerika'da teknolojinin kalbinde 5G teknolojileri adına çok önemli çalışmalar yapıyor, Silikon Vadisi'nden dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz. Dünyanın sayılı teknoloji şirketleriyle sürekli etkileşim içinde olmaktan, inovasyon ve başarı hikayelerinden ilham alarak, teknolojiyi faydaya dönüştüren yenilikçi ürünler geliştirip tüm dünyaya sunmaktan hem ülkemiz hem de Türk Telekom adına büyük heyecan ve gurur duyuyoruz. Türk Telekom; yatırımlarıyla ülkemizi dijitalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda küresel bir iletişim ve teknoloji şirketi olarak tüm dünyaya faydası dokunacak teknolojileri geliştiriyor ve bu teknolojileri dünyaya ihraç ediyor. Türk Telekom olarak, dünyaya teknoloji ihraç edecek seviyeye geldik."

Netsia, 2008'de Sunnyvale'de kuruldu

Önal, teknolojiye yatırım yapmalarının arkasında iki temel amaç bulunduğuna işaret ederek, "Birincisi, yerli milli teknolojilerin üretilmesini ve kullanılmasını sağlamak. İkincisi ise ülkemizi teknolojisiyle uluslararası arenada ön plana çıkarmak ve ülkemizin dünyaya teknoloji ihraç etmesine katkı sağlamak. Türk Telekom, bu iki amaca ulaşmak için büyük ölçüde, grup şirketi Argela vasıtasıyla sahip olduğu ABD Silikon Vadisi'ndeki şirketi Netsia'dan yararlanıyor.

Türk Telekom Grup bünyesinde yakınsama teknolojileri alanında faaliyet gösteren Argela'nın yüzde 100 hissesine sahip olduğu Netsia, yeni şebeke çözümlerinde uzmanlaşan bir Ar-Ge şirketi olarak 2008 yılında Sunnyvale'de kuruldu.

Netsia; dünyanın teknoloji üssü Silikon Vadisi'nde, 40'ı aşkın çalışanıyla kelimenin tam manasıyla bir global şirket olarak çalışıyor. Netsia'nın yenilikçi şebeke çözümleri, hem 5G hem de yeni nesil sabit ağlarda sağlayacağı küresel fayda ile dünyanın 5G stratejilerini değiştirecek."

"Argela ve Netsia'nın dünyada tescilli 56 pantenti var"

Önal, Türk Telekom'un, Netsia aracılığıyla ürünleştirdiği teknolojik çözümlerin etrafında bir ekosistem oluşturmak ve bu ürünleri dünya pazarlarına sunmak için stratejik iş birlikleri yaptığını, bunun en büyük örneğini, geçen ocak ayında Türk Telekom ile yapay zeka tabanlı güvenli ağlar konusunda dünyanın sayılı şirketlerinden Juniper Networks arasında yapılan iş birliğinin oluşturduğunu söyledi.

Argela ve Netsia'nın, 5G ve yeni nesil teknolojiler alanında dünya çapında tescilli 56 patenti bulunduğunu söyleyen Önal, şöyle devam etti:

"Argela ve Netsia'nın; 5G, radyo erişim ağları, ağ dilimleme, yazılım tanımlı ağlar, fiber optik ağlar, işlev sanallaştırma, güvenlik, veri analizi ve blokzincir konularında toplamda 56 patenti Amerikan Patent Ofisi'nden tescillemiş durumda. Bu patentlerin 24'ü Argela'ya, 32'si ise Netsia'ya ait. Ayrıca, Netsia'nın halihazırda başvuru aşamasında bekleyen 7 adet daha patenti bulunuyor. Bu patentler arasında yer alan Radyo Erişim Ağları (RAN) özelindeki 25 patentin münhasır kullanım hakları, hem Türk Telekom hem de ülkemiz için çok değerli bir kazanım olarak, lisans bedelleri karşılığında Juniper'e devredilmiş bulunuyor.”

