“Kırk Kapılı Oda: Günümüz Sanatçıları Sergilerinin 40 Yılı” Akbank Sanat’ta

Sergi konsepti ve sergileme tasarımını Bülent Erkmen’in, küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’nın üstlendiği “Kırk Kapılı Oda” Günümüz Sanatçıları sergilerinin 40 yılına ışık tutan bir dokümantasyon sergisi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Akbank Sanat, 10 Eylül – 19 Kasım tarihleri arasında "Kırk Kapılı Oda: Günümüz Sanatçıları Sergilerinin 40 Yılı " sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi konsepti ve sergileme tasarımını Bülent Erkmen’in, küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın üstlendiği “Kırk Kapılı Oda” sergisi Günümüz Sanatçıları sergilerinin 40 yılına ışık tutan bir dokümantasyon sergisi. Sergide 40 yıla ait belgeler, fotoğraflar, videolar izleyicilere dijital ortamda sunuluyor.

Giriş katı bir tür prolog, 40 yılın sergilerine katılan ve katkısı olan bin 147 kişinin isimlerinin tek tek yer aldığı görsel bir “Show” karşılıyor izleyiciyi. Birinci katın tamamında ise 40 yılın tüm bilgileri ve belgeleri bir dokümantasyon anlayışıyla 40 ekranda sergileniyor.

Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından 1980 yılında başlatılan, 2003 yılından itibaren de Akbank Sanat iş birliği ile devam eden Günümüz Sanatçıları Sergileri Türkiye sanat ortamında önemli bir yer kaplıyor. Kırk Kapılı Oda sergisi bu köklü sanat yolculuğunun arşivini izleyicilere açıyor.



Hasan Bülent Kahraman

Küratör Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman sergi ile ilgili değerlendirmelerinde şöyle diyor:

“Güncel sanatın kurumsal tarihiyle bireysel tarihi arasındaki ilişki sorunsaldır. Kişisel düzeyde ön-görülmüş, bireysel yetilerle tanımlanmış, kişisel bir anlayışla geliştirilmiş sanatla, belli bir çevrenin ortak duyarlılığı ve edimi olan sanat arasında fark vardır. Öncülerin geliştirdiği bir tutumun ortak kabule dönüşmesi daima karmaşık bir olgudur. Günümüz Sanatçıları sergileri 1980’den bu yana devam eden kesintisiz tarihi içinde bu dönüşümü sağlamıştır. Sanatsal duyarlılığın kendi iç dinamiklerini koruyarak ortak paydalar oluşturması bu sergilerin tarihini meydana getiriyor.

1980’lerden bugüne kadar devam eden süreklilik çizgisi güncel sanatın kritik tarih eşiklerini içerir. 1989 yılı dönüm yılı kabul edilir. Günümüz Sanatçıları sergilerinin ise 1980 yılında başlaması ve kendisini sürekli olarak öncülük konumunda tutarak ilerlemesi şaşırtıcıdır. Günümüz Sanatçıları sergileri için, kurumsallaşmanın, sanatın ön koşullardan, sınırlamalardan, kurallardan kurtulması, özgürleşmesi, eleştirel ve muhalif bir konuma taşınması anlamına gelişi ise ayrıca dikkate değer.

Günümüz Sanatçıları sergilerinin tarihi Türkiye’de güncel sanatın tarihiyle özdeştir hatta onu öncelemektedir. Bununla birlikte Günümüz Sanatçıları sergilerinin bugün başlı başına bir kuramsal çalışma alanı haline gelmiş müze kavramına yeni içerik kazandırmak maksadıyla Resim ve Heykel Müzeleri Derneği tarafından hazırlanmış olması ayrıca çarpıcıdır. Müze ve ‘günümüz sanatçıları’ kavramlarının iç içe geçirilmesi bu kurumları hazırlayan kişilerin derin bir saygı duyulması gereken ileri ve aydınlık görüşlerinin uzantısıdır.

Günümüz Sanatçıları sergileri kırk kapılı bir odadır. O oda belleğin labirentlerini saklıyor içinde. Her kapı bir serüvene ve gize açılıyor.

Labirentte yol bulmak kadar kaybolmak da erdemdir.”