“Yalnız ve Yaralı Bir Hayat: Fikret Muallâ” sergisi

İzmir’deki Folkart Gallery, 2020 yılının ilk sergisinde Paris Ekolü’nün özgür ve özgün paleti Fikret Muallâ’ya ev sahipliği yapıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İzmir’deki Folkart Gallery, 2020 yılının ilk sergisinde Paris Ekolü’nün özgür ve özgün paleti Fikret Muallâ’ya ev sahipliği yapıyor. “Yalnız ve Yaralı Bir Hayat: Fikret Muallâ” isimli sergide sanatçının 55 eseri yer alıyor. Sergide sanatçıya ait mektup, kitap ve kişisel eşyalar; kişisel ve kurumsal koleksiyonlardan derlenen eserleriyle buluşuyor.

Açılış töreninde bir konuşma yapan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, “İzmir’de 15. sergimizi açıyoruz. 15 sergide 600 bin sanatseveri ağırladık. İzmir’in kültür sanat olma şehri olma hedefine katkı sağladığımız için mutluyuz” diye konuştu.
“Yalnız ve Yaralı Bir Hayat: Fikret Muallâ” isimli sergide sanatçının 55 eseri yer alıyor. Proje direktörlüğünü Fahri Özdemir’in yaptığı sergi, 17 Mayıs 2020 kadar ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Sergi, Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü sanatseverlere açık olacak. Folkart Gallery, hafta içi 10.00-19.00, hafta sonu ise 10.00-18.00 saatleri arasında ziyaret açık.

Sıra dışı bir ömür

Türkiye sanat tarihinde “Paris Ekolü” olarak nitelenen dönemin sıra dışı fırçası Fikret Muallâ; Avni Arbaş, Hakkı Anlı, Albert Bitran, Hale Asaf, Abidin Dino, Nejad Melih Devrim, Remzi Paşa, Mübin Orhon gibi imzalar ile aynı “ekol”de anılıyor. Bohem, sıra dışı ömrü ile de kayıtlara geçen Fikret Muallâ Saygı sergisi için özel olarak 400 sayfalık bir albüm hazırlandı.

Eserleri hakkında

Fikret Muallâ resimlerinin konularını, çoğunlukla kahveler, sirkler ve sokaklar gibi Paris yaşamının gündelik ayrıntıları oluşturuyor. İçinde yaşadığı bohem çevrenin insanını resmine konu olarak alan Muallâ, daha çok guvaş tekniğine yakınlık duyup, bu teknikle çok hızlı çalışabilmiş olmakla birlikte, yağlıboyayı da suluboya ve guvaşı kullandığı ustalıkla kullanmasıyla tanınıyor. Akademik ve eleştirel çevrelerde ise, resmin kuramsal sorunları üzerine çalışmalar gerçekleştirmeyen sanatçının, çağdaş akımlara katılmadığı görüşü, ağır basıyor.