Bugün, kültürleri ve çağları buluşturuyor: Gül Baba

Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle on yıl Macaristan’da kalmış, kendini iki ülke arasındaki kardeşliğe, hoşgörüye ve halkların dostluğunu pekiştirmeye adamış Gül Baba’nın sahip olduğu değerleri yaşatmak için çalışmalar devam ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

1531-1541 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle on yıl Macaristan’da kalmış, kendini iki ülke arasındaki kardeşliğe, hoşgörüye ve halkların dostluğunu pekiştirmeye adamış Gül Baba’nın sahip olduğu değerleri yaşatmak için çalışmalar devam ediyor. Bu değerlere sahip çıkmak, Gül Baba Türbesi’ni geleceğe taşımak ve dünyaya tanıtmak amacıyla kurulan Gül Baba Vakfı’nın yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi vermek ve türbeyi ziyaret etmek amacıyla Vakıf Başkanı Adnan Polat’ın ev sahipliğinde Macaristan'ın Budapeşte kentine bir gezi düzenlendi. Yapılan açıklamada, Gül Baba Vakfı’nın Türkiye’de de faaliyete geçeceği, bu çalışmaları Gül Baba Kültür Sanat A. Ş.’nin üstleneceği belirtildi.

“Macaristan’la gönül bağı”

Osmanlı, Macaristan’da 160 yıl kalmış ve 600 civarında eser bırakmış… Macaristan’ın eşgüdümü ve Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) desteğiyle restore edilen ve Avrupa’nın en kuzeyindeki Osmanlı dönemi eseri olma özelliği taşıyan türbeye ilişkin Gül Baba Vakfı’nın çalışmaları, vakfın Türkiye’deki faaliyetleri ve hedefleri hakkında konuşan Adnan Polat, “Öncelikle iş kimliğimin yanı sıra bu görevi de icra ediyor olmaktan duyduğum memnuniyeti belirtmek isterim. Macaristan’la bizim gönül bağımız var. Yaklaşık 25 yıldır faaliyet gösterdiğimiz sektörler dolayısıyla buradayız. Türkiye ve Macaristan, geçmişleriyle, değerleriyle, geleceğe bakışlarıyla pek çok ortak noktaya sahip iki kültür, iki ülke. Hiç kuşkusuz, yüzyıllardır düşünceleriyle var olmaya devam eden Gül Baba ise, Türk-Macar dostluğunun en kalıcı simgelerinden biri. Gül Baba Türbesi, yüzyıllar içerisinde defalarca onarılmış ve restore edilmiş. Son olarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Macaristan Hükümeti arasında 2015 yılında imzalanan protokol ile 2016’da başlayan ve yaklaşık iki yıl süren, bugüne kadarki en kapsamlı restorasyon çalışması yapıldı. Geçtiğimiz yıl da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın katılımı ile Türbe’nin açılışını gerçekleştirdik. Restorasyon öncesinde Türbeyi yılda 3-4 bin kişi ziyaret ederken, açılışından bu yana, ayda yaklaşık 10 bini aşkın kişi ziyaret ediyor. Bu da bizim gösterdiğimizin emeğin en büyük karşılığı, inanıyoruz ki bu sayı yakın zamanda katlanarak artacak” dedi.

Vakfın Türkiye Temsilciğinin kuruluşu ile ilgili de bilgi veren Polat, “Gül Baba Vakfı’nın Macaristan’da yürüttüğümüz faaliyetlerini Türkiye’de de aynı şekilde hayata geçirmek üzere uzun süredir çalışıyorduk. Nihayet çalışmalarımızı tamamladık, yakında faaliyetlerimiz başlıyor. Vakfın, Türkiye’deki faaliyetlerini Gül Baba Kültür Sanat A. Ş üstlenecek. Vakfın, iki halkın karşılıklı sevgi ve saygısıyla yoğrulan kültürel ve ticari iş birliği için sahip olduğu önem aşikâr. Amacımız, Macaristan ve Türkiye arasındaki ilişkileri başta kültürel olmak üzere her alanda geliştirmek olacak” diye konuştu.

Gül Baba adını yaşatmak için

Vakfın Türkiye’deki faaliyetleri ve hedefleri hakkında konuşan Gül Baba Kültür Sanat A. Ş Genel Müdürü Remzi Buharalı ise şunları söyledi:

“Macaristan ve Türkiye’de halkların buluşmasında en önemli araç olan kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra kitap yayınları, paneller ve söyleşilerle Gül Baba adının yaşatılmasına dönük faaliyetlerimize başlıyoruz. Macar ve Türk toplumları arasında kültürel bir köprü kurmak ve iki ülke arasındaki kültürel, ekonomik ve turistik ilişki ve faaliyetleri artırmak misyonuyla da hareket eden Gül Baba Vakfı’nın Türkiye temsilciliği olarak bizler de bu amaca yönelik çalışacağız. Diğer taraftan hem Macaristan’da hem de Türkiye’de gerçekleştirilen kültürel, sanatsal ve akademik etkinlikler ve faaliyetler aracılığıyla, Macarları ve Türkleri daha sık ve daha yakından bir araya getirecek sağlam bir kültürel köprü inşa etmek için çaba göstereceğiz. Böylece tüm faaliyetlerimizle Macar ve Türk halkı arasında var olan kültürel bağları daha da derinleştirmeyi hedefliyoruz.”

Kültür Festivali yapılıyor

2018 yılındaki açılıştan bu yana 100 bin civarında ziyaretçi gelmiş. Eylül ayının sonunda düzenlenen Gül Baba Kültür Festivali ise, yaklaşık 5 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilmiş.
Türbenin hemen yanında kalıcı bir sergi, bir kafe ve bir hediyelik eşya dükkânı bulunuyor. Geçici sergi alanında ise her 3-4 ayda bir, yeni sergiler açılıyor. Geçtiğimiz yıl, farklı alanlarda 60’dan fazla etkinlik gerçekleştirilmiş.

Gül Baba kimdir?

Esas ismi Cafer olan Gül Baba, Veli Baba Dergâhı’na mensup bir Bektaşi dervişi olarak tanınıyor. Bugün Galatasaray Lisesi’nin olduğu yerde bir gül bahçesine sahip olduğu rivayet ediliyor. Kavuğunda bahçesinden sarı ve kırmızı güller taşırmış. Padişahtan bahçesinin bulunduğu yere bir eğitim kurumu yapılmasını istemiş; Galatasaray kulübünün renkleri olan sarı kırmızının ondan ötürü olduğu söyleniyor…

Osmanlı İmparator’u Kanuni Sultan Süleyman 1500’lü yıllarda Mohaç, Zigetvar, Budin’in Roma-Germen taciziyle üzüldüğü yıllarda her zaman Macarların yanında olmuş ve son gelişinde yanında Gül Baba’yı da getirmiş. Gül Baba, 1531-1541 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle on sene Budin’de kalmış, kendini iki ülke arasındaki kardeşliği, hoşgörüyü ve halkların dostluğunu pekiştirmeye adamış. Elinde tahta kılıcı, başında sarı kırmızı gülü ile her daim Gül Baba diye anılmış, yüz yılı aşan ömrünün son senelerini Budin’de geçirmiş. 1541 yılında Budin Savaşı’nda şehit düşen Gül Baba’nın, Şeyhülislam Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı ve 200 bin kişinin katıldığı rivayet edilen cenaze namazına Kanuni Sultan Süleyman da katılmış. Gül Baba Budapeşte’de, Tuna’ya ve Peşte’ye nazır, çok güzel manzaralı bir tepeye gömülmüş. Buraya ‘Gültepe’ adı verilmiş, 1543-1548 yılları arasında şu anda bulunduğu türbe yaptırılmış.
Gül Baba Türbesi, yüzyıllar içinde çeşitli değişimlerden geçmiş. Türbe ve Gül Baba’nın hatırası, yüzyıllar boyunca Türk-Macar dostluğunun simgesi olarak korunup yaşatılmış. 1914’te tarihi eser olarak tescil edilen Gül Baba Türbesi, 1962’den bu yana da müze olarak ziyarete açık durumda.