26 °C

Schmitz Cargobull, Türkiye modelini Çin’e taşıyacak

Alman treyler devi Schmitz Cargobull, bütün fabrikalarında tek bir ürün grubu için yatırım yaparken, yalnızca Türkiye’de 4 ürün birden üretme kararı almıştı. Sonuçtan çok memnun kalan şirket, şimdi bu modeli Avrupa’ya ve Çin’e taşımaya hazırlanıyor. (Aysel Yücel'in haberi)

Schmitz Cargobull, Türkiye modelini Çin’e taşıyacak

Aysel YÜCEL

Dünyanın önde gelen treyler üreticilerinden Schmitz Cargobull, Türkiye’deki üretim modelini Avrupa'ya ve Çin'e taşıyacak. Schmitz Cargobull Türkiye Satış Direktörü Nihat Ayhan, “Türkiye, yeni üretim modelimiz için plot ülke olmuştu. Almanya’daki merkezimiz sonuçtan çok memnun kaldı. Şimdi bu model Avrupa'daki bazı ülkelerde ve Çin’de de uygulanacak” dedi.
Merkezi Almanya’da bulunan Schmitz Cargobull'un, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde ve Çin’de olmak üzere dünya çapında 10 üretim tesisi bulunuyor. Yıllık yaklaşık 57 bin araç üretimi ve toplamda yaklaşık 5 bin 700 çalışanıyla Schmitz Cargobull AG, sıcaklık kontrollü nakliye, genel kargo ve dökme yük taşımacılığında Avrupa’nın lider treyler üreticileri arasında yer alıyor. Avrupa’da tentelide yüzde 36, frigoda yüzde 55, damper treylerde yüzde 22 pazar payına sahip şirketin dünya çapındaki cirosu ise 2 milyar euroyu aşıyor.

“3 yıldır pazar payımız artıyor”

Schmitz Cargobull, 2017 yılında Adapazarı’nda kurduğu fabrika ile Türkiye’de de üretim yapmaya başladı. Fabrika kurduğu diğer tüm ülkelerde tek bir ürün grubu için yatırım yapan şirket, yalnızca Türkiye’de 4 ürün birden üretme kararı aldı. Nihat Ayhan, Almanya’daki merkezin ilk kez Türkiye’de uygulanan bu modelden çok memnun kaldığını ve bunu farklı ülkelere de taşıma kararı aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Sektör 2015 yılından bugüne sürekli daralıyor. Böyle bir dönemde büyümeyi bir yana bırakın, şirketler sahip oldukları varlıkları çok koruyor. Marka olarak bu zor dönemde bile Türkiye’ye büyük güven duyduk. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra yapmış olduğumuz yatırımlar da bunun kanıtı. Sektörde yaşanan daralmaya rağmen biz Türkiye’de 3 yıldır pazar payımızı artırıyoruz. Almanya’daki merkezimiz buraya yaptığı yatırımından mutlu ve gelecekten umutlu. Bu başarımızda, Türkiye’de ilk kez uyguladığımız üretim modelinin de payı büyük. İspanya’da sadece tenteli, Litvanya’da sadece frigo, Moskova’da da sadece tenteli üretimi yapılırken, Türkiye’de 4 model birden üretmek için yola çıkıldı. Bu bakımdan Türkiye yeni bir dönemin de başlangıcı oldu. Bizden sonra Türkiye’deki yöntemi diğer fabrikalarda da uygulamaya başladılar. İspanya’da denendi ve çok başarılı oldu. Buradaki modeli Çin’de de uygulayacak.”
Fabrikalarının ihracata yönelik çalışmadığını, tamamen iç pazara hitap etmek üzere kurulduğunu ifade eden Nihat Ayhan, “Ancak, yakın Balkan ülkelerine yönelik üretimimiz olabiliyor. Bazen Almanya’daki ana fabrikaların yetiştiremediği durumlarda araç teslimatlarımız oluyor" dedi.

“Dövizle borçlanma satışları % 30 artırır”

Schmitz Cargobull’un, Türkiye’de başka bir deneyimi daha hayata geçirdiğini vurgulayan Nihat Ayhan, “Üst yönetim, geçen yıl kendi sermayemizle finansman yapma hakkını bize tanıdı ve Türkiye bu bakımdan bir ilk oldu" dedi.

Bu uygulamaya başlandığını ancak 13 Eylül 2018’de krize tedbir olarak sektörde döviz yükümlülüğünün yasaklandığını hatırlatan Ayhan, "Yani, müşterimiz ile döviz bazında sözleşme imzalayamıyoruz. Bütün ticaretimizi TL bazında yapabiliyoruz. TL’de son yapılan indirimli haliyle bile faizler yüksek. Bizim müşterilerimizin büyük çoğunluğu uluslararası nakliyeciler. Kazançları dövizle olduğu için borçlanmalarının da dövizle olması onlar için de, bizin için de daha doğru bir yöntem. Çünkü, ürettiğimiz parçaların tamamına yakınını Almanya’dan ithal ediyoruz. Bazı komponentler hariç süreç içinde Türk tedarikçilerden de alıma başlayacağız. Türk Lirası ile çok açılmamız mümkün değil. Malzemenin parasını peşin olarak euro bazında Almanya’ya gönderiyoruz. Euro ile peşin alıyoruz, ardından TL tahsil ederken üzerine hangi faizi koyarsak koyalım dengeyi tutturamıyoruz. Kur riski, bilançolar açısından alınabilecek bir risk değil. Fonlanmak da başka maliyetler getirerek, hem alan hem de satan için işi yapılamaz kılıyor. Sektörün bir üreticisi olarak devletimizden beklentimiz, iş makinelerinde yaptıkları gibi, ağırlıklı ihraç ürünleri taşıyan treyler sektörünün de istisnaya sokulması. Biz de anlaşmalarımızı döviz olarak yapabilirsek, sektör derin bir nefes alır. İhracata önemli bir katkısı olan taşımacılık sektörünün yatırım yapabilecek hale gelmesi şart. Nakliyeci, hem yükü taşıyıp, hem de yatırım yapmak zorunda, bu karar onları da rahatlatacak. Bu durum çözülmüş olsaydı, treyler sektörünün pazar büyüklüğü yüzde 30 artardı. Çünkü, Almanya bize 5 yıl için 120 milyon euro gibi bir kaynağı onayladı. Ben bu parayı kullanabiliyor olsaydım sadece bizim satışlarımız yüzde 60 daha fazla olurdu. Çünkü, müşterilerimiz finansman bulamıyor, ihtiyacı olan da riskten çekiniyor. Biz, sektörü desteklemek kararlılığındayız ama yapamıyoruz.”

“Şasilerimiz 150 kilo daha hafif"

Üretim teknolojilerinin rakiplerine oranla oldukça farklılıklar içerdiğini, Türkiye'de de Almanya'daki ile aynı kalitede üretim yapıldığını vurgulayan Ayhan, bu farklılıkları şöyle özetledi: “Stoğa hiç ürün üretmeden açık ara pazar lideri olmamız üretim teknolojimizden kaynaklanıyor. Schmitz Cargobull’un, 127 yıllık birikimi müşteri ihtiyaçlarını çok iyi bilmesi ve üretim teknolojisini bu yönde geliştirmesiyle büyüdü. Dingilini kendi yapar, sadece dingili için bizi tercih eden müşterilerimiz var. Tentelide pilot ve mega olmak üzere temel iki modelde araç üretiyoruz. Şasilerimizde “0” kaynak vardır. Hiç ısıl işlem görmez. Çeliğin iki düşmanı ısıl işlem ve kaynak bizim araçlarımızda bulunmaz. Soğuk bükme yöntemiyle şasilerimiz 3 kat daha mukavim olurken, en az 150 kilo da daha hafiftir. Bunların üstüne bir de galvaniz yapıyor. Rakiplerimiz şasilerinde boya kullanıyor, kataforez yapıyor. Diyelim ki, çok kıymetli rakiplerimiz boyanın âlasını yapıyorlar. Ama sonuçta boya denilen şey astar. Astar da, temasla, sürtünmeyle ve süreç içinde korozyona uğrar, paslanabilir. Galvaniz ise, 80 mikron sıcak daldırma ile yapılır ve o şasinin bir parçası haline gelir, içine işler. Kataforezden farklı olarak komple şasi değil, şasiyi oluşturan parçalar 7 ayrı havuza girer. Geçen yıl şoförlerle yaptığımız bir araştırmanın sonuçlarına göre ‘treylerde yaşanın en büyük sorun ne?’ sorumuza yüzde 60 oranında ‘pas’ yanıtı geldi. Bizde galvaniz nedeniyle pas ya da korozyon gibi sorunlar hiç yok.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap