Karialıların önemli kült merkezi: Lagina

Karialıların önemli kült merkezi: Lagina

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Stratonikeia gezimize Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt’ün keyifli anlatımıyla bu kez şehrin yakınında bulunan Karialıların önemli kült merkezi Lagina ile (yöre halen Leyne ismi ile de biliyor) devam ediyoruz. Stratonikeia bouleuterion’u duvarlarında halen mevcut olan yazıtlarda bu iki kentin birbirlerine kutsal bir yol ile bağlanmış olduğu anlatılıyor. Lagina kutsal alanında propylon (anıtsal giriş kapısı), kutsal yol, altar (kurban ve sunak yeri), peribolos (kutsal alanı çevreleyen duvar), Dorik Stoalar ve ay tanrıçası Hekate tapınağı bulunuyor.

Hekate şenlikleri

Hekate için Lagina’da her yıl normal, dört yılda bir de büyük şenlikler düzenleniyordu. Bu şenliklerin nasıl olacağı ve neler yapılacağı belli kurallara bağlanmıştı ve düzenli olarak Eskihisar köyünün meydanında sembolik örneklerini bulabileceğiniz “Anahtar Taşıma” törenleri olarak gerçekleştiriliyordu. Böylece törenler belirli bir düzen içerisinde yıllık olarak devam ediyordu. Anahtar taşıma töreninde genç kızlardan oluşan bir koro ilahiler söyleyerek Lagina’dan çıkıp, Stratonikeia’ya varıyor, kente bağlılıklarını bildirim tekrar kutsal alana geri geliyorlardı. Bu koronun kutsal alana girmesinden sonra buradaki dini törenler başlıyordu. Kutsal alana gelen insanlar, buradaki oturma basamaklarını oturup töreni izliyorlardı. Ay tanrıçası Hekate’ye dolunay gecelerinde çörek, yumurta, balık ve peynir sunuluyordu. Bugün de tapınağa farklı farklı ürünler bırakıldığını gözlerimizle görüyoruz.

Hekate adına yapıldığı bilinen büyük tek tapınağın burası olması ve antik dönemin en pahalı mimari düzeni olan Korinth nizamının bu yapıda kullanılması tapınağın önemini gösteriyor. Tapınak mimarisi dışında frizleri aracısından da antik dönemin nadir yapıları arasında yer alıyor. Augustus'un buraya yardım etmesi ve bunun propylonda kapı lentosuna yazılması, bölgede Lagina Hekate Kutsal Alanı’nın büyük bir öneme ve yaptırım gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.  

Patlıcanın tarihini değiştiriyor

 Lagina’da mermerler üzerine sebze ve meyveler işlenmiş. Bunlardan birisi, iki bin yıllık olduğu tahmin edilen patlıcan kabartması. Bilal Hoca, “bu görüntü, patlıcanın anavatanının 1492 yılında keşfedilen Amerika kıtası olduğu düşüncesini çürütüyor,” diyor.

Osman Hamdi de kazdı

Lagina’yı 18. yüzyıldan günümüze kadar pek çok seyyah ve araştırmacı ziyaret ediyor. Bunlar arasında İlk Türk müzecilerinden Osman Hamdi Bey, 1891-1892 yıllarında kazılar yapıyor ve bulunan eserlerin tamamını İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne götürüyor.