Sürdürülebilir gelecek için camı teknolojiyle harmanlıyor

Şişecam'ın bugün 14 ülkedeki 43 tesisi ile küresel bir şirket olduğunu belirten Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, "Türkiye'de camın tarihinin başlangıç noktası olan Şişecam bugün küresel bir oyuncu olarak geleceğin camına yönelik stratejik çalışmalara odaklanıyor. Sürdürülebilirliği odağına alarak yeni teknolojiler geliştiriyor" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Birleşmiş Milletler (BM), camın teknolojik, bilimsel ve ekonomik önemini vurgulamak amacıyla 2022 yılını ‘Uluslararası Cam Yılı’ olarak ilan etti. Dünyada cam biliminin en saygın kuruluşu konumundaki ICG’nin etkin bir üyesi olan Şişecam, '2022 BM Uluslararası Cam Yılı' hedefini destekledi ve bu konudaki destek çalışmalarını tüm paydaşları nezdinde küresel çapta yürüttü. BM’nin bu kararının cam sektörü ve Şişecam için önemini DÜNYA Gazetesi ve Şişecam ortaklığında gerçekleştirilen Camdan Sohbetler’in üçüncü bölümünde anlatan Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, Genel Koordinatörümüz Vahap Munyar’ın sorularını yanıtladı.

Camın, dünyada 5 bin yıllık tarihi olduğuna, cam sanayinin başlangıcı sayılabilecek ilk cam üretiminin M.Ö 1500’lü yıllarda Anadolu topraklarında yapılmasından bugüne camın girmediği hiçbir sektörün kalmadığına dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Günümüzde cam ve ürünlerine yüklenen fonksiyonlar ve kullanım alanları büyük bir ivme ile artıyor. Şu an dünyada bin 200 şirket, 2 binin üzerinde tesiste cam üretiyor. Sanat özellikli ve ikinci sanayi üretimleri hariç tutulduğunda yıllık yaklaşık 210 milyon tonluk üretim söz konusu. Karmaşık ve zorlu ihtiyaçlara etkin çözüm getirebilen camın kullanım alanları her geçen gün yeniden tanımlanıyor. Cam, hem sürdürülebilir olma özelliği hem de teknolojik kazanımlar ile stratejik önemini sürekli artırıyor" dedi.”

2022 yılının Birleşmiş Milletler tarafından ‘Uluslararası Cam Yılı’ olarak ilan edildiğini hatırlatan Kırman, “2022 Uluslararası Cam Yılı, camın gezegene zarar vermeden hayat kalitemizi artırmaya yönelik katkıları konusundaki farkındalığın uluslararası ölçekte artmasını sağlayacak. Şişecam da bu öneriye ülkemizin cam alanındaki öncü konumunun güçlenmesine ve ilerlemesine katkı sağlayacağı inancı ile destek verdi. Uluslararası Cam Yılı vesilesiyle sonsuz kere geri dönüştürülebilen, enerji tasarrufu sağlayan, en sağlıklı ambalaj malzemesi olma özelliğini taşıyan bu çok özel malzemenin daha yakından tanıtılması fırsatı doğacağına ve küresel odağın cam üzerinde artmasının sağlanacağına inanıyorum” diye konuştu.

“Camın dünyanın geleceğinde oynayacağı rol giderek artıyor”

Camın kültürel ve bilimsel gelişmelere yaptığı katkılara değinen Prof. Dr. Ahmet Kırman şunları söyledi: "Cam, fiber optik teknolojisi ile bugün bilgi temelli toplumun ana taşıyıcılarından birisidir. Teknolojik camlar, otomotiv sektörüne çok ciddi girdi sağlamaktadır. Mimari camlar, enerji tüketiminin azalmasını sağlarken cam paneller güneş enerjisi için, cam elyafı ise rüzgar tirbün kanatlarında kullanılmaktadır. Bioglass bileşenleri, bugün ilaçlarla birlikte insanların iyileşme süreçlerine katkı sağlıyor. Camın bu geniş fayda alanının uluslararası kamuoyu nezdinde hatırlanması için Uluslararası Cam Komisyonu (ICG)'nin "2022 Uluslararası Cam Yılı" başvurusunun BM tarafından da kabul edilmesi önemli bir fırsat. Şişecam da bu öneriye destek vermiştir. Bu vesileyle BM Daimi Temsilcimiz Sn. Feridun Sinirlioğlu’na ve destek talebimize yanıt veren, ülkemizin dünya cam sanayindeki yerinin daha da etkin hale getirilmesi için katkı sağlayan tüm paydaşlarımıza değerli katkıları için teşekkürlerimi sunmak isterim. Camın hem teknolojik gelişmelere katkısı hem de dünyanın geleceğinde oynadığı rol büyük bir hızla artıyor.”

Şişecam’ın şu anda 4 kıtada, 14 ülkede, 22 bin çalışan ile 43 tesisinde üretim yaptığını ifade eden Prof. Dr. Ahmet Kırman; düzcam, cam ev eşyası, cam ambalaj, kimyasallar, otomotiv camları, cam elyaf, maden, enerji ve geri dönüşümle bağlantılı 9 iş kolunda faaliyet gösterdiklerinin altını çizdi. Şişecam’ın camın tüm temel alanlarında faaliyet gösteren tek dünya şirketi olduğuna dikkat çeken Kırman Türk cam sektörüne yönelik şunları söyledi: “2020 yılı sonu itibariyle 3,5 milyon ton düzcam, 2,7 milyon ton ambalaj, 600 bin tona yakın cam ev eşyası üreten Şişecam’ın 43 üretim tesisinin 37’si cam alanında faaliyet gösteriyor. Cam sektörü olarak bakıldığında ise Türkiye’de 2000-2019 arasında 32 milyar TL’ye ulaşan üretim katma değeri yaratılmıştır. İhracat ise işlenmiş camlar hariç son 10 yılda 8 milyar dolara ulaşmıştır.”

Camın öneminin birçok alanda olduğu gibi tıp alanında da giderek arttığına vurgu yapan Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Biz de bu alanda teknoloji geliştirme çalışmaları yürütüyoruz. Örneğin cam mikro kürecikler aracılığıyla ilaç sektörüne katkı sağlayacak sistemler üzerinde çalışıyoruz. Bu uygulama, ilacın etkisinin çok daha etkin ve stabil bir şekilde yayılabilmesi açısından önem taşıyor” dedi.

“Fırınları yeniliyor, atık gazdan elektrik üretiyoruz”

Şişecam’ın sürdürülebilir değer yaratma ve sürdürülebilirliğin küresel çapta etkin savunucusu olma stratejisi doğrultusunda hammaddeden nihai ürüne tüm değer zincirini kapsayan çok önemli geliştirme çalıştırmalarına imza attığını dile getiren Kırman, "Ar-Ge yetkinliklerimizden de aldığımız güçle, sürdürülebilirlik stratejimize doğrudan katkısı olan ürünlerimizle döngüsel ekonomi için çözümün bir parçası olmakla kalmıyoruz, matematiksel modellerden, yenilikçi malzemelerden faydalanarak; operasyonel mükemmelliğe odaklanarak fırın tasarımlarımızı da sürekli geliştiriyor, daha verimli, daha az enerjiye ihtiyaç duyan üretim modelleri üzerinde çalışıyoruz” dedi.

Prof. Dr. Ahmet Kırman, Şişecam’ın emisyon yükümlülükleri konusunda ciddi çalışmalar yaptığını ifade ederek, “Cam üretimi yoğun enerji kullanımı gerektiriyor. Biz de kendi enerjimizi daha düşük emisyonlar yaratarak sağlama konusunda önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bunun için hem tesislerimizde çatı üstü GES yatırımlarımız oldu, hem de atıklarımızı değerlendirmeyi ve bunlardan da farklı şekilde enerji üretmeye yönelik önemli projeler hayata geçirdik. Atık gazlardan yararlanma ve buhardan elektrik üretme konularında ciddi çalışmalarımız var. Bununla ilgili gerek Türkiye’deki gerekse yurtdışındaki fabrikalarımızda çok büyük yatırımlar yaptık” şeklinde konuştu.

Türkiye’ye 4 milyar liralık iki yeni yatırım

Türkiye’ye düzcam alanında 4 milyar TL değerinde iki yeni fl oat yatırımı açıkladıklarını hatırlatan Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Ülkemizde hızla yükselen iç cam talebini karşılama ve şirketimizin büyüme hedeflerini desteklerken tüm paydaşlarımız için de sürdürülebilir değer yaratma hedefimiz doğrultusunda, mimari camlar ve otomotiv camına yönelik iki yeni fl oat hattı yatırımı için daha düğmeye basıyoruz. Günlük 1200 tonluk mimari cam fl oat hattı yatırımımız şu an dünyada devam eden en büyük 5 düzcam yatırımından biri konumunda. Bu yatırım için sadece hat yatırımı yapmakla kalmayacağız. Aynı zamanda yeni bir tesis de kuracağız. Günlük 750 ton üretim kapasiteli ve 4.8 metrelik, standardın üzerinde net ene sahip otocam fl oat hattı yatırımımız ise özel tasarımı ve yüksek kapasitesi ile Şişecam’ın vizyonunun ve teknolojik yetkinliklerinin simgesi niteliğinde. Bu yatırımı Kırklareli’nde hayata geçireceğiz. Otomotiv camına yönelik fırın yatırımının tamamlanmasıyla mevcut durumda otomotiv cama yönelik üretim yapan Kırklareli TR1 Float hattının kapasitesini artırıp düz cam faaliyetine kaydıracağız” dedi.

Sürdürülebilirlik hedeflerimize katkı sunan 40 patentimiz var

Şişecam’ın sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalarını hem üretim süreçlerinde hem de ürünlerine yönelik olarak sürdürdüğünü dile getiren Prof. Dr. Ahmet Kırman, “Avrupa’da binalarda bir yenilenme dalgası var ve sıfır enerjili bina standartları talep ediliyor. Enerji tasarrufu sağlayan kaplamalı cam çözümleri de bu dönemde daha da çok önem kazanıyor. Biliyorsunuz Şişecam’ın ısı kayıplarını yüzde 50 azaltan farklı ürünleri ve kaplama teknolojileri var. Çevresel etkilerin aktif bir çözüm ortağı olma anlayışımız doğrultusunda sürdürülebilirlik stratejimize doğrudan katkı veren patentli ürün sayımız 40'a ulaşmış bulunuyor. Bu sayı, toplam patentli ürün sayımızın yarısına eşdeğer. Yüzde 100 geri dönüştürülmüş cam kullanılarak ürettiğimiz cam ev eşyası koleksiyonumuz da bu ürünlerin son örneklerindendir” dedi.

Şişecam otocam alanında etkin şekilde büyüyor

Şişecam’ın ABD ve diğer pazarlarda otocam alanında çok etkin bir şekilde büyüdüğüne dikkat çeken Prof. Ahmet Kırman, “ABD’li firmaların Çinli üreticilerle yaşadığı tedarik sorunu, bizi ön plana çıkardı. Hem OEM hem de OYC alanında yoğun talep görüyoruz. Özellikle de ikinci el pazarda bizim camlarımıza ilgi çok büyük. En kaliteli ikinci el otocam ürününün Şişecam’a ait olduğu noktasına doğru gidiyoruz. ABD’ye 1,5 milyon adet oto camı ihraç etmeyi planlıyoruz” dedi. Cam tedarikinde Çin’den Türkiye’ye doğru bir kayma olduğunu dile getiren Kırman, “Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz. Bunu kalıcı hale getirecek hamleleri hızlı bir şekilde hayata geçirmeliyiz. Hem cam alanında, hem de diğer sektörlerde de bunun gereğini yapmalıyız. Türk şirketler güvenilir, sürdürülebilir ve kaliteli bir tedarikçi olduğunu ispatladığı ölçüde büyük avantaj elde etmiş olacaktır” diye konuştu.

Şişecamlı kadınlar üretimin her alanında

Şişecam’ın CareforNext Stratejisi çerçevesinde çeşitlilik ve kapsayıcılığı öncelikli odak alanları arasında aldığını dile getiren Kırman, “Şişecam’da tüm çalışanlarımızın kendilerini değerli ve eşit hissetmelerine yönelik iş yeri kültürü oluşturmayı amaçlıyoruz. Pandemi döneminde global ölçekte düşen kadın çalışan oranı, bizde artmış ve yüzde 22’leri bulmuş durumda. Kadınlar verdiğimiz eğitimler ile üretimin her alanında çalışabilir hale geldiler. Örneğin Polatlı üretim tesisimizde cam çekme işlemini gerçekleştiren kadın çalışanımız var. Kadın çalışanlarımız artık lift’leri de kullanıyorlar, üretimin dahil olmak istedikleri her alanında da çalışabiliyorlar” dedi.

Ürün geliştirme çalışmalarımız aralıksız sürüyor

Şişecam’ın yaşama değer katan bir şirket olma misyonu doğrultusunda ürün geliştirme çalışmalarına aralıksız devam ettiğini dile getiren Prof. Dr. Ahmet Kırman bu ürünlere şu örnekleri verdi, “Cam yüzeylerde virüs ve bakterilere karşı etkili V-Block Teknolojisi ile dünyanın ilk antimikrobiyal kaplamalı cam ev eşyası ürün grubunu pazara sunduk. Otomotiv pazarına yönelik olarak ısı ve güneş kontrolü sağlayarak klima yükünün azaltılmasına katkıda bulunan yüksek performanslı atermik kaplamalı ön cam; araç sürüş bilgilerine gözleri yoldan ayırmadan ulaşmayı sağlayan HUD head-up display özellikli ön cam gibi birçok yeni ürüne imza attık. Fotovoltaik sektörüne sunduğumuz Antirefl ektif Kaplamalı cam ise cam yüzeyindeki yansıma kaynaklı ışınım kayıplarını minimize ederek daha çok ışığın güneş hücrelerine ulaşmasını sağlamakta, bu sayede güneş panelleri daha fazla elektrik üretebilmektedir” dedi.

9.5 milyar şişenin geri kazanımını sağladık

Cam üretiminde kullanılan her yüzde 10 oranındaki atık cam kırığının yüzde 5 kadar karbon salımını önlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Kırman, 2011 yılından bu yana Türkiye’nin en kapsamlı sürdürülebilirlik projelerinden biri olan Cam Yeniden Cam projesi aracılığıyla bugüne kadar 9.5 milyar şişenin geri kazanıldığını ifade etti. Geri dönüşümün, EBRD ile birlikte Şişecam Çevre Sistemleri AŞ’yi kuran Şişecam için önemine dikkat çeken ve 9 faaliyet alanından biri olduğuna dikkat çeken Kırman, “Dünyada cam ambalaj geri dönüşüm oranı yüzde 21’dir. Avrupa’da bu oran yüzde 75’i geçmiş durumda. Bizde ise yüzde 7. Geldiğimiz nokta bu alanda daha çok yol alınması gerektiğini gösteriyor. Burada mevzuat düzenlemeleri yapıldı. Ulusal depozito sistemi başladı. Bu çok büyük bir önem taşıyor. 2026 yılında yüzde 70 gibi bir dönüşüm oranı öngörülüyor” ifadesini kullandı.

Camda katma değerli ürünler büyüme trendini olumlu etkiliyor

Türkiye cam sektörünün büyüme projeksiyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Kırman, 2021-2026 yılı büyüme beklentilerini şöyle açıkladı: “Cam ambalaj sektöründe ortalama yüzde 7, mimari cam alanında ise yüzde 6 ila 7 arası büyüme bekleniyor. Otomotiv camında yüzde 3 ve cam ev eşyası alanında yüzde 2 büyüme öngörüyoruz. Sektörde katma değerli ürünlerin artması, büyüme trendini de olumlu etkiliyor. Ton bazında cam ihracatımızın ortalama birim fiyatı camın çeşidine göre ton başına 700 dolar ile 3 bin dolar arasında değişiyor. Son beş yılda ihracatımızda düzcamda yüzde 10, cam ambalajda ise yüzde 15 dolar bazında artış kaydedildi. İç pazarda girdi verdiğimiz lokomotif sektörlerin büyümesini desteklerken ihracatta katma değerli ürünlerin payını da artırmalıyız. Çevreci ve sürdürülebilir cam ürünlerle dünyadaki güçlü konumumuzu daha da güçlühale getirmeliyiz” dedi.