“Müze Kent” Kastamonu, gastronomide de iddialı…

“Müze Kent” Kastamonu’nun gastronomi alanında da iddialı olduğu, "Geleneğe Saygı, Geleceğe Miras” temasıyla ilk kez gerçekleştirilen Kastamonu Gastronomi Festivali Kastrofest’le duyuruldu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Kastamonu, Batı Karadeniz Bölgesi’nin tarihsel merkezi; üç bin yıldır çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapıyor. Şehri dolaşırken bir “müze kent”te geziyormuş izlenimi ziyaretçilerin peşini bırakmıyor… Sokaklar, sanki farklı yüzyıllara açılıyor. Bu kültürel şölen, Kastamonu’nun doğal, kültürel ve tarihsel mirasına sahip çıkıp ilin sürdürülebilir gelişimine katkıda bulunmak üzere kurulmuş olan Dünya Mirası Kastamonu İnisiyatifi (DMKİ) öncülüğünde, Kastamonu Valiliğinin himayesinde, Kastamonu Belediyesinin destekleriyle düzenlenen bir etkinlikle farklı bir boyuta taşındı. “Müze Kent” Kastamonu’nun gastronomi alanında da iddialı olduğu, "Geleneğe Saygı, Geleceğe Miras” temasıyla ilk kez gerçekleştirilen Kastamonu Gastronomi Festivali Kastrofest’le duyuruldu. Amaç, Kastamonu’nun geleneksel tatlarını tüm Türkiye’ye, hatta tüm dünyaya tanıtmak…

850 yemek ve çorba

Kastamonu’da yapılan araştırmalar, şehre özgü 38 çorba, 51 ekmek ve 812 yemek çeşidi olduğunu söylüyor. 2018 yılında Türk Dünyası Kültür Başkenti seçilen Kastamonu, sofralarda kullanılan siniler ve pişirme araçları açısından da zengin bir şehir. Özellikle Küre ilçesindeki madenlerden çıkarılan bakır ile yöreye özgü, el işleme kaplar yılların geleneği…
Üç neslin bir arada yaşadığı büyük aile geleneğinin, 20. yüzyılın ortalarına kadar varlığını korumuş olması da mutfağın gelişmesi adına önemli bir etken olarak gösteriliyor. Bu aile yapısı sayesinde mutfak kültürü, nesilden nesile bozulmadan, unutulmadan günümüze kadar ulaşabilmiş…

Kastamonu, daha çok sarımsağı ve pastırması ile gündeme gelse de, aralarında kızılcık tarhana çorbası, siyez bulgurlu ayran aşı, kara çorba, ovmaç, toyga, Ecevit, göce gibi çorbaları; etli ekmek, ekşili pilav, fasulye saçalaması, alapilav, banduma, ıspıt yaprağı sarması, pirinç mıhlaması gibi yemekleri; kaşık helva, incir uyutması ve dolması, çekme helva gibi tatlılarıyla da konuklarını lezzet şölenine davet ediyor… Sadece yöreye mahsus üryani eriği, Tosya üzümü ve pirinci, İnebolu kestanesi ve kirazı, Azdavay armudu ve ıhlamuru, yine Kastamonu ürünleri arasında…

İlk gün

Kastrofest, açılış kortejinin geçmesi ve kazan ateşinin yakılmasının ardından konuk ülke İtalya’dan katılan şef Michele Esposito ve Sahrap Soysal’ın gerçekleştirdiği gastroshowla başladı. Ardından beslenme uzmanı ve diyetisyen Dilara Koçak’ın katılımıyla gerçekleşen "Geleneksel Tatlar Sağlıklı Sofralar" başlıklı gastroshow yapıldı.

Festivalde ayrıca etkinliğe destek veren kuruluşlardan Mutfak Dostları Derneği öncülüğünde, gastronomi ve turizm dünyasından isimlerin katılımıyla “Gıdanın Geleceği” üst başlıklı paneller ve söyleşiler düzenlendi. Bu kapsamdaki ilk etkinlikler, İtalyan konuklar arasında yer alan Ayrıca Rareche Organik Çiftliği’nin kurucusu, sürdürülebilir tarım uzmanı Valentina Stinga’nın “Sürdürülebilir Tarımda Geleneksel Ürünlerin Önemi” başlıklı söyleşisi ve “Kaybolan Yerel Tarım Değerlerimiz ve Nitelikli Kastamonu Ürünlerinin Geleceği” başlığıyla Zeynep Kakınç (MDD Başkanı, Gazeteci) moderatörlüğünde gerçekleştirilen, Mustafa Afacan (gazeteci, çiftçi), Birol Uluşan (METRO Kategori Müdürü), Ebru Baybara Demir’in (şef, sosyal girişimci, mutfak araştırmacısı) katıldığı panel oldu.

İkinci gün

Kastrofest, ikinci gününde Hazer Amani, Danilo Zanna’nın katıldığı gastroshowlar, “Geleneksel Kastamonu Köy Yemekleri” gibi eğlenceli yemek yarışmaları, “Kastamonu Ev Yemekleri”, “Kastamonu Saray Mutfağı” gibi geleneksel Kastamonu mutfağını yansıtan atölyeler ve çocuk etkinlikleri ile devam etti.

Yerinde deneyimlemek

Üyeleri arasında Dr. Atıf Uğurlu, Ali Raif İlaç Sanayi Genel Müdürü Muzaffer Bal, Cubis Art İstanbul Kurucu Ortağı Zeynep Esen, gazeteci Mine Esen Ergür’ün de bulunduğu DMKİ’nin sözcülüğünü üstlenen Gülsen Kırbaş, “Bugüne kadar şehrimizin mutfağını hep İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde tanıtmaya çalıştık. Artık herkesin Kastamonu’ya gelmesi ve bu lezzetleri yerine deneyimlemesi gerekiyor. Kastamonu’nun geleneksel tatlarını tüm Türkiye’ye, hatta tüm dünyaya duyurmasını amaçladığımız Kastrofest, kentin gastronomi turizmi alanındaki tanıtımı için büyük bir adım olacak” dedi.

Markalaşmak için…

Kastamonu’nun mutfak kültürünün zenginliğine rağmen henüz keşfedilmemiş bir gastronomi destinasyonu olduğunu belirten DMKİ üyesi ve festivalin ana sponsoru olan Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis festivalle ilgili şunları söyledi:

“Kastamonu’da 800’den fazla yemek çeşidi olduğu belirtiliyor; her ilçemizin farklı yemekleri mevcut. Bu zengin mutfak kültürünün herkese tanıtılması için DMKİ olarak yola çıktık. Kastrofest, Kastamonu’nun gastronomi turizminde markalaşması için bu alanda kente katma değer yaratacak ve bir ilki gerçekleştirecek. Bundan sonra festivalin sürdürülebilir olması da çok önemli, aslında esas iş festivalle başlıyor. 2018 Türk dünyası kültür başkenti olan Kastamonu bir anlamda yemek kültürünün de başkenti. Şehrimizin mutfağıyla ilgili yiyecek ve içeceklerin, üretme tekniklerinin, sofra kültürünü de araştırarak önce Türkiye’ye sonra dünyaya tanıtmak istiyoruz. Festivalle başlayarak, yöresel mutfak mirasımızı tanıtmaya yönelik, yeni projeleri de hayata geçirmeye devam edeceğiz”.