24 °C

İstanbul’un en eski ilçelerinden Eyüpsultan…

Bayramlar, kandiller, Cuma’larda dolup taşan, yeni evlenenlerin ve sünnetlik çocukların da ziyaret ettiği, avlusundaki çeşmeden akan suyun kutsal olduğunun düşünüldüğü Eyüp Sultan Camii ve Türbesi…

İstanbul’un en eski ilçelerinden Eyüpsultan…

Bayramlar, kandiller, Cuma’larda dolup taşan, yeni evlenenlerin ve sünnetlik çocukların da ziyaret ettiği, avlusundaki çeşmeden akan suyun kutsal olduğunun düşünüldüğü Eyüp Sultan Camii ve Türbesi… Artık mazide kalan meşhur oyuncakçılar çarşısında düdüklü testiler, fırıldaklar, tahtadan arabalar ve eşyalar, def, davul, kaynana zırıltıları… 20. yüzyılın başlarında dahi varolan Eyüp yalıları… Haliç’e bakan tepeler üzerinde aralarında Pierre Loti’nin de bulunduğu manzaralı mesire yerleri; bir zamanlar İstanbul’un süt ve kaymak ihtiyacını karşılayan mandıralar, çiçekçiler… Bugün kazıklı yolun geçtiği, denizden metrelerce uzakta kalmış Bostan İskelesi; orada ve diğer iskelelerde yine artık olmayan kıyı kahvehaneleri… Günümüzde sadece bir pastanede üretilen Eyüp halkaları; kır pidesine benzeyen, sadece Eyüp’te bulabileceğimiz güveçler…

Çocukluğumda anne ve babamla birlikte gittiğimiz, anıtsal çınarlarını, altlarında yaşayan kanadı kırık leyleğini, ağzımda dağılan yağlı halkalarını, Haliç’in çamurundan yapılmış, üzeri nakışlı testi şeklindeki düdüklerini de hiç unutmadığım Eyüp’te bir öğleden sonra…

Eyüpsultan’a, Ayvansaray’dan geçen metrobüsle gittim… Durakta indikten sonra taksiler var; kullanmam derseniz, 10 dakikalık bir yürüyüşle de ulaşılıyor… Metrobüste, ilçenin tarihini şöyle karıştırdım...

Hikâyesi şöyle:

Eyüpsultan, fetih sırasında Hz. Muhammed'in sahabelerinden Ebû Eyyûb'a (Eyüpsultan) ait olduğuna inanılan mezarın bulunduğu yer. Türbede yatan Hz. Hâlid Bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensâri, Medineli. Hicretten iki yıl önce Mekke'ye gelerek Hz. Muhammed (s.a.v) ile görüşmüş ve İslam'ı kabul etmiş. Peygamber, Medine ziyaretinde onun evinde kalmış.

Fâtih, İstanbul'u kuşattığı sırada Hz. Halid'in kabrinin bulunmasını, Akşemseddin’den istemiş. Onun gösterdiği yere Fatih tarafından bir türbe, yanında İstanbul'un ilk sultan camii (selatin camii) ve külliyesi (medrese, kütüphane, imaret, çifte hamam) inşa edilmiş. Bu külliye bugünkü Eyüpsultan yerleşmesinin çekirdeğini oluşturmuş. Çevresine Bursa'dan gelen göçmenler ve Yörükler yerleştirilmiş. İstanbul'un tahıl ve süt ürünleri ihtiyacı buradaki tarla ve meralardan karşılanmaya başlanmış. Bu gelenek, 20. yüzyılın neredeyse ortalarına kadar sürmüş… Kaymak almaya Eyüp’e gelinirmiş…

Önemli günlerde Eyüpsultan

İlçenin Eyüpsultan’dan kaynaklanan manevi sembolizmi, Osmanlı İmparatorluğu'nun sultanlarının halife olarak İslam dünyasının dini temsilcisi sıfatına erişmesi, bunun gereği olarak Hz. Peygamber'e ait kutsal emanetlerin de Eyüpsultan’a taşınması ile yükselmiş. Bu dönemde Eyüpsultan, Mekke, Medine ve Kudüs'ten sonra en kutsal 4. İslam ziyaretgâhı haline gelmiş. Tahta oturma (cülûs), bağlılık yemini (biat), kılıç kuşanma törenlerinde, sünnet, doğum ve zafer kutlamaları burada yapılmaya başlanmış.

Bu bilgiler ışığında zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan Ayvansaray’a geliyoruz… Alev alev yanan asfalt, beni taksiye sevk ediyor. Ve işte Eyüpsultan…

Doğru türbe ve camiye yürüyorum… Türbenin bulunduğu iç avluya girildiği ulu bir çınar karşılıyor. Çınarın Akşemseddin tarafından dikilen çınarlardan birisi olduğu söyleniyor. Çınarın bulunduğu yer, parmaklıklarla çevrilmiş, her bir köşesinde dört çeşme bulunuyor. Şifa olması niyetiyle hepsinden birer yudum içiliyor.

Kanadı kırık leylek vardı

Türbe ve cami ziyaretinden sonra, anılarla çarşıya doğru yürüyorum… 3 metreye yakın çapıyla 750 yıllık çınarın altında yaşayan kanadı kırık leyleği anımsıyorum… Külliyenin yanındaki hamam restorasyonda…

Evliya Çelebi Seyahatnâme’sinde Eyüp’te 100 oyuncakçı dükkânı olduğundan söz ediyor. Benim çocukluğumdan da birkaç tane olarak hatırladığım bu oyuncakçılardan hiçbiri kalmamış. El emeği oyuncaklar, naylon olanlarla baş edememişler!

Halka yapan fırındaki halkalarda eski tat yok. Büyüklükleri bile değişmiş. En iyisi, kendi haline bırakılan eski karakolun önünden Sultan Mehmed Reşad türbesine yürümek. Türbesi Eyüp’te olan tek padişah, o. Hüsrev Paşa Kütüphanesi kapalı, az ötesindeki Bostan İskelesi’nin önü doldurulup yol olmuş. Bir zamanlar yalıların bulunduğu yerlerden vızır vızır arabalar geçiyor.

Pierre Loti

Sırada Pierre Loti kahvesi var. 1880'de Fransız yazar Pierre Lotti adına Haliç ve çevresinin manzarasına bakan bir tepede kurulan kahveye, birçok ünlü ismin yattığı mezarlıklar arasından kıvrıla kıvrıla giden bir yoldan çıkılıyor… Kenti seyretmek, yorulmamak isteyenler için teleferik hattı da bulunuyor. Buradan İstanbul bir başka güzel… Şehrin bütün sıcaklığına rağmen her zamanki gibi püfür püfür esiyor…

Dönüşü, Haliç iskelelerine uğrayarak Üsküdar’a kadar giden vapur ile yapacağım… Haliç iskelesinin yanındaki o ünlü, şenlikli kahvehane, gondolların (!) durduğu bir yere dönüşmüş…
Gemide, iskeleden uzaklaşırken Eyüp’ün silûetine bakıyorum… Bütün değişimlere rağmen bu açık hava müzesi, hâlâ çok güzel gözüküyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap