145 yılın ısınma rekoru kırıldı

İklim krizinde istatistiksel gürültü perdesi kalktı; küresel ısınma 2015 yılından bu yana son 145 yılın en yüksek artış hızına ulaştı. Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitüsü (PIK) verilerine göre, El Niño ve doğal döngüler arındırıldığında gezegenin ısınma hızı 10 yılda 0,35°C’ye fırladı. Beş küresel veri setiyle doğrulanan bu devasa ivmelenme, yeşil dönüşümün ekonomik maliyetlerini ve risk primlerini baştan yazıyor.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
145 yılın ısınma rekoru kırıldı

Başak Nur GÖKÇAM
basaknur.gokcam@dunya.com

Küresel finans siste­minden sanayi üreti­mine, tarımsal rekol­teden sigortacılık maliyetle­rine kadar geniş bir yelpazede ekonomik dengeleri sarsan ik­lim krizi, 2015 sonrasında eşi benzeri görülmemiş bir hız kazanmış durumda. Yıllardır gezegenin sıcaklık trendle­rindeki geçici dalgalanmaları ve dönemsel ısınma piklerini maskeleyen ‘doğal gürültü’, bi­limsel yöntemlerle ayıklandı­ğında acı tablo tüm çıplaklığıy­la gün yüzüne çıkıyor. Küresel ölçekte 1880 yılından bu yana düzenli olarak tutulan aletsel sıcaklık kayıtları incelendi­ğinde, mevcut on yıllık döne­min sergilediği ısınma ivme­si, sanayi devriminden bu yana kaydedilen tüm zaman aralık­larını geride bıraktı.

Ekonomik üretim süreçleri­nin ve karbon odaklı büyüme modellerinin yarattığı çevre­sel tahribat, atmosferik ısı bi­rikiminde geometrik bir artışa işaret ediyor.

İstatistiksel kesinlik sağlandı

1970 ile 2015 yılları arasın­daki 45 yıllık zaman dilimin­de gezegenin ısınma hızı on yılda ortalama 0,2°C’nin he­men altında bir seyir izlerken, 2013-2015 periyodundan iti­baren bu ivme kırıldı. Son on yıllık dönemde küresel sıcak­lık artış hızı dekad başına (her on yıllık dönemde) yaklaşık 0,35°C seviyesine yükseldi. Bu durum, küresel ısınma hızının neredeyse iki katına çıktığını ve dünya ekonomisinin öngö­rülen iklim senaryolarından çok daha hızlı bir çalkantı dö­nemine girdiğini kanıtlıyor.

Almanya merkezli Potsdam İklim Etki Araştırma Enstitü­sü (PIK) bilim insanları tara­fından gerçekleştirilen ve Ge­ophysical Research Letters dergisinde yayımlanan son analiz, küresel ısınmadaki bu ivmelenmenin tesadüfi olma­dığını kesinleştirdi. Çalışma, Pasifik Okyanusu’ndan atmos­fere devasa ısı salan El Niño olayları, güneş ışığını yansıtan parçacıklar yayarak atmosferi geçici olarak soğutan volkanik patlamalar ve güneş aktivite­lerindeki periyodik salınımlar gibi ‘doğal gürültüleri’ mate­matiksel olarak filtreledi.

Risk sistematiği değişiyor

Elde edilen bulguları de­ğerlendiren ABD’li İstatistik Uzmanı ve Araştırma Ortak Yazarı Grant Foster, “2015 civarından bu yana küresel ısınmada güçlü ve istatistik­sel olarak anlamlı bir ivme­lenme olduğunu artık göste­rebiliyoruz. Gözlemsel veri­lerdeki bilinen doğal etkileri filtreleyerek ‘gürültüyü’ azal­tıyoruz ve böylece altta yatan uzun vadeli ısınma sinyali da­ha net bir şekilde görünür ha­le geliyor” dedi.

İklim literatüründe uzun süredir tartışılan “Isınma du­rağanlaştı mı yoksa hızlan­dı mı?” sorusuna yanıt veren çalışma, dünyanın önde gelen 5 bağımsız sıcaklık veri seti­ni (NASA, NOAA, HadCRUT, Berkeley Earth ve ERA5) eş zamanlı inceledi. Tüm veri kü­melerinde istatistiksel olarak yüzde 98’in üzerinde bir ke­sinlikle ısınmanın hızlandığı saptandı.

PIK Araştırmacısı ve Ça­lışmanın Baş Yazarı Prof. Dr. Stefan Rahmstorf ise araştır­manın metodolojik gücüne dikkat çekerek, “Düzeltilmiş veriler, 2015’ten bu yana küre­sel ısınmanın hızlandığını, in­celenen tüm veri kümelerinde tutarlı ve seçilen analiz yönte­minden bağımsız olarak, yüz­de 98’in üzerinde istatistiksel kesinlikle gösteriyor” diye ko­nuştu.

Isınma hızının dekad başı­na 0,35°C seviyesine ulaşma­sı, küresel yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik ajandasının artık bir temenni değil, zorun­lu bir risk yönetimi unsuru ol­duğunu belgeledi. İklim kri­zindeki bu ivmelenme; teda­rik zincirlerinde kopmalara, tarımsal rekolte kayıplarına, su stresine ve aşırı hava olay­larından kaynaklanan doğru­dan fiziksel varlık kayıplarına yol açıyor. Şirketler için yeşil finansman mekanizmaları­na erişim ve AB Sınırda Kar­bon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi regülasyonlara uyum, finansal hayatta kalma kriterine dönüştü.

Yeşil ekonomi ve finansal risk dengeleri

Isınma hızının on yılda 0,2°C’den 0,35°C’ye fırlaması, küresel finans piyasalarında ‘fiziksel risk’ ile ‘geçiş riski’ tanımlarını baştan yazdı. Sigortalanabilirlik krizi: İklimsel felaketlerin ivmelenmesi, reel sektör varlıklarının sigortalanma maliyetlerini katlayarak artırıyor. Tedarik zinciri kırılganlığı: Kuraklık ve limanlardaki su seviyesi değişimleri küresel lojistik maliyetlerini doğrudan yükseltiyor. Karbon fiyatlama baskısı: Hızlanan ısınma sinyali, düzenleyici kurumların karbon vergilerini ve emisyon kotalarını daha sert sıkılaştırmasına yol açacak.

Gürültü ayıklama metodolojisi

İklim verilerindeki ‘gürültü’, uzun vadeli eğilimi geçici olarak gizleyen veya abartan kısa süreli doğal sıcaklık değişimlerini ifade eder. PIK araştırmacıları bu gürültüyü arındırmak için 5 ana küresel veri setini entegre etti:

NASA GISTEMP: Yüzey sıcaklık anomalilerini uydular ve istasyonlarla izler.

NOAA GlobalTemp: Okyanus ve kara yüzey verilerinin küresel kapsayıcı seti.

HadCRUT: İngiltere Meteoroloji Ofisi ve East Anglia Üniversitesi ortak veri tabanı.

Berkeley Earth: 20 milyardan fazla sıcaklık gözlemini analiz eden bağımsız kara-okyanus seti.

ERA5: Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) iklim yeniden analiz modeli.

Yapılan analizde, uygulanan istatistiksel yöntemden bağımsız olarak tüm veri kümeleri ısınma ivmesini yüzde 98’in üzerinde kesinlikle doğruladı.