Peynirde ‘burgu’yla fark yarattı sırada mürekkep makinesi var!

Peynirde ‘burgu’ ile inovasyonda öne çıkan Muratbey Peynircilik, yılda 30 bin adet ithal edilen inkjet printer üretecek. Muratbey Peynircilik Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol, “Gıda paketlerine mürekkep atan bu ürünle hem ithalatı durduracağız hem de ihracata çalışacağız” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Handan Sema CEYLAN

“Konvoyun peşine takılıp onlarla aynı hızla giderseniz, daha kısa bir sürede varış noktasında olamazsınız. Hedefe ulaşmak istiyorsanız kendi yollarınız olmalı”… Bu sözler peynirde ‘burgu’ ile sağladığı farklılıkla dikkat çeken Muratbey Peynircilik Yönetim Kurulu Başkanı Necmi Erol’a ait. Erol’un Uşak’taki tesislerinde sadece peynir için değil makine için de ayrıca bir Ar-Ge Merkezi var. Erol, 30 bin adetlik ithalatı olan ve gıda paketlerine mürekkep atan inkjet printer’ı 2020’nin ilk çeyreğinde piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Ürünün ihracata yollanması için de şimdiden çalışmalar başlamış durumda.

Necmi Erol ile İstanbul’da ticaretin önemli damarlarından biri olan Bayrampaşa Kuru Gıdacılar Hali’ndeki ofisinde buluşuyoruz. Biz Muratbey Peynirciliği konuşurken, bir taraftan da İstanbul’dan tüm Türkiye’ye dağılan malların TIR geçişlerini izliyoruz.

Fark yaratan projeler

Necmi Erol, farklı olanın ileri gidebileceğini daha çocukken Eminönü’nde keşfetmiş. Erol, “55 yıldır hayatın içinde oldum. Küçük bir çocukken Eminönü’de peynirlerin yanında sarımsak satıyorduk. Ben o dönemde sarımsağın saplarını örmeye başladım. Bir süre sonra turistlerin dikkatini çekti, önce fotoğraf çektiler sonra satın aldılar. Hiç pazarı olmamasına rağmen birden turistlere sarımsak satar olduk" dedi.

Uşak Organize Sanayi Bölgesi’nde 2004 yılında üretime başladıklarını, günde 700 ton süt işleme kapasitesine sahip oldukları ve orada 2 ayrı Ar-Ge Merkezleri bulunduğunu kaydeden Erol şöyle devam etti:

“Bunlardan biri gıda, diğeri üretim teknolojileri üzerine. Biz nasıl burgu peyniri ile başlayıp başka çeşitlerle fark sağladıksa, makinelerimizi de kendimiz geliştirerek bu farklılığı koruyoruz. Kendi makinesini üreten Üretim Teknolojileri Ar-Ge Merkezi unvanına sahip tek peynir markası biziz. Üretim Teknolojileri Ar-Ge Merkezi’nde 22 kişi, Gıda Ar-Ge Merkezi’nde 25 olmak üzere toplamda 47 kişi çalışıyor. Toplam 10’a yakın proje yürütüyoruz. Bizi heyecanlandıran bir projemiz var. Gıda paketlerinin üzerine mürekkep atan inkjet printerler üzerinde çalışıyoruz. Tamamen yerli yazılımla ve donanımın bir kısmını da içerden tedarik ederek üretimimizi yılbaşında tezgaha koyacağız. Markamızın adını o gün açıklayacağız. Türkiye yılda 30 bin adet inkjet printer ithal ediyor. Dünyada da bir pazarı var. Biz tüm dünyaya hitap edecek bir makine üretiyoruz. İhracatımız da olacak” şeklinde konuşuyor.

Avrupa’ya peynir ihracatı

İhracattaki iddialarını Erol, şöyle anlatıyor: “Yasağının kalkmasından sonra Avrupa Birliği’nin üretim sürecine getirdiği sıkı denetimlerden geçerek, bu izni almaya hak kazanan sayılı firmalardan biri olduk. Şu an Avrupa’ya peynir ihracatı yapan tek firmayız. 2018 yılının başından beri Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, İngiltere ve Hollanda’ya inovatif ürünlerimizi yolluyoruz. ABD, Orta Doğu, Türki Cumhuriyetler, Balkan ülkeleri, KKTC ve Güney Kore, Japonya gibi 4 kıtada, dünyanın pek çok ülkesine ürün yolluyoruz” açıklamalarını yapıyor. Erol, ayrıca uzun süreçler sonrası alınan ABD ve AB’deki belgelere sahip bir şirket olarak Çin’e peynir ihracatına sıcak baktıklarını söylüyor.

Ödül toplamada ‘altın’cıyız

Erol, sohbet esnasında aldıkları ödüllerden de bahsediyor. Küresel Süt Ürünleri Kongresi kapsamında düzenlenen Dünya Süt Ürünleri İnovasyon Ödülleri’nde En İyi Peynir kategorisinde kendi buluşu olan Burgu’nun yurt dışına ihraç edilen ismi “Helix Cheese” markasıyla “En İyi Peynir” kategorisinde birincilik ödülüne sahip olduklarını söylüyor.

Kaşar peynirleri ile İsviçre merkezli ICERTIAS'ın gerçekleştirdiği kalite ve pazar araştırmasında “Qudal-Kalitede 1 Numara Madalyası” almaya hak kazandıklarını anlatıyor. Erol, “Biz altın madalyacıyız, hep birincilik ödüllerini toparlıyoruz” diyor.

400 kişiye istihdam sağlayan Muratbey’in yenilikçi ve geleneksel ürün kategorilerinde 300’ün üzerinde ürün çeşidi buluyor.

Fikrimizi çaldırmamak için her yıl 1 milyon TL ödüyoruz

Her yıl bin tane akıllı cep telefonu modeli çıkıyordur. Ama peynirde ancak 20 yılda farklı bir şey çıkar. Biz burgu peynirin sadece şeklini değişik yapmadık. Peynirde raf ömrünü tuz uzatır. Biz tuzsuz ve katkısız olarak bunu sağladık. Ama yapıyoruz yapıyoruz çalıyorlar. Fikri mülkiyet mal gibidir. Yargının hızlı ve doğru karar vermesi lazım. Yurtdışındaki taklitçilerimiz de maalesef yurtiçinden destek alarak bunu yapıyorlar. Avukatlarımıza yılda 1 milyon liranın üzerinde para harcıyoruz. Bu rakam mahkeme masrafları hariç.

Özellikle otellerde, cafelerde ve açık şarküteri reyonlarında taklitlerimizi kullanıyorlar. Ama ürünümüzün tutkunları tattaki farkı anlayıp bize bildiriyorlar. Hatta fuarlarda bile bazen ürün kendilerininmiş gibi stant açıyorlar, yakalayıp kaldırttırıyoruz.

Hellim peynirini burger için yuvarlak ürettik. Pek çok farklı ürünümüz var. Fikri mülkiyet konusuna tüm Türkiye sahip çıkmalı. Yoksa katmadeğer sağlayıp ilerleyemeyiz.

D vitaminini dinozor, penguen şeklinde peynirle verecek

Muratbey’in bu yıl piyasaya sunduğu iki inovatif serisinden biri D Plus. İddiaları dünyanın ilk D vitaminli peynirini ürettikleri şeklinde. Necmi Erol, sağlıklı yaşam trendine uygun şekilde bu seriyi geliştirdiklerini anlatarak, “Muratbey Plus Peynirleri günlük D vitamini karşılama oranlarıyla, ABD gıda yönetmeliği FDA’ye göre de “Mükemmel D vitamini kaynağı” olarak kabul ediliyor” şeklinde konuşuyor. İkinci inovatif seri ise Misto. Çocuklara özel üretilen D vitamini ile zenginleştirilmiş Misto Peynir de D vitamini ile zenginleştirilmiş. Misto, çocukların peyniri severek yemesi için dinozor, yunus, penguen, kedi, ördek ve tavşan gibi hayvan figürlerinde hazırlanmış.

Pazarlamada yeni trend: Dijital oyunla ‘peynir sevgisi’

Sadece ürün geliştirmek için değil pazarlama için de Muratbey’in yeni fikirleri var. Misto Game ile dijital dünyada da farklılık yaratıyorlar. Yıldız Teknik Üniversitesi Yıldız Teknopark işbirliği ile hazırlanan Misto Game ile hem çocukları eğlendirmeyi hem de onlara peynir sevgisi vermeyi hedefliyorlar. App Store ve Google Play’den ücretsiz indirilebilen Misto Game, sevimli canavar Misto’nun çok sevdiği peynir uğruna engelleri aşması ve aştıkça da bir üst seviyeye ilerlemesi üzerine kurulu. Misto, peynir yemeyi tamamladığında çıkış kapısını açarak bir sonraki bölüme geçiş yapıyor. Oyunun 52 bölümü var ve tek parmakla oynama özelliğine sahip. Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Arapça ve Flemenkçe dillerinde hazırlanan oyuna dünya çocuklarının da ilgisi büyük.