"SEBA", Deutsche Telekom ile iş ortağı

Netsia, vRAN IP ve çözümü ocak ayından bu yana Juniper tarafından lisanslanarak kullanılıyor. Bu iş birliği neticesinde Netsia'nın patentli RIC teknolojisi, tüm dünyada mobil ağlara verimlilik ve esneklik sağlamak üzere, münhasıran Juniper'in ürün portföyüne entegre edilmiş durumda. RIC, yani Radyo Akıllı Kontrolcü teknolojisi, baz istasyonunu sanal olarak programlayarak istenilen baz istasyonuna istenen kapasitenin verilmesine olanak tanıyan kapsamlı bir teknolojik altyapının beyni olarak çalışıyor. Netsia'nın 5G çözümü RIC, dilimlenmiş mobil ağların bulut üzerinden akıllı denetimine olanak tanıyor. 5G'yi yeraltından destekleyen SEBA teknolojisi, 5G teknolojisinin bir nevi sabit ağlardaki karşılığı olan yeni nesil fiber ağların yapay zekanın da desteğiyle sanal olarak yönetilmesine olanak tanıyor. SEBA şimdiden dünya çapında büyük ilgi görüyor, İngiltere, Almanya, Brezilya, Tayvan'ın ileri gelen operatörlerince deneniyor. Operatörlerin işini kolaylaştıran, kullanıcı deneyimini de olumlu yönde etkileyen SEBA'nın kısa sürede küresel anlamda yaygınlaşması bekleniyor. Türk Telekom, SEBA yazılım geliştirmesinde, Deutsche Telekom ile de mühendislik servislerinde bir iş ortaklığı yaptı. Tayvan'ın en büyük operatörlerinden Chunghwa Telecom, SEBA üzerine bir iş birliği yaptı. Netsia'nın sunduğu yenilikçi sanallaştırılmış ve mikro hizmet tabanlı mimariye sahip SEBA+ çözümü Chunghwa Telecom'un laboratuvarlarına başarıyla entegre edildi.

Uzatma yapılmazsa kuleler de dahil mobil altyapı devlete devredilecek

CEO Ümit Önal, toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayarak, bir soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu: “Ortak altyapı konusu sürekli gündeme getiriliyor, 'sabit ve mobil bütün altyapı varlıkları bir yere toplansın, biz de kulelerimizi bu şirkete devredelim' deniliyor. Aslında sabit tarafta da, mobilde de altyapı zaten devlete ait olacak şekilde kuruluyor. Mobil hizmetlerin sunumunda kullanılmak üzere kurulan kulelerin ayrı bir envanter olarak yönetilmesi amacıyla 'kule şirketleri' kurulabiliyor. Mobil işletmecilerin kulelerinin ayrı şirketler altında tutulduğu ve bu kule şirketlerinin yatırıma açıldığı örnekleri farklı ülke uygulamalarında da görebiliyoruz. Biliyorsunuz, bizim sabit ve mobil imtiyaz süremiz 2026'da sona eriyor ancak pek gündeme gelmeyen bir konu var; o da Turkcell ve Vodafone mobil imtiyaz süresinin bizden önce, 2023 yılında dolacak olması. İmtiyaz süresinin sonunda uzatma yapılmazsa kuleler de dahil mobil altyapı devlete devredilecek. Bildiğiniz üzere pazar payı büyük olan işletmeci; geçmişte bir kule şirketi kurmuş, kendi kulelerini de bu şirkete devretmişti. Sonra Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), konuya müdahil oldu ve bu devir işlemini iptal etti. BTK, aldığı kararlarla kulelerin imtiyaz süresi sonunda devre tabi olacağını ancak mülkiyeti mobil işletmecide kalacak şekilde üçüncü tarafl ara kullandırılmasının mümkün olduğunu söyledi. Bu karar üzerine söz konusu işletmeci, eski kuleleri geri aldı ama yeni sahaları iştiraki niteliğindeki kule şirketi üzerinden kurmaya devam etti."

Adil şartlarda faaliyet gösterilmesi sağlanmalı

Son dönemde imtiyaz süresi sonunda devlete devredilmesi gereken kuleleri de içerecek şekilde bu kule şirketinin yatırıma açılacağına yönelik açıklamalar yapıldığını duyduklarını aktaran Önal, şunları söyledi: "Mobil imtiyaz süresinin dolmasına az bir süre kalmışken bu durumun netleştirilmesi daha da büyük önem kazanıyor. Nitekim sürecin işleyiş şekli diğer işletmecileri de teşvik ediyor. Diğer mobil işletmeci de bu sene bir kule şirketi kurduğunu duyurdu. İşletmeciler arasında uygulama farklılıkları olduğu aşikar. Bu konuda hızlı bir şekilde, yoruma mahal vermeyecek bir netliğin sağlanması gerekiyor. Aynı sözleşme hükümlerine tabi işletmecilerin farklı uygulamalara tabi tutulmaması, adil şartlarda faaliyet göstermelerinin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.”

Biz de kule şirketi kurarız

Önal, “TT Mobil olarak, devletin altyapısını ayrı bir iştirak altında kurmadığımız için zarara uğramamız, buna karşılık bunun aksini yapan rakiplerimizin bundan menfaat sağlaması düşünülemez” diyerek, “Zira bizim de aynı nitelikte varlıklarımız var. Ortaklarımız, hissedarlarımız ve yatırımcılarımızın haklarını korumamız gerekiyor. Dolayısıyla bu uygulamalar durdurulmazsa biz de bir kule şirleti kurup aynı imtiyaz hükümlerine göre faaliyet gösterdiğimiz rakibimiz karşısında herhangi bir zarara uğramayacağımız adımları atmak durumundayız" şeklinde konuştu.

5G'de Türkiye'yi öncü yapmaya kararlıyız

Aralıksız sürdürdüğümüz 5G ve fiber yatırımlarıyla Türk Telekom 5G yapılanmasının ön safl arında yer alıyor. 5G'nin yapı taşı fiberi mahalle mahalle, köy köy tüm ülkeye ulaştırıp 5G yolculuğunda Türkiye'yi öncü yapmaya kararlıyız. 2021'in ilk yarısı itibarıyla fiber ağ uzunluğunu 345 bin kilometreye, fiber hane kapsamasını ise 27,9 milyona çıkardık. Türk Telekom olarak, son 12 ayda bünyemize yaklaşık 3,3 milyon fiber abone ekleyerek yılın ilk yarısında fiber abone sayımızı 8,1 milyona yükselttik. Halen toplam 50,7 milyon abonemiz ile Türkiye'nin en çok aboneye sahip entegre operatörü konumunda bulunuyoruz. Mobilde de yüzde 95'lik LTE nüfus kapsama oranı ile ön planda yer alan Türk Telekom, yaptığı akıllı yatırımlar ile günden güne varlığını artırıyor. Türk Telekom'un mobil ağ kalitesi ve müşteri deneyimindeki ilerlemesini, Ookla 2020 Hız Testi verileri ve Open Signal Aralık 2020 raporu verileri gibi bağımsız üçüncü taraf analizleri de gözler önüne seriyor. Geliştirdiğimiz yerli ve milli teknolojilerle de savunmadan sağlığa, eğitimden enerjiye, sanayiden siber güvenliğe farklı alanlarda ülkemizin dışa bağımlılığının azalmasına katkı sağlıyoruz.

2021 yatırımı 8,5 milyar TL olacak

Türkiye'nin en yüksek yatırım yapan teknoloji şirketlerinden birisi olarak, 2021 ikinci çeyrek itibarıyla ülkemizin dijital dönüşümü için 2005'teki özelleştirmeden bu yana şirket satın alımları dahil 17,9 milyar dolar yatırım yaptık. Dijitalleşmenin olmazsa olmazı fiber altyapısını yaygınlaştırmak için fiber yatırımlarımızı son 10 yılda 2 katından fazla artırdık. 2021 yatırım hedefini, yıl içinde 2 kere yukarı yönlü revize ederek 2020 yatırım rakamına göre yüzde 25'ten fazla bir artış ile 8,5 milyar TL olarak belirledik.

'PİLOT'lar 60 milyon TL ciro elde etti

Girişim ekosistemine katkı sunmayı sürdürüyoruz. Türk Telekom'un, 2013 yılında başlattığı Türkiye'nin ilk girişim hızlandırma programı PİLOT ve 2018 yılında kurduğu sektörün ilk kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile girişimlere destek olarak girişimcilik ekosistemini büyütmeye devam ediyoruz. PİLOT'tan mezun olan ve yatırım alan girişimler içinde ağırlıklı olarak yapay zeka, eğitim ve sağlık teknolojileri, sanal gerçeklik, bulut tabanlı uygulamalar, mobil uygulamalar ve e-ticaret gibi alanlar öne çıkıyor. PİLOT mezunu girişimler, 2020 yılında yaklaşık 60 milyon TL ciro elde etti. Yeni dönem PİLOT girişimleri ve TT Ventures yatırımları da eklendiğinde 2021 yılı için bu rakam daha şimdiden 100 milyon TL'yi aşmış bulunuyor.