13 °C

Sayısal teknolojilerin yarattığı “çeşitliliği yönetenler” kazanıyor

Çeşitliliği kapsayıcı düşünme, etkin öngörme ve önlem alma, ödünsüz gözetim ve denetim bağlamıyla irdelediğimizde dayanıklılığı artırıcı etkileri daha da önemli hale geliyor. Rekabet gücümüzü artırmanın önemli ölçüde “çeşitliliği yönetme becerisine” bağlı olduğunu söyleyebiliriz.

Sayısal teknolojilerin yarattığı “çeşitliliği yönetenler” kazanıyor

RÜŞTÜ BOZKURT

Sosyal çeşitliliğin yaratacağı dayanıklılık

Sayısal teknolojinin bağlantı, iletişim ve işbirliği potansiyelinin yarattığı etkiler, insanların büyük kentlerde toplanması, hizmet-odaklı üretimin artması, üretim süreçlerinin farklılaşması, sağlık koşullarının değişmesi gibi oluşumlar yaşam biçimlerini değiştiriyor. Yaşam biçimlerindeki farklılaşmalar da sosyal çeşitliliği artırıyor.

Çeşitliliğin ayrıştırıcı ve çatıştırıcı yanlarını arka plana iten, birleştirici ve uzlaşmayı artırıcı olumlu yanları toplumsallaştıranlar rekabet gücü yaratmada bir adım öne geçiyor. Çeşitliliği kimliğin ayırıcı özelliği olarak görme alışkanlıkları ise sosyal huzursuzluklara kaynaklık ediyor. Bu açıdan bakıldığı zaman, insanların çeşitliliğin zenginlik yaratmanın temel değişkenlerinden biri olduğunu anlaması ve yaşam tarzı haline getirmesi kalkınma ve refahın itici gücünü oluşturuyor.

Çeşitliliği kapsayıcı düşünme için kullandığımızda, indirgemeci mantık yerini bütüne bakan anlayışa bırakıyor. Bireyin yaratıcı gücünü, sistemin desteklemesi ve beslemesinin yarattığı sinerjik etki önem kazanıyor. Birikimlerin paylaşılmasının yüksek oranda büyüme yaratmasının potansiyellerini değerlendirme fırsatları artıyor. Bütün bu gelişmeler, bilgi ve sezgilerle desteklenmiş içgörülere dayalı kararların hayatın öz gerçeğine yakın durmasını sağlıyor.
Rekabet gücümüzü artırmanın, önemli ölçüde çeşitliliği yönetme becerisine bağlı olduğunu birbirinden bağımsız yürütülen onlarca araştırma da kanıtlıyor.

İşyerlerinde yönetim kurulu üyelerindeki çeşitlilikten ne anlaşıldığını, çeşitliliğinin etkilerini ayrıntıda öğrenmek isteyenlere kutu1’deki referans makaleyi okumalarını öneririz.

Çeşitliliği yönetmek

Bilim ve teknolojideki gelişmeler, araç-gereçleri çeşitlendirdiği gibi, iş modellerini değiştiriyor. İş yapma metotlarını da farklılaştırıyor.

Sayısal teknolojilerin yarattığı çeşitlilikteki artış “çeşitliliği yönetmenin” önemini artırıyor.

Çeşitliliği yönetmenin beş adımına ilişkin düşündüklerimizi özetleyerek paylaşalım:

1- Çeşitli yönetmenin ilk adımı, “teknolojinin yol açtığı ekosistemlerdeki değişim ve dönüşümleri” kavramaktır. Eskiyen ve işlevsiz hale gelen ekosistemlerdeki etkileşimleri bilir, yeni ekosistem etkileşimleriyle aralarındaki farkı net olarak kavrarsak öngörme ve önlem alma gücümüz artar.

2- Ekosistemlerin analizi, verilerinin oluşturulması, verilerin malumata ve bilgiye dönüştürülmesi, sezgileri de katarak “derin anlama” aşamasına gelinmesi ikinci adımdır. Bu iki adım önemli ölçüde “büyük verinin ehlileştirilmesi” ve işe yarar bilgilerin seçimini yapmaktır. “Analitik yetkinliğin artırılması” bu aşamanın en önemli sorunudur.

3- Sayısal teknoloji çeşitliliği artırıyor, ama uçtan uca “süreçleri kontrol etmeyi” de kolaylaştırıyor. Süreçlerin sürekli gözetilmesi ve denetlenmesi, ihtiyaca göre ince ayarların yapılması, kendini yeniden üreten mekanizmaların oluşturulması çeşitliliği yönetmenin üçüncü adımını oluşturuyor.

4-Çeşitliliği yönetmenin dördüncü adımı “beş temel etkenin bütünlüğünü” gözetmektir: Birincisi, kendi çalışanlarımızın birikimini ne ölçüde kullandığımızı bilmek. İkincisi müşteri birikimlerini, değerlerini, beklenti ve davranışlarını anlamak. Üçüncüsü, kendi iç süreçlerimizi gözetleyip denetlemek. Dördüncüsü, dış süreçleri, yani rekabet sistemindeki değişmeleri ve rakip stratejileri izlemek. Beşincisi de, rekabetin odağına yerleşen inovasyon konusunda rakipler karşısında kendi konumumuzu belirlemek. Bu beş temel değişkene hakim olan bir iş yeri yönetimi, çeşitliliğin olumsuzluklarını azaltıyor, olumlu çıktılarını artırıyor.

5-Çeşitliliği yönetmenin beşinci adımı “teknolojik yakınsamanın” izlenmesidir. Sayısal teknolojinin yönetimi, "belirsizlik alanını üstlenilebilir risk alanına” dönüştürmektir. Sayısal teknoloji “hız ve esneklikleri” artırdığı gibi,“teknolojik yakınsama” etkisi de yaratmaktadır. Teknolojik buluş aralıkları giderek daralmaktadır. Teknolojik buluşların ticari uygulamalara dönüştürme zamanı kısalmaktadır. Teknolojik gelişmelerin giderek daralanan yapısı, teknolojinin yakınsama etkisi çeşitlilikle yaratma potansiyeli dikkate alındığında, önemli bir yönetişim alanı oluşturur.

Günümüzde işyeri yönetimleri, sayısal teknolojinin “hız ve esneklik” etkisinin yarattığı çeşitlilik ve çeşitlilik etkileşiminin yarattığı belirsizleri yakından izlemesi gerekiyor. Ayrıca, “teknolojik yakınsamanın” rekabet etkilerini erken uyarı anlayışıyla gözetlemek var olmanın gerek şartı haline geliyor. Üçüncüsü da “ağ yapılarının oluşturduğu platformlarda” nasıl konumlanacağımızı, değer yaratma zincirin neresinde ve nasıl konumlanacağımızı bilmek…

Ron Adner ve Rahul Rapoor’a göre rekabeti teknoloji kadar ekosistemler de belirler
"Bazı teknolojik gelişmeler kendilerinden önceki teknolojilerin yerini hızla alıyor; bazıları da hissedilmeyecek kadar yavaş dönüşüyor. Bunun için iki şeyi düşünmemiz gerekiyor: Birincisi sadece teknolojinin kendisi değil; daha kapsamlı olarak onu destekleyen ekosistemlere bakmalıyız.İkincisi, rekabetin teknolojiler arasında olmaktan çok, yeni ve eski ekosistemler arasında olabileceğini anlamamız gerekiyor. Pazarlara hakim olma yarışında ekosistemler teknolojiler kadar önemlidir. Eğer şirketininiz dönüştürme potansiyeli olan inovasyon uygulamaya koyulursa, ekosistemdeki tüm engeller aşılamadığı sürece bu inovasyonun değeri tam olarak anlaşılamayacaktır.”

Matt Ridley'in erdemin kökenleri kitabından:

• Matematikçilerin tanımladığı gibi, kaotik sistemler planlanmıştır, raslantısal değildir. Fakat kurama göre, bir sistemde bulunan karar mekanizmasındaki her faktörü bilseniz bile, sistemin gideceği yönü belirlemeyebilirsiniz; çünkü çok farklı faktörler birbirleriyle etkileşim içine girebilir.
• İnsan topluluğunu, parçalarının toplamından daha büyük ve önemli yapan kavram ihtisaslaşmasıdır.
• Büyük bedenlerde daha fazla çeşitlilikte hücre bulunur. Büyük gruplar halinde örgütlenen topluluklar çeşitli meslek sınıfl arına sahip olmaya daha eğilimlidirler.
• Türler, birey düzeyinde uzmanlaşarak koloni düzeyinde yaygınlaşabilirler.
• İnsanoğlunun özelliklerinden biri, bölge koşullarına uyum sağlama yeteneğidir.
• Barış döneminde çekişmeci ve bencil tutumlar sergileyen gruplar, dış düşmanın varlığında grubun birbirine bağlılığını artırır.
• İnsanları farklı kılan kültürleridir.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.