22 °C

Nevşehirli un üreticileri, güç birliği yaparak ihracata yöneldi

Nevşehir'de son 10 yılda 15 fabrikanın kapandığını belirten Büyük Özaslanlar Un Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Selim Aslan, 6 üretici firma olarak güç birliği yaparak ayda ortalama 1.5 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını söyledi.

Nevşehirli un üreticileri, güç birliği yaparak ihracata yöneldi

HİLAL SÖNMEZ

NEVŞEHİR - Türkiye un sanayisi 18 milyar TL büyüklüğe sahip ve dünya un ticaretinde yüzde 30'luk pay sahibi. Kayseri, Sivas ve Nevşehir ise yaklaşık 50 işletmesi ile yıllık 1 milyon tonu aşan un üretimi yapıyor. Yurtiçinde kendilerine pazar bulmada sıkıntı yaşayan Nevşehirli un üreticileri, ayakta kalabilmek için güçbirliği yaparak yurtdışına yöneldi.

Un üreticisi 6 firma olarak bir araya gelerek ihracat için Nissa Un ve Gıda AŞ şirketini kurduklarını belirten Büyük Özaslanlar Un Yönetim Kurulu Üyesi Yavuz Selim Aslan, sektörde çok fazla üreticinin olması ve arz fazlası üretimin, ihracata yönelmeyen firmaların sektörden kaybolmasına sebep olduğunu söyledi. Sektörde 30 yıllık geçmişe sahip bir firma olarak değişen satış ve pazarlama şartlarını çok iyi analiz ettikleri için ihracata yöneldiklerini ifade eden Aslan, "Nissa AŞ ayda ortalama 1.5 milyon dolarlık un ihracatı yapıyor. Özelikle Batı Afrika ve Ortadoğu pazarında hâkimiz. Büyük üreticilerle mücadele ediyoruz ve yaşamaya çalışıyoruz. Devletin ihracat yapan firmalara verdiği destekten faydalanarak yönümüzü uluslararası fuarlara çevirdik. Profesyonel bir dış ticaret ekibi kurduk ve belirlediğimiz hedefler doğrultusunda çalışıyoruz" dedi.

Nevşehir'de son 10 yılda 15 fabrika kapandı

Nissa'nın yönetim kurulunda da bulunan Aslan, devletin ihracatçı firmalara verdiği teşvikten memnun ancak uzun vadede sektörün daha sağlıklı ilerleyebilmesi için yerli ve küçük üreticinin desteklenmesi gerektiğini savunuyor. Nevşehir'de son on yılda 15 fabrikanın kapandığını belirten Aslan, sulu tarımla birlikte ilde yaşanan göçün önüne geçilebileceğini söyledi. Nevşehir ve çevre illerin yeraltı kaynakları ile Kızılırmak'ın bölgede sulu tarım yapılmasını mümkün kıldığını, ancak bölge tarımı için koordineli bir çalışmanın henüz gözükmediğini dile getiren Aslan, "Sulanabilir arazilerimiz var ve bunların sadece yüzde ellisini değerlendirebilsek, bölgemizeki göçün önüne geçebiliriz. Gençler tarımdan hızla uzaklaşıyor ve üretimi terk ediyor. Bir yanda mantar gibi un fabrikaları türüyor ama diğer yanda üretici toprağını terk ediyor. Artık her önüne gelenin un fabrikası açmasına izin verilmemeli ve sulu tarım ile kaliteli tohum üretimi için çalışmalara başlanmalı” ifadelerini kullandı.

Yerli ve kaliteli buğday için devlet desteği bekleniyor

Karbaşak markası ile üretim gerçekleştiren Büyük Özaslanlar'ın, aynı zamanda sertifikalı tohum üretimi ve Ar-Ge çalışmaları ile de üretimde ihtiyaç duydukları kaliteli buğdayı kendi bölgelerinde yaygınlaştırmaya çalıştıklarını anlatan Aslan, şunları söyledi: "Ben un üretip ihracat yapan bir firmayım. Devletin verdiği izin belgeleri sayesinde de ihtiyacım olan kaliteli buğdayı vergi ödemeden yurtdışından alabiliyorum. Ancak bu sağlıklı ve sürdürülebilir bir yöntem değil. Önemli olan iç pazarda yerli ve küçük çiftçinin kazanması. Biz Büyük Özaslanlar Un ve Nissa olarak yerli ve kaliteli üretimi desteklemek, çiftçilere eğitim vermek noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz. Ancak asıl çözüme devlet desteği ve planlı bir çalışma ile ulaşabiliriz.”

Türkiye'de yıllık ortalama üretilen 21 milyon ton buğdayın neredeyse tamamının iç piyasada tüketildiğini, buna yıllık 3.5 milyon tonluk un ihracatı için kullanılması gereken yaklaşık 5 milyon tonluk buğday da eklendiğinde 26 milyon tonluk buğday ihtiyacının ortaya çıktığını anlatan Aslan, ihtiyacını iç piyasadan karşılayamayan sanayicinin Rusya, Ukrayna ve Kazakistan gibi ülkelerden buğday ithal ettiğini söyledi. Aslan, "Şu anda mevcut kapasitemize göre aylık 2 bin ton un üretiyoruz ve 3 bin ton buğday kullanıyoruz. Kullandığımız buğdayın bir kısmını kendi bölgemizden karşılıyoruz ancak bir kısmını yurtdışından temin ediyoruz. Ağırlıklı olarak Rusya ve Ukrayna'dan buğday alıyoruz çünkü un üretimi için gereken üst kalite buğdayı kendi bölgemizde bulamıyoruz. Türkiye'de buğday üretiminde kalite standartları sadece Konya'da oturmuş durumda. Ancak bu da yeterli değil” diye konuştu.

Afrika'dan Uzakdoğu'ya 160 ülkeye ihracat

Un sanayicisinin buğday ihtiyacını ithalat ile karşılamasına yönelik DÜNYA'ya açıklama yapanTürkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, "Bugüne kadar Afrika'dan Uzakdoğu'ya kadar 160 ülkeye un ihracatı gerçekleştirdik. Irak, sektör olarak en büyük ve en derin pazarımız ve toplam un ihracatımızın yarısından fazlasını bu bölgeye gerçekleştiriyoruz. Irak'ı 2017 yılında Suriye, Sudan, Angola ve Somali izledi. Buğday alımını ise Rusya, Ukrayna ve Kazakistan gibi ülkelerden gerçekleştiriyoruz. Burada aslında şunu belirtmeliyim, ithal buğdayı kalitesi ve fiyatı için değil, dünya un ticaretindeki büyük hacmimiz sebebiyle satın almak durumunda kalıyoruz” dedi.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.