Hırsızlar kebap yaparsa!..

Hırsız kebabı adını, eski zamanlarda çobanların hırsızlık yaparak kaçırdığı koyun ve keçilerin derilerini yüzerek ters çevirip etleri bu tulum içine doldurarak pişirmek amacıyla toprağa gömmelerinden alıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Akşam yemeğini yiyeceğimiz Hancı Et’in sahibi Şeyhmus Doğan, bir Diyarbakır sevdalısı. İki gün boyunca sabah kahvaltılarımızı ve ilk akşam yemeğimizi onun ekibi hazırladı. Babadan kalan Doğan Sofrası’ndan (kuruluşu 1978) sonra üç sene önce, Hancı Et adıyla ikinci restoranını açmış. 42 yıllık bir tecrübe.

Bize verilen mönü şöyleydi:
Ekmek çeşitleri: Diyarbakır ekmeği, bulgur ekmeği, ince lavaş ekmeği, etli ekmek. Sumaklı ıspanak çorbası, pöç, dizol, gurme gazi, yoğurtlu kenger, üzümlü pilav, kari otu pilavı, kış kabağı, hardal otu dolması, kurutma meftunesi, toprak kebabı, Diyarbakır salatası, menengiç turşusu. Tatlılar: Peynir tatlısı, burma kadayıf. İçecekler: Sumak şerbeti, reyhan şerbeti…

Coğrafi işaretli ürünler

Yemeklerde kullanılan Karacadağ pirinci de yöreye özgü lezzetlerden. Karacadağ, sönmüş volkanik bir dağ. Diyarbakır karpuzu, burma kadayıfından sonra coğrafi işaret sahibi olan bu pirinç, dağın eteklerinde yetiştiriliyor. Karacadağ pirincinin en önemli özelliği rengi, aroması, lezzeti; lapalaşma ve yapışkanlık özelliği göstermemesi.

Şeyhmus Bey, bunların dışında mutfağından her gün pişen 70 yemekten de örnekler sunuyor bizlere… Bir de o güne özel bir lezzeti var: Hırsız kebabı…

Hırsız kebabı adını, eski zamanlarda çobanların hırsızlık yaparak kaçırdığı koyun ve keçilerin derilerini yüzerek ters çevirip etleri bu tulum içine doldurarak pişirmek amacıyla toprağa gömmelerinden alıyor. Amaç, delil bırakmamak. Üzerindeki korun altında saatlerce pişen etler, gerçekten farklı bir lezzet kazanıyor.

Yoğun bir günün sonunda artık dinlenme zamanı. Gerçi ruhlarımız gördüklerimizle, yaşadıklarımızla dinlendi, ama bedenlerimiz ve midelerimizin de buna ihtiyacı var…