Kapadokya’da zihinsel engelli eğitim modeliyle dünyaya örnek oluyor

Hasan Kalcı’nın kurduğu Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği’nde RAM raporu olan çocuklar için yetenek atölyeleri hayata geçiriliyor. Üniversite işbirliği de olan model, Siverek ve Bursa’nın yanı sıra Frankfurt’ta da uygulandı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Kapadokya, kültür turizmi meraklılarının global listesinde yer alan bir lokasyon. Eşi benzeri olmayan bölgeyi, son yıllarda zihinsel engelliler için eğitim projeleri yürüten gönüllüler de yakından takip ediyor. Danimarka’dan Kolombiya’ya birçok uzman, burada engelli çocuklarla çalışmak için gönüllü oluyor. Onları bölgeye çeken ise 2016’da Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği tarafından kurulan Küçük Prens Akademisi.

Geniş bir arazi üzerine kurulu eğitim kampüsü niteliğindeki bu akademide zihinsel engellilerin yeteneklerini keşfetmeleri hedefiyle modellenmiş 13 atölye bulunuyor. Pandemiye kadar Türkiye’nin dört bir yanından engelli çocuk ve aileleri buradaki atölyelere katılmak için Kapadokya’ya geliyordu. Günlük 14 çocuğun katıldığı atölyelerde bugüne kadar RAM raporu olan yüzlerce çocuğa eğitim verildi.

Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği’nin hikayesi, onunla benzer kulvarda faaliyet gösteren diğer derneklerden çok farklı değil. Göreme’de doğup büyüyen, bölgenin başarılı turizmcilerinden Hasan Kalcı işine odaklı bir iş insanıyken, 2011’de beşinci çocuğunun doğmasıyla yaşam ekseninin tamamen farklı bir yöne

kaydığını söylüyor. “Beşinci çocuğum Down Sendromlu doğdu. O zaman dünyadan bir şey isteme şevkiniz kayboluyor. Dört yıl boyunca hiç çalışmadım, işi gücü bıraktım. Neredeyse 30 bin kilometre yol kat ettim, bu çocukların yaşamlarını kaliteli sürdürebilmeleri için neler yapılabilir diye araştırdım. Tüm rehabilitasyon merkezlerine gittim” diyen Kalcı, Türkiye’nin her yanında bu güzel çocukları büyüten tüm ailelerin kendisiyle aynı soruyu sorduğunu anlatıyor: Bizden sonra bu çocuk ne olacak?

İşte bu soruyla Göreme’ye dönen Hasan Kalcı, memleketinde zihinsel engeli olan tüm çocuklar ve aileleri için dev bir eğitim projesi inşa etmeye karar verdiğini anlatıyor. Birçok akademisyen ve uzmanla görüştükten ve dünyadaki sistemleri de inceledikten sonra kapsayıcı bir eğitim modeli üzerinde çalıştıklarını ve özel bir müfredat oluşturduklarını söylüyor Kalcı. Diyor ki, “Bu çocukların iki önemli ihtiyacı vardı. Biri birey olarak kabul edilip özgürlükçü yaklaşımla eğitilmeleri, diğeri de mekânsal çözümle kazanılmaları. Mekânsal derken bu çocuklar kesinlikle çerçeveli hiçbir şeyden hoşlanmıyorlar. Dikdörtgen masa, kare oda sevmiyorlar. Köşeler olmamalı. 2013’te bu iki kavram üzerinden çalışmalara başladık. Derneği kurduktan sonra bu çocukların hayatlarını sürdürebilmeleri için önce onların yeteneklerini keşfetmelerini sağlayacağız dedik.”

Küçük Prens Akademisi, 14 atölyeden oluşuyor. Bunların üçü özgüven kazandıran eğitimler veriyor. Çocuklar ata biniyorlar, bahçede sebze-meyve fidanları dikiyorlar, yemek pişiriyor, el sanatlarıyla uğraşıyorlar. Açık hava sineması, binicilik alanı, konser alanı, resim atölyesi, el sanatları atölyesi gibi alanlar var. Tamamen gönüllü eğitmenlerin çalıştığı akademide çocuklara kısa filmler de yaptırılıyor. Kalcı, bu filmleri izleyen çocukların müthiş bir özgüven kazandıkları inancında. Akademide her çocukla bire bir ilgilenmek için günlük 14 çocuk kabul ediliyor. Hasan Kalcı, “Bölgede RAM (Rehberlik Araştırma Merkezi) raporu olan yaklaşık 450 aile var. Önce bölgedeki aileler gelmeye başladı. Ardından merkezdeki eğitim duyuldu, tüm Türkiye’den gelen çocuklarımız oldu” diyor.

Göreme’deki akademi ilk yılında yurtdışından yoğun gönüllü eğitmen talebiyle karşılaşmış. Almanya, Fransa, Güney Amerika, Kolombiya gibi ülkelerden genç gönüllülerin eğitmen olarak katıldığı atölyelerin çıktılarının da çok başarılı olduğunu anlatıyor Kalcı. “Bir kızımız kaldığı yurtta aşçı çırağı olarak çalışmaya başladı. Bir çocuğumuzun da müthiş bir piyano yeteneği olduğunu keşfettik. Bunlar gibi birçok örnek bizi daha da motive etti” diyor Kalcı.

Akademinin başarıları duyuldukça bölgedeki gençlere nasıl istihdam yaratılır diye düşünmüş Hasan Kalcı. Aklındaki projeyi hayata geçirmek için Kapadokya Hacı Bektaş Üniversitesi’nin kapısını çaldığını anlatıyor. “Üniversitede özel eğitim bölümü açılması için çalışmalar yaptık. Sonunda başardık. Bölüm başkanı da derneğimizin üyesi oldu. Burada eğitim gören 60 öğrencimiz de teoride öğrendiklerini pratiğe aktarmak için önemli bir eğitim merkezine sahip oldular. Yabancı gönüllülere yıllık kota getirdik ki yerli öğrencilerimize de fırsat olsun. Uluslararası bir ortamda deneyim elde eden öğrencilerimiz bu modeli başka şehirlere de götürsünler istiyoruz” diye anlatıyor gelinen noktayı.

5 günlük kamp projesi pandemiye takıldı

Göreme’deki merkeze büyük ilgi olduğunu belirten Hasan Kalcı, pandemi öncesinde Sosyal Hizmetler Müdürlüğü işbirliğinde yeni bir süreç için hazırlık yaptıklarını söylüyor. Yeni çalışmanın hedefi, Türkiye’nin her ilinden beş ailenin Göreme’ye getirilmesi, ücretsiz olarak burada çocuğa beş gün kesintisiz eğitim verilmesiydi. Gerisini Kalcı’dan dinleyelim: “Amacımız çocuğun beş gün kesintisiz atölyelerden yararlanması ve hangi yönde geliştirilmesi gerektiğinin keşfedilmesiydi. Her ilin sosyal hizmetler müdürlüğüne mektup yazdık. Valiliklere projeyi anlattık.

Büyük bir talep oldu. İlk etapta 185 aile organize ettik. 10 Mart 2020’de gelmeye başlayacaklardı. Benim otellerimde ücretsiz konaklama verecektik. Ancak araya pandemi girdi. Şu anda bin 200 aileden talep var elimizde. Yani önümüzdeki beş yıl doluyuz.” Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği’nin bütçesinin önemli bir bölümü Hasan Kalcı’nın turizm gelirinden geliyor. Kalcı, işlettikleri Cappadocia Cave Suites’e gelen müşterilere sattıkları günlük aktivitelerden alınan komisyonu derneğe aktardıklarını belirtirken, 2013’ten bu yana bu gelirin tamamını iyilik için kullandıklarını söylüyor.