Stow Türkiye, alanında pazar liderliğine oynuyor

Endüstriyel depo ve raf sistemleri üreten Stow Türkiye, faaliyet gösterdiği alanda pazar lideri olmayı hedefliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

KÜBRA OĞURLU-KOCAELİ

Hem iç pazar hem de ihracat satışlarını çift haneli büyütmeyi ve bu pazarda piyasanın önderi olmayı hedeflediklerini belirten Stow Türkiye Genel Müdürü Tolga Şener, “Stow Grubu yaklaşık iki sene önce Blackstone isimli yatırım sermayesi şirketi tarafından satın alındı. Bu satın almanın arkasındaki en büyük hedef, grubumuzu hem organik hem de satın almalarla büyütmek ve global pazarda lider bir şirket olmak” diye konuştu.

Stow markasına dönüşmelerinin ardından, İzmit fabrikalarında Stow’un özel tasarımlı depo çözümlerini ve raf sistemlerini üretmeye başladıklarını kaydeden Şener, “Doğru depo sistemini sağlamanın yanı sıra satış sonrası da her türlü bakım ve onarım hizmetlerini sağlıyoruz. Ürün gamımızda, palet rafları, kayar raflar, küçük ürünlerin saklanabileceği raf sistemleri, asma katlı (mezanin) sistemler, palet taşıma sistemleri (shuttle), drive-in raf sistemler, konsol kollu raflar ve sadece raflardan oluşan çelik konstrüksiyonlu (silo) yapılar bulunuyor” açıklamasında bulundu.

2019’da ihracatlarını 2018’de kapanan Çin fabrikalarının ihraç pazarlarına, Türkiye’den ihracat yaparak artırdıklarını ve iş hacimlerinin ağırlığını ihracatın oluşturduğunu belirten Şener, Balkan ülkeleri ve Avustralya pazarlarına yönelik ihracatlarını artırdıklarını,  bu sayede de lokal pazardaki kayıpları telafi ettiklerini kaydetti.  

Avustralya, Balkan ülkeleri, Orta Doğu, Türk cumhuriyetleri ve Rusya’ya ihracat yaptıklarını aktaran Şener, “Dünya genelinde 20’nin üzerinde distribütörümüz var ve iş ortağımız olarak gördüğümüz bu distribütörlerimiz üzerinden, bulundukları ülkelerde mühendislik, satış, montaj ve satış sonrası hizmetlerimizi yabancı müşterilerimize de ulaştırıyoruz” diye konuştu.

Ar-Ge yatırımlarıyla, AB norm ve regülasyonlarıyla uyumlu yüksek kalitede ve esnek depo sistem çözümleri ürettiklerini ifade eden Şener, özel uygulamalar ve yazılımlar sayesinde depreme dayanaklı güvenli yük taşıma kapasitelerini hesaplayabildiklerini söyledi. 2019’da, müşterilerine yarı ve tam otomatik depolarda verimli bir depolama sistemi sunmayı hedefledikleri Atlas 2D’yi Logimat Fuarı’nda tanıttıkları bilgisini veren Şener, “Atlas 2D, paletleri iki yönlü taşıyabilen bir makine. Muadillerine göre en önemli farkı X ve Y yönünde çalışabilmesi. Bu makine depolama şeritlerinin ve ana şeritlerin raylarında paletleri taşıyabilen kendi kendine bir uygulama üzerinden çalıştırılan bir palet taşıyıcıdır. Bu sayede taşıyıcı, paletleri kavşak noktalarında herhangi bir operatöre veya başka taşıyıcı bir cihaza gerek kalmadan kanalını değiştirerek taşımaya devam edebilir’’ diye konuştu.

“Salgın sürecinde mühendislikle rekabet ediyoruz”

COVİD-19’un kendi sektörlerini de etkilediğini ifade eden Şener; gıda, ilaç ve hızlı tüketim gibi sektörler için depo yatırımlarının daha fazla önem kazandığını söyledi. İhracat pazarlarında da depo yatırım projelerinin azaldığını ve küçülen pastadan pay alabilmek için fiyata endeksli artan bir rekabet olduğunu bildiren Şener, “Yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda daha agresif bir rekabet ortamı oluştu, biz de Stow olarak mühendislik tarafımızı ön plana çıkartarak daha maliyet optimum çözümlerimizi müşterilerimize sunmaya gayret ediyoruz” ifadesini kullandı.  

Türkiye pazarında depo ve raf sistemlerinin teknik tarafı ile ilgili bilgi ve deneyim eksikliği olduğunu dile getiren Şener, ‘’Deprem riski olan bir ülkedeyiz ve bir raf sisteminde deprem hesaplarına göre projelendirmenin ve statik hesaplamaların doğru şekilde yapılmasının yeteri kadar önemsenmediğini söyleyebilirim. Bu sebeple, deprem hesaplarının depo ve raf sistemlerinde mutlaka olması gerektiği ile ilgili bir regülasyon olması kanaatindeyim” dedi.

Etiketler