Türkiye'nin lokomotifi 'yazılım' olmalı

Monitise MEA Genel Müdürü Fırat İşbecer, Türkiye'nin gramaj başına ihracatta gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmasını sağlayacak en önemli araçlardan bir tanesinin 'yazılım ihracatı' olması gerektiğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

KEZBAN KARABOĞA

Fırat İşbecer, Türkiye'nin mobil bankacılık, mobil ticaret ve mobil ödeme ekosisteminin temellerini atan Pozitron'un ortaklarından biri olarak tanındı. 2014 yılında Londra merkezli Monitise firmasının Pozitron'u 100 milyon dolara satın almasının ardından Monitise MEA bölge COO'su olarak şirketin Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika'daki operasyonlarını ve satış faaliyetlerini yürütmeye başladı. Bu yıl Monitise MEA'nın Genel Müdürü oldu. İşbecer, Türkiye'nin ilk melek yatırım ağlarından Galata İş Melekleri (GBA)'nin bir üyesi ve bağımsız olarak yaptığı 20'den fazla yatırımla Türkiye'nin en aktif melek yatırımcılarından da biri aynı zamanda. Fırat İşbecer ile Türkiye'de girişimcilik kültürünü, bu işin artısını, eksisini, Türkiye açısından önemini konuştuk. Bakın, Fırat İşbecer'in kendi işini kurmak isteyen ya da kurmuş olan kişilere önemli tavsiyeleri var. Haydi, anlatmaya başlayalım.

Yazılımdan 40 milyon lira ciro

Türkiye'nin gramaj başına ihracatta muasır ülkeler seviyesine çıkmasını sağlayacak en önemli lokomotifl erden bir tanesinin 'yazılım ihracatı' olması gerektiğini belirten Monitise MEA Genel Müdürü Fırat İşbecer, "Buna gramaj olarak bakıyorlar. Bir kilo pamuk satınca elde edilen para yani kilo başına ihracat diye bir mantık çalıştırılıyor. Bakın, yazılımın özelliği şu: 'sıfır' kilo ama sonsuz paraya satabiliyorsunuz. Yani, yüzde-100 katma değer" diyor. Monitise Türkiye olarak 2015 yılında 18 milyon liralık yazılım ihracatı yaptıklarını anlatan İşbecer, "Monitise Türkiye'nin 2015 yılı cirosu da 40 milyon lira civarındadır. Ciromuz tamamen yazılım, yüzde 100 katma-değer, sadece yazılımdan geliyor. Kendi yazdığımız yazılımı ihraç ettik, birinden alıp satmadık. Tamamen Türk mühendislerinin kendi fikri ve yeteneklerinin oluşturduğu yazılımları yurt dışına satarak biz bu ciroları elde ettik" ifadelerini kullanıyor. Türkiye'de yazılım işinin henüz istenilen seviyede olmadığını vurgulayan İşbecer, "18 milyon lira ile Türkiye'de en fazla yazılım ihracatı yapan ilk 15 firmaya giriyoruz. Bizim bu rakamlarla ilk 50'ye girmemiz gerekiyor. Tabii, bence çok başarılı bir rakam, ben kendimle gurur duyuyorum ama ilk 15'a girince de piyasanın ne kadar küçük bir piyasa olduğunu görüyorsunuz. Biz mobil yazılımda ilk 3'te, Türkiye'de genel yazılım ihracatında ilk 15 şirket arasındayız" ifadelerini kullanıyor. Monitise MEA olarak 10'dan fazla ülkeye yazılım ihracı yaptıklarını anlatan İşbecer, "Şu anda 10'dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Batı Avrupa ve Ortadoğu'yu büyütmek istiyoruz" diyor.

BU YOLDA KAN-TER-GÖZYAŞI VAR...

Monitise, İngiltere merkezli bir şirket. Montise'in Türkiye'ye girişi, söylediğim gibi 2014 yılının ilk aylarında Fatih ve Fırat İşbecer kardeşlerin kurduğu teknoloji şirketi Pozitron'un satın alınmasıyla oldu. Bu satın alma o dönemin oldukça ses getiren satışlarındandır ve hala girişimcilik alanında başarı öyküsü olarak geçer. Şu an kullandığımız pek çok dijital uygulamanın tasarım ve altyapısında Monitise'ın imzası var. Zubizu, Pegasus, İşCep gibi... Dolayısıyla, kendi işini kurmak isteyecek olanlar için Monitise MEA'nın Genel Müdürü Fırat İşbecer'in söyleyecekleri önemli. Bakın, neler söylüyor: Bu yolda kan-ter-gözyaşı var. Doğru insanlarla mı yola çıkıyorlar? Tutku ve heyecanlarını onlarla paylaşabilecek, güvenebilecekleri insanlarla mı o yola çıkıyorlar? Bunlara 'evet' diyorlarsa çıksınlar yola.

Eğer 10 tane Boğaziçi Üniversitesi, 10 tane İYTE kurarsak...

"Türkiye'nin yazılım ihracatını artırması için 10 tane İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE), 10 tane Boğaziçi Üniversitesi kurmamız gerekiyor” şeklinde konuşan Monitise MEA Genel Müdürü Fırat İşbecer, "Özgür, bağımsız, uluslararası bir eğitim yapısı kurmamız gerekiyor. Var olan üniversitelerimizi bu bahsettiğimiz üniversitelerin seviyesine çekmemiz gerekiyor. Üniversitelerdeki sayısal, örneğin matematik mühendisliği gibi bölümlerin kalitesinin uluslararası düzeye gelmesi gerekiyor. Türkiye'deki 200 üniversitenin ancak 10 tanesinden mühendis alabiliyoruz" diyor.