23 °C

Uzmar, römorkör üretip, ihraç ediyor

Kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden elde ettiği gelirle tersane kuran Uzmar, bugün dünyanın en önemli römorkör ve iş tekneleri imalatçıları ve ihracatçıları arasına girdi.

Uzmar, römorkör üretip, ihraç ediyor

Kılavuzluk ve römorkaj hizmetinin özelleştirme ile karıştırılmaması gerektiğini ifade eden Uzmar Denizcilik CEO’su Ahmet Noyan Altuğ, “Biz, 655 Sayılı Ulaştırma Bakanlığı Kuruluş Ka­nunu gereği idare adına kamusal bir gö­rev yapıyoruz. Limanda emniyet yanın­da verimliliği de sağlıyoruz. Bakanlığın kurduğu bu sistemin iyi işlemesi Türki­ye’nin römorkör inşa sektörüne de olum­lu yansıdı. Bizim gibi bu işi yapan aileler kılavuzluk-römorkör hizmetlerinden el­de ettikleri gelirleri römorkör inşasına yönlendirdiler. Bu sayede bugün Türkiye dünyadaki en önemli römorkör inşa ka­pasitesine sahip oldu” dedi.

Uzmar’ın temellerinin 1973’te baba­sı Kaptan Altay Altuğ’un Ege Denizi’n­deki özel limanlara hizmet veren, Tür­kiye’nin ilk özel kılavuzluk ve römorkaj şirketini kurması ile başladığını dile ge­tiren Altuğ, “Akçansa Limanı’nın ardın­dan, Aliağa Nemrut Körfezi’nde ilk özel kılavuzluk istasyonunu açtık. Halen bu­ralarda hizmet vermeyi sürdürüyoruz. Babam Altay Altuğ, hep denizden aldı­ğını denize verme anlayışıyla çalıştı. Bu nedenle 1996’da Tuzla Tersaneler Böl­gesi’nde kiraladığımız tersenelerde ken­di römorkörlerimizi inşa etmeye başla­dık. 2005’te ise Kocaeli Serbest Bölge­si’ndeki tesisimizi devreye aldık” diye konuştu.

Bugün itibarıyla 14 römorkörleri­nin bulunduğunu belirten Noyan Altuğ, “Güçlü, modern ve fonksiyonel filomuz bulunuyor. Yangın söndürme, deniz kir­liğine müdahale gibi hizmetleri verebili­yoruz. 250 gemi adamı ile haftada 7 gün, günde 24 saat hizmet veren A tipi kıla­vuzluk ve A tipi römorkörcülük teşki­latıyız” dedi.

Tersanelerinden ise bugü­ne kadar 30 ülkeye yaklaşık 250 römor­kör ihraç ettikleri bilgisini veren Altuğ, “Bunlar arasında Angola, Kolombiya, Brezilya, Ekvator, Norveç, İspanya, Hol­landa gibi çeşitli ülkeler var. Yaklaşık 40 yıl önce üç-dört kişi ile başlayan faaliyet­lerimiz, şu an teşeronlarla beraber bin 200 kişi ile devam ediyor” diye konuştu.

Tersanelerinde 10 milyon dolarlık yatırım planlıyor

2005’ten bu yana tersanelerin üretim alanını 30 bin metrekare kapalı alan ile birlikte toplam 63 bin metrekare olacak şekilde genişlettiklerini söyleyen Altuğ, “Balıkçılık ve uluslararası askeri ve sahil güvenlik alanlarında faaliyet gösterme hedeflerimiz doğrultusunda, yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırım hedefimizin bir parçası olarak yeni 15 bin metrekare kapalı bir salon da yapım aşamasında. 2019'un sonuna kadar 45 bin metreka­resi kapalı olmak üzere toplamda 120 bin metrekare üretim alanına ve yılda 30’dan fazla deniz aracı inşa edecek ka­pasiteye sahip olacağız. Pik yılımız olan 2010’da 21 römorkör inşa etmeyi başar­mıştık. Planlarımız arasında üretim yel­pazemizi genişletmek, devriye ve arama kurtarma botları gibi farklı tipte deniz araçlarını da üretim portföyümüze kat­mak var” diye konuştu.

“Son 25 yıldaki pazarlama yöntemi ile yeni dönemi şekillendiremeyiz”

Dünyada römorkör ve iş teknesi yapan ilk 5 tersane arasında olduklarını ifade eden Noyan Altuğ, “Biz römorkör veya iş teknesi değil, mühendisliğimizi sa­tıyoruz. LNG, dizel, elektrikli ya da di­zel hibrit ile çalışan tekneler konusunda deneyim sahibiyiz. Fiziksel tersane ay­rı, önemli olan bu konudaki entelektüel sermaye. Olay sadece gemi inşa edebil­me kabiliyeti de değil. İşin içine pazar­lama ve finansman unsurları da giriyor. Son 25 yılda yaptığımız pazarlama yö­netmi ile önümüzdeki 25-30 yılı şekil­lendiremeyiz. Kurallar değişiyor. Paza­rın 3 - 5 yıl sonra hangi pozisyona gelece­ğini öngörmelisiniz” dedi.

İMO rakamlarına göre dünyada 300 groston üzerindeki römorkör sayısı­nın 17 bin 600 olduğunu belirten Altuğ, “Bunların yaş ortalaması 23. Ama tek­nolojik olarak da geride kaldılar. Emis­yon kurallarına uygunluklarını da kay­bediyorlar. Şu anki dünya römorkör üre­tim kapasitesi bu filonun gençleşmesine yetmiyor. Büyüyen pazardan pay almak için katma değeri yüksek ürünlere yö­nelmek lazım. Römorkörlerde yerli payı­nı artırabilirsek, elektrikli römorkörler gibi gelişmelere yönelirsek bunu başa­rırız. Biz bu kapsamda ciromuzun yüzde 5-10 arasındaki kısmını Ar-Ge’ye ayırı­yoruz” diye konuştu.

“Yeni yönetmelik nedeniyle vizyonumuzu değiştirdik”

Geçtiğimiz yıl sonunda çıkan yönetme­likle sektörün yeni bir mevzuata kavuş­tuğunu hatırlatan Altuğ, “Yönetmeliğin 11/2 maddesi kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinin rekabete açılmasını ön­görüyor. Bu madde ‘bir bölgede kılavuz­luk teşkilatı varsa, aynı teşkilat bu böl­gede römorkör hizmeti veremez" diyor.

Çanakkale ve Nemrut Körfezlerin­de iki hizmeti de veriyoruz. Şimdi bu­ralarda sadece kılavuzluk hizmeti için izin aldık" diyen Altuğ, şunları kaydetti: "Römorkaj hizmeti için başka limanlara talip olacağız. Bu hizmetlerin rekabete açılması hedefleniyor ama tari­felerin idare tarafından belirlendiği sis­temde bu pek mümkün değil. Farklı şir­ketlerin rekabetinin idareye bir kazan­cı yok. Burada öncelik hizmetin doğru, emniyetli ve sürdürülebilir şekilde ve­rilmesi olmalı. Örneğin bizim Nemrut Körfezi’nde bir balık kıpırdasa haberi­miz olur. Biz rotasyon yani sıralı römor­kör görevlendirmesi önerdik. Rekabete açılırsa römorkör seçimi gemi acentesi­nin uhdesinde oluyor. Tarife aynı oldu­ğu için hizmet kalitesi önem kazanır diye düşünülebilir ama geçmişteki bir uygu­lamada bazı acenteler iade faturalarıyla hizmeti ucuzlattılar. Kim daha fazla ko­misyon verirse, ondan hizmet alınma­ya başlandı. Sektörün uzun yıllar sonra bir yönetmeliğe kavuşması sevindirici.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap