Varlık yönetiminde konsolidasyon sürüyor

Pandemi döneminde varlık alımlarına yönelik artan ilginin yanı sıra, varlık yönetimi şirketleri de bir dönüşümden geçiyor. Sektördeki şirketler artık büyük çaplı anlaşmalar yerine, yeni büyüme alanları sunan küçük şirketlerle birleşme ve satın almaları tercih ediyor. Varlık alımının popülerleşmesinden kuşkusuz en çok faydalananlardan biri de yatırım bankaları.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Deniz KILINÇ

 Neredeyse her sektörde belirsizlik yaratan pandemi döneminde varlık yönetimi şirketlerinin de birleşme ve satın alma eğilimlerinde değişikliklere tanık olduk. Daha önce büyük varlık yönetimi şirketleri arasında gözde olan birleşme ve satın alma anlaşmaları artık küçük şirketlerin de ilgisini çekiyor. Öyle ki, küçük varlık yöneticisi şirketler arasındaki anlaşmalar, 2007’den bu yana en hızlı artışını kaydediyor. Sektörde işletmeler artık büyük ve daha riskli anlaşmalar yerine kendi şirketlerinin büyümesi ve ölçeklenebilirliğinin güçlenmesi için daha taktiksel anlaşmalar yapıyor. Bunun söz konusu işletmelere fayda sağladığı kesin fakat diğer bir yandan özellikle son dönemlerde artan anlaşmalar sayesinde yatırım bankaları da kârlarını artırıyor.

Küçük varlık yöneticilerinin birleşmeleri 15 yılın zirvesinde

Refinitiv verileri, 2021’in ilk dokuz ayında varlık şirketleri arasında 1 milyar doların altındaki birleşme ve satın alma anlaşmalarının son 15 yılın en yüksek düzeyinde olduğunu gösteriyor. Verilere göre, varlık yönetimi sektöründe 1 milyar doların altındaki anlaşmalar, yıl başından bu yana 200 milyar dolara ulaştı. Şirketleri yeniden şekillendirmek yerine operasyonel performansı artırmayı hedefleyen bu anlaşmaların sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artmış durumda.

“Yeni ürünler ve müşterilere ulaşmak için yeni yollar arıyorlar”

Morgan Stanley analisti Michael Cyprys, taktiksel ve daha küçük çaplı birleşme ve satın alma anlaşmalarındaki artış eğiliminin, “varlık yöneticilerinin büyümeye yönelik şanlarını güçlendirme yönündeki arayışları” sebebiyle devam etmesinin beklendiğini belirtiyor. Cyprys ayrıca, büyük ve güçlü bir rakibi satın almaktansa, varlık yöneticilerinin yeni ürünler satın almaya ve müşterilere ulaşmak için yeni yollar aradığına dikkat çekiyor. “Ölçeklenebilirlik bu sektörde önemli bir etken olmaya devam ederken, eninde sonunda iş doğru çözümlere sahip olmaya geliyor,” diyen Bank of America varlık yönetimi yatırım bankacılığı direktörü Janis Vitols, birçok büyük varlık yöneticisinin de halihazırda sahip olduğu beceri ve departmanları satın almaya isteksiz olduğunu, çünkü bunun kültür çatışmaları riskini oluşturduğunu ve çok büyük miktarda yönetime ayrılması gereken zamanı tüketen sorunlar yarattığını ekledi.

Yatırım bankaları pandemide varlık yönetimiyle hayatta kaldı

Varlık şirketlerinde artan faaliyetlerin yanı sıra, pandemide oluşan belirsizliğe paralel olarak oluşan yüksek volatilite ve merkez bankalarının gevşek para politikaları, insanları varlık alımına yöneltti. Bu da JPMorgan, Morgan Stanley, Societe Generale ve UBS gibi büyük yatırım bankalarının kârlarını artırdı ve söz konusu bankalar, çeşitli sektörlere yönelik varlık alımlarında büyük bir rol oynadı. İnsanların varlık alımına yönelik bu talebi, varlık şirketlerini de çeşitli sektörlere yöneltti. Bu kapsamda, başta düşüşe geçen ücretler ve perakende yatırımındaki artışla baş edebilmek için varlık yöneticileri teknoloji ve diğer büyüme yollarından faydalanmaya başladı. Borç ve gayrimenkule yönelik özel piyasalar, çevreye yönelik ürünler ve sosyal ve kurumsal yönetim metrikleri, varlık şirketleri için en popüler alanlar haline geldi. Deloitte’in sahibi olduğu küresel bir varlık yönetimi danışmanlık şirketi Casey Quirk üst düzey yöneticisi Jeff Stakel, birleşme ve satın alma anlaşmalarının ayrıca varlık yöneticileri için coğrafi kapsamlarını genişletmek ve mevcut iş modellerini geliştirebilecek finansal teknoloji grupları yoluyla dönüşüm sağlamayı da içerdiğini belirtti.

 Yatırım bankaları da anlaşmalara ilgi gösteriyor

Varlık yönetimi sayesinde pandemiyi nispeten az zararla geçiren yatırım bankaları da anlaşmalara ilgi gösteriyor. JPMorgan’ın finansal danışmanlara ESG portföyü sunan OpenInvest ve orman yönetimi ve yatırımı şirketi Campbell Global’ı satın alması, son aylarda yapılan fintech odaklı anlaşmalar arasında örnek gösterilebilir. Şirket, haziran ayında da 700 milyon sterlin değer biçilen İngiltere merkezli dijital danışmanlık şirketi Nutmeg’i de satın almıştı. Fakat yatırım bankalarının büyük anlaşmalara olan ilgisi de azalmaya devam etti. Wells Fargo, bu yılın başlarında varlık yönetimi departmanını 2,1 milyar dolara özel sermaye şirketleri GCTR ve Reverence Capital’a, Bank of Montreal da yabancı varlık yönetimi bölümünü nisan ayında Ameriprise’a satmıştı.