“Tarımda haksız rekabeti önlemek için IPARD ve ya alternatif programlar hayata geçirilsin”

İTB Başkanı Kestelli, AB, aday ve potansiyel aday ülkelere adaylık sürecinde destek olmak amacıyla, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı olan ve kısaca IPARD olarak bilinen programın, uygulamada olan 42 il dışında diğer iller açısından tarım sektöründe haksız rekabete yol açtığını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

BEYZA COŞKUNTÜRK

İZMİR - Avrupa Birliği  Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı’nın (IPARD) iller arasında haksız rekabete neden olduğunu söyleyen İzmir Ticaret Borsası (İTB) Başkanı Işınsu Kestelli, bu durumun önlenmesi için  42 il dışında kalan 39 il için IPARD programı veya yeni geliştirilecek benzer başka bir programın hayata geçirilmesini istedi.

İTB ağustos ayı meclis toplantısında tarım sektörüne verilen en önemli destek mekanizmalarından birinin IPARD programı olduğunu söyleyen Kestelli, “Program ile 2011’den beri ülkemizde belirlenen 42 ilde, 12 bin 377 projeye toplam 3,6 milyar lira destek sağlanmış durumda. Aralık 2017 tarihinde yapılan son çağrıda ise bin 274 yeni projenin daha onaylandığı açıklandı.Ülkemiz tarım sektörünün ve tarımsal sanayinin gelişmesi açısından bu desteklerin büyük önem taşıdığı ve çok faydalı olduğu bir gerçek. Ancak IPARD programı, 42 il dışında kalan ve İzmir’in de dâhil olduğu 39 ilin tarım sektörü açısından, ciddi anlamda haksız rekabete neden oluyor” dedi.

Özelde üreticilerin, genelde ise tarım sektörünün karşı karşıya olduğu temel sorunların illere göre önemli farklılıklar göstermediğini söyleyen Kestelli, “Trabzon, Konya, Bursa, Mersin veya Manisa’da yaşanan sorunları İzmir’deki üreticilerimiz de bire bir yaşıyor. Üretim maliyetlerinin yüksekliği, tarımsal nüfusun yaşlanması, tarımsal işletmelerinin modernizasyon eksikliği, depolama imkânlarının sınırlı olması, katma değerli ürün geliştirme ve arz zincirindeki sorunlar ve daha birçok konu ülkemizin her yerinde benzerlikler gösteriyor” şeklinde konuştu.

IPARD’ın son çağrısı kapsamında birçok sektöre destek sağlandığını söyleyen Kestelli, “Özellikle süs bitkileri, fidan üretimi, kültür balıkçılığı ve yenilenebilir enerji, İzmir’in kendini geliştirmeye çalıştığı alanlar.  Bu nedenle, sektördeki haksız rekabetin önlenmesi için 42 il dışında kalan 39 il için IPARD programı veya yeni geliştirilecek benzer başka bir programın hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Ekonominin zedelenmemesi için acil önlem alınmalı

Döviz kurlarındaki dengesizlikle beraber Mayıs başından değerlendirildiğinde TL’nin değer kaybının yüzde 50’yi bulduğunu ifade eden İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz, “Bu kaybın ne kadarının reel ne kadarının mantık dışı olduğu aslında açık. Çoğu zaman piyasamızın kapalı olduğu saatlerde spekülatif hareketler ile doların yukarı çekilme çabasında olduğunu geçmiş günlerde gözlemledik. Bu tip hareketler ancak kırılgan ortamlarda başarılı olabilir. Yanlış planlama yapanlar ister istemez bu işten çok zarar görecekler. Ancak, bu sırada oluşan girdap hepimizi etkileyecek. Ekