19 °C

Süreko, 150 bin ton atığı ekonomiye kazandıracak

Türkiye’nin ilk özel endüstriyel atık geri kazanım ve bertaraf tesisi olarak 2009’da Manisa’nın Kula İlçesi’nde kurulan Süreko, başta endüstriyel sanayi tesisleri olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara 360 derece entegre atık yönetim hizmeti veriyor.

Süreko, 150 bin ton atığı ekonomiye kazandıracak

2018 yılında 140 bin ton endüstriyel atığı yönettiklerini belirten Süreko Ege Bölge Yöneticisi Mehtap Akkaya Çatkın, “Bunları atıktan türetilmiş yakıt (ATY) üretimi, endüstriyel atık düzenli depolama, endüstriyel atık ara depolama, kontamine varil geri kazanımı, floresan lamba ön işlem, ambalaj atığı toplama ve ayrıştırma, biyokurutma, sıvı atık ön işlem, kablo ve metal geri kazanım metotları ile yöneterek, entegre atık yönetimi çerçevesinde geri kazanımını ve bertarafını gerçekleştirdik. 2019’da ise bu rakamın 150 bin tona ulaşmasını hedefliyoruz” dedi.

600 bin metrekare alanda faaliyet gösteriyor

Süreko’nun 25 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 600 bin metrekarelik alanda faaliyet gösterdiğini vurgulayan Mehtap Akkaya Çatkın, geçen yıl yaklaşık 13 bin 500 ton yüksek kalitede ATY ürettiklerini söyledi.

Grup çimento fabrikalarının yanında bölgedeki diğer çimento fabrikalarına da hizmet sağlayarak yüksek kalite alternatif yakıt tedarik ettiklerini dile getiren Çatkın, “Enerjide dışa bağımlı bir ülke olduğumuz gerçeğini düşündüğümüzde, geri kazanım oranlarını artırarak atıkları yeniden ekonomiye kazandırmanın önemi reddedilemez. Bu kapsamda atığa değer katarak 2019’da çimento fabrikalarının da ATY kullanım oranlarını artırma talepleri ile hedeflerimizi büyüterek, ATY üretimimizi kapasite artışlarıyla bir önceki yıla oranla iki katına çıkarmayı hedefledik” diye konuştu.

ATY kullanımıyla yakıtta tasarruf sağlanıyor

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çok sayıda çimento fabrikasında ATY kullanıldığını kaydeden Çatkın, “ATY’nin kullanım oranları ekonomideki değişkenlikle birlikte günden güne artış gösteriyor. Endüstriyel ve evsel atık kullanarak ürettiğimiz ATY’nin enerjisi 3 bin 800-4 bin 500 kcal/kg aralığında değişiyor. Karşılaştırma yapacak olursak çimento sektöründe kullanılan petrokokun ısıl değeri 7 bin 500 kcal/kg, ithal taş kömürün ısıl değeri 6 bin-6 bin 300 kcal/kg, yerli linyitin ısıl değeri 3 bin 500-4 bin 500 kcal/kg ve yerli taşkömürünün ısıl değeri ise 6 bin kcal/kg’dır. Bu kapsamda, ATY kullanımı çimento fabrikaları için yakıt maliyetlerinden tasarruf sağlarken aynı zamanda deponi sahalarına gönderilen atıklardan kaynak yaratarak çevreye katkıda bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Atıktan değer yaratıyoruz”

Sıfır Atık Projesi’nin kendileri için öncelikli konular arasında yer aldığını ifade eden Mehtap Akkaya Çatkın, “Bu kapsamda hizmet vermek için gerekli yetkinliğe sahip olmakla birlikte projeyi destekliyoruz. Sıfır atık yaklaşımında önemli gördüğümüz konulardan biri de deponi alanlarına gönderilen evsel atıklar ile birlikte endüstriyel tehlikesiz atıklar. Deponi alanlarına gönderimini mümkün olduğunca azaltarak, endüstriyel tehlikesiz atıkları yeniden değer ve kaynağa dönüştürmek önemli adımlardan biri olacak. 2016 yılı TÜİK verilerine göre tüm ülke genelinde yıllık 32 milyon ton evsel atık toplanıyor. Biz bölge olarak İzmir ve Manisa illeri için alanı daralttığımızda yıllık minimum 1.5 milyon ton evsel atığın deponi alanlarına gönderildiğini görüyoruz. Döngüsel ekonomi çerçevesinde kaynakların mümkün olduğu kadar geri dönüşümden kazanılması ve yeni kaynaklara dönüştürülmesi lazım. Biz bu kapsamda ATY üretimi ile atıktan değer yaratıyor ve yeniden ekonomiye kazandırıyoruz” bilgisini verdi.

Tüm Türkiye’de otomotivden ambalaja, enerjiden kimyaya kadar birçok alanda nihai noktada çözüm ve hizmet sunduklarını aktaran Çatkın, şunları söyledi: “Özellikle son yıllarda artan sanayi hacmi ile birlikte demir çelik sektörünün içinde olduğu rafineri, petrokimya ve liman alanlarında da faaliyet gösteren sanayi tesislerine uzun yıllardır güven çerçevesinde atık yönetimi konusunda hizmet veriyoruz. Kurulduğumuz 2009’dan bu yana endüstriyel tehlikeli ve tehlikesiz atıkların geri kazanımı ve bertarafı hizmetleri yanında, 2018 itibarıyla saha yönetimini de hizmetlerimize ekleyerek, bertaraf ve geri kazanımın yanı sıra sahada atıkların toplanması, elleçlenmesi ve tümden saha yönetimini kapsayacak şekilde tesis içi toplam atık yönetimi hizmetlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Bu yıl ve önümüzdeki yıllarda saha yönetimi çalışmalarımızı hızlandırarak, daha fazla firmaya saha yönetimi hizmeti vermeyi hedefliyoruz.”

“Sistemin sağlıklı yürümesi için firmalar sık sık denetlenmeli”

Sistemin sağlıklı yürütülmesi adına, firmaların sık sık denetlenmesi, kütle girdi çıktı dengeleri ile tesislerin yakıt tüketimlerinin üretime bağlı detaylı incelenmesi gerektiğinin altını çizen Mehtap Akkaya Çatkın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tehlikeli atık lisansına sahip tesislerinin sayıları sürekli artıyor. Adım başı bir lisanslı tesis kuruluyor. Gerçekçi olmayan maliyetlerle yapılan yatırımlarla pazara giren yeni oyuncular, gerçekçi olmayan düşük birim fiyatlarla sektördeki maliyet-fiyat dengesini ciddi şekilde bozuyorlar. Bu durum, sağlıklı bir şekilde rekabetin sürdürülebilirliğini engellediği gibi, tüm sektör paydaşlarına zarar veriyor."