Tataroğlu Kağıtçılık, 110 bin ton atığı ekonomiye kazandırdı

Tataroğlu Kağıtçılık, kurulduğu 1993 yılından bu yana 110 bin ton atığı ekonomiye kazandırdı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Osman Nuri BOYACI

DENİZLİ - Tataroğlu Kağıtçılık Yönetim Kurulu Başkanı M. Uğur Tatar, üretim serüvenlerine 200 metrekarelik mütevazi bir tesiste kiracı olarak başladıklarını dile getirerek, “2003’te Ambalaj ve Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kriterleri yasal olarak uygulanmadan 3 bin 400 metrekare alana modern tesisimizi kurduk. Denizli’nin ilk kez TAT lisansı ile ISO 9001, OHSAS 18001, ISO 14001 ve ISO 10002 sistem standartlarını sertifikalandırdık” şeklinde konuştu. Tatar, 2005 yılında, Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan TAT (Ambalaj atığı Toplama-Ayırma) lisanslı tesis unvanını alan Denizli’de ilk, Türkiye’de 10.’uncu firma olduklarını kaydetti.

Denizli’yi 2007 yılında konteyner taşımacılığıyla tanıştırdıklarını söyleyen Tatar, şunları kayddetti: “2010’da uluslararası Bureau Veritas’tan ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, OHSAS 18001 İş Sağlığı Güvenliği Yönetim Sistemi, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi standartlarını, Türkiye’de sektörde dördü bir arada sertifikalandıran ilk şirket olduk. Sosyal sorumluluk çalışmalarımız kapsamında 2005 yılından bu yana devam ettirdiğimiz Sizin de Dikili Bir Ağacınız Olsun kampanyamızla 200'ün üzerinde anaokulu ve ilkokulunda öğrencilerimizle birlikte fidan dağıtıp, birlikte diktik. Kuruluşumuzdan bugüne 110 bin ton atık kağıdı geri dönüşüme kazandırarak 1 milyon 870 bin ağacın kesilmesini önledik.”
Kurdukları modern tesislerde aylık 600 ton ambalaj atığını ayrıştırdıklarını, sektörde önce çalışmaları nedeniyle 2005’te Denizli Çevre Ödülü, 2006’da EBSO Çevre Ödülü, 2014’te Markaları Jüri Özel Ödülü aldıklarını belirten Tatar, “REC Türkiye AB Çevre Yarışmasına sektörden katılan ilk ve tek işletme olduk, 2015’te TİSK’in Sorumluluk Yarışmasında KOBİ Statüsünde finale katılma başarısı gösteren sektörden ilk firma olduk. Küresel ısınma, enerji savaşları, doğal olmayan afetler gibi nice oluşumun tüm dünyayı tehdit ettiği ortamda, geri dönüşüm sektörü her ülkenin merkezine oturacak kadar önemli alanlardan biri olmalıdır. Biz de bu bilinçle çalışmalarımızı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.