24 °C

Konya’nın saklı cennetlerinden biri: Beyşehir

Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın ilk gördüğünde “Cennet ya burasıdır, ya da buranın altındadır” dediği rivayet edilen Beyşehir, Konya seyahatlerinde ihmal edilmemesi gereken yerlerden birisi… Şehir merkezine sadece 90 kilometre uzaklıkta…

Konya’nın saklı cennetlerinden biri: Beyşehir

Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubat'ın ilk gördüğünde “Cennet ya burasıdır, ya da buranın altındadır” dediği rivayet edilen Beyşehir, Konya seyahatlerinde ihmal edilmemesi gereken yerlerden birisi… Şehir merkezine sadece 90 kilometre uzaklıkta… Beyşehir İlçe Belediyesi, “Cennet ya burasıdır, ya da buranın altındadır” sözü için marka tescili de almış…

Tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerin iç içe yaşandığı Beyşehir, adını taşıyan Türkiye’nin en büyük tatlı su gölünün hemen kıyıcığında… İlçede tarihi Eşrefoğlu Camisi, bedesten, Eşrefoğlu hamamı, kale kapısı, Taşköprü, İsmail Ağa Medresesi, Bayındır Camisi, Kubad Abad Sarayı, Kızkalesi ve Adası, Anamas Dağları, Karagöl, Leylekler Vadisi, Eflatunpınar Hitit Anıtı ve Havuzu, Fasıllar Kurtbeşiği Anıtı, Atlıkaya Kitabesi, Herakles Lahdi gibi görülecek birçok yer var… İşte bunlardan ziyaret edebildiğim bazıları:

Eşrefoğlu Camisi

Ağaç direkli camilerin ülkemizdeki en önemli örneklerinden biri örneği olan Eşrefoğlu Camisi, Anadolu'daki ahşap direkli camilerin en büyüğü. Selçuklu beylerinden Eşrefoğlu Süleyman Bey tarafından 1296-1299 yılları arasında ahşap kısımlarında çivi kullanılmadan inşa ettiriliyor. Caminin anıtsal bir taç kapısı bulunuyor. Mihrabının tümü çini mozaikle kaplı. Minberi, tamamen ceviz ağacından oymalı, çatmalı ve tutkalsız olarak yapılmış. Tavanda renkli kalem işi süslemeler bulunuyor. Cami, çok sayıda ahşap sütun üzerinde yükseliyor. Yüzyıllar boyu kış aylarında caminin damındaki karlar, çatıdaki boşluktan ortadaki havuza atılırmış ve bu sayede ortam nemlendirilerek yakılan sobalardan ötürü ahşap sütunların çatlayıp kurumasını engellenmiş. 1965 yılında karlığın üstü camla kapatılmış. Karların biriktirildiği, caminin tam ortasındaki havuz ise duruyor.

Bedesten (Bezzârlar Hanı)

Caminin hemen yanındaki Bedesten (Bezzârlar Hanı) halen restorasyonda… Bina, Türk taş işçiliğinin nadide örneklerinden birisi olarak gösteriliyor…

İsmail Ağa Medresesi (Taş Medrese)

Medresenin karşısında İsmail Ağa Türbesi bulunuyor; buraya Süt Dede Türbesi de deniliyor. Sütü kesilen kadınların dua etmek için ziyaret ettikleri söyleniyor.

Taş Köprü

1908 -1914 yılları arasında yapımı tamamlanan Taş Köprü; regülatör baraj sistemi olarak kullanılmış. 14 sütun üzerine oturtulmuş, 15 gözlü.

Kubad-Abad

Günümüze ulaşabilmiş tek Selçuklu saray yapısı olan bina, I. Alaeddin Keykubad’ın (1220-1236) emriyle yapılmış. Beyşehir Gölü’nün hemen yanında ve Anamas Dağları’nın eteklerinde. Duvarlarındaki çiniler, Konya Karatay Müzesi’nde sergileniyor.

Beyşehir Gölü

Ükemizin en büyük tatlı su gölü, milli park olarak kabul edilmiş. Başta sazan olmak üzere levrek, kadife, akbalık ve aynalı sazan yetişen balık türleri. Çevresi, yüksekliği 2 bin metreyi aşan dağlarla çevrili, deniz seviyesinden yüksekliği ise bin 115 metre. Genişliği 18 km uzunluğu ise 47 km olan gölün içinde 30’a yakın ada bulunuyor; etraflarını merkezden kalkan tur tekneleri ile dolaşmak mümkün. Bunlardan bazıları; Hacı Akif, İğdeli, Kızkulesi, Akburun, Mada, Yılanlı, Külbent adaları isimlerini taşıyor.…


Gölde günbatımı ise muhteşem görüntüleri ile fotoğrafçıların özellikle bekledikleri ân…
Göl kıyısında yürüme ve bisiklet yolları ile parklar yapılmış… Uzun yürüyüşler, mangallı piknikler yapmak mümkün…

Yerel mutfak

Beyşehir’de sazan, levrek ve diğer tatlı su balık göl kenarında ve ilçede bulunan balık restoranlarında yemek mümkün. Beyşehir'in lezzetlerinden kendine özgü yaprak tarhanası, kıtır kıtır cips gibi de yenilebiliyor. Bir rivayete göre; Yavuz Sultan Selim, Mısır seferine çıkmadan önce, çölü geçerken bozulmayacak bir gıda yapılması talimatını vermiş. Sarayda yapılan peksimet çöl sıcağına en fazla sekiz gün dayanmış. Sonrasında ise Beyşehir tarhanası keşfedilmiş. Beyşehir ve çevresinde yapılan tarhananın aşırı sıcağa uzun süre dayanıklılığı ve besleyici yönünün çok güçlü olmasından dolayı seferlere çıkılırken hazırlatılmaya başlanmış…

Başka neler yapılabilir?

Beyşehir’de tarihî mekânları ziyaret dışında balıkçılık, avcılık, bisiklet safari, dağcılık, doğa yürüşü, foto safari, kuş gözlemciliği, offroad, yamaç paraşütü, teknecilik, su sporları da yapmak mümkün…

Ben, programım nedeniyle yarım gün kadar kalabildim… Beyşehir’de bir gece geçirmekten de keyif alacağınıza inanıyorum…

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap