19 °C

Robotlar finansı ele geçiriyor

Türkiye'nin en büyük finans şirketleri ve holdingler robotik süreç otomasyonuna büyük yatırım yapmayı planlıyorlar. Robotlar ilk etapta kural bazlı ve tekrara dayalı işleri devralacak.

Robotlar finansı ele geçiriyor

İş dünyasında dönüşüm ajandası gündeminin önemli bir bölümünü yapay zeka, endüstriyel otomasyon ve sürücüsüz araçlar gibi yenilikler oluşturuyor. Ancak çok fazla göz önünde olmayan bir alan kendine giderek daha fazla zemin buluyor; Robotik süreç otomasyonu (RSO). Temelde şirketlerin operasyonel süreçlerinin yazılımlar tarafından yapılmasına dayanan bir teknoloji. Bu aşamada özellikle finans şirketleri ve büyük finans birimleri olan şirketlerin odağında. Son zamanlarda robotik süreç otomasyonuna önemli yatırım yapıldı ve yapılmaya da devam ediliyor. Bu teknolojinin şirketlere entegrasyonunun danışmanlığın öne çıkan firmalardan biri de EY Türkiye. Şirket ortağı Alper Karaçar, bu işle özel olarak ilgileniyor. Bir süredir mesaisinin önemli bir bölümünü RSO ile ilgili konulara ayırmak zorunda kaldığını aktaran Karaçar, “Yaklaşık 50 Türk şirketi ile görüşüyoruz bu alanda. Ciddi yatırım yapmayı planlıyorlar. Ağırlıklı banka ve sigorta şirketleri. Hızlı bir şekilde çalışıyoruz ve sonuç almaya başladık” diyor.

Türkçe öğrenmeye başladılar

Karaçar, son dönemdeki büyük ilgiye rağmen robotik süreç otomasyonunda Türkiye’nin dünyanın 2-3 yıl gerisinde olduğunu söylüyor. “Diğer ülkeler çok yol aldı. Polonya, Romanya ve Çek Cumhuriyeti gibi ülkeler bu alana ciddi yatırım yaptı” diyen Karaçar, “Biz robotları kullanmaya yeni başladık. Oralarda yapay zeka konuşuluyor. Satışta bile chatbot kullanmaya başladılar. Konuşabilen versiyonları üzerinde çalışılıyor. Müşterinin tavrına göre çözüm de geliştirebiliyor. Know your customer’da bile şu an robotlar kullanılmaya başlandı. Bizde ise ciddi bir dil bariyeri var. Chatbot’larda ciddi bir dil bilimi var. Bu sadece çeviri ile olmuyor. Türkçe olarak geliştirilmeleri gerekiyor. Şu an öğrenen bazı projeler var. Ancak daha zamana ihtiyaçları var” ifadesini kullandı. Türkiye’nin istenilen seviyede olmasa da tam anlamıyla kötü bir durumda olmadığını düşünen Karaçar, şu örnekleri veriyor: “Bu konuya ciddi bir önem veren çok sayıda start-up’ımız var. Türkçe anlayan robotlar gelişiyor. Bu teknoloji için ciddi bir ekosistem de gerekmiyor. Mesela Romanya’dan bu alanda çıkan bir şirket şu anda küresel anlamda çok ciddi satış yapıyor.”

Şirketlere öneriler
•Bu iş bir teknoloji değil yönetim projesi. Yaklaşım bu şekilde olmalı.
•Her işi robot yapamaz. Ne yapabileceği ve yapamayacağı başlangıçta iyi ölçülmeli.
•Geçişi fazlandırmak gerekiyor. Aynı anda onlarca robotla başlamak kaosa sebep olabilir.

Yüz milyarlardan bahsedebiliriz

Robotik süreç otomasyonu yatırımlarının hızla artmasını sağlayan en önemli faktörlerden biri, başlangıç maliyetlerinin çok yüksek olmaması. Karaçar’a göre gerek danışmanlık gerekse de kurulacak programın maliyeti getirisine oranla çok uygun. Tüm yatırım bir yılda geri dönüyor çünkü bir robot birden fazla kişinin işini yapıyor. Şu an için en büyük sorun ise ilginin büyük olmasına rağmen şirketlerin buna alışması. Robotların son yıllarda ciddi bir ilerleme kaydettiğinin altını çizen Karaçar, yazılımların daha akıllı ve esnek hale geldiğini söylüyor. Dünyada şu anda son 3-4 senedir yapılan yatırımın karşılığının alındığını anlatan Karaçar, “Şimdi onların meyveleri toplanıyor. 700-800 milyon dolarlık bir piyasa büyüklüğüne ulaşıldı. 2020’de büyüklüğün birkaç milyar dolara çıkması bekleniyor. Devamında ise çok daha hızlı büyümeler gerçekleşebilir. Sistemin bir parçası olan yapay zeka şu anda öğreniyor. Arka planda büyük bir bilgi birikiyor. Belirli bir eşik aşıldıktan sonra yüz milyar dolarlık rakamlardan bahsedebiliriz” dedi.

Robotik süreç otomasyonunun devralacağı işlerin ortak özelliği kural bazlı ve tekrara dayalı işler olması. Bu özellikteki işlerde robotlar insan çalışanlardan daha hızlı ve daha az, hatta sıfır hata ile çalışıyor. Robotların etkinliği artırdığını ve çalışanlara başka konulara zaman ayırma imkanı verdiğini anlatan Karaçar, “Robotlar insanları işsiz bırakacak algısı doğru değil. İnsanlar daha yaratıcı ve kompleks işlere odaklanabilir. Bir çalışanın saatlerce fatura girmesinin kendisine de şirkete de bir faydası yok. İnsanlar robotların yaygınlaşmasıyla daha mutlu olacak. Bu sayede şirketler kaynaklarını daha etkin kullanabilecek” diyor.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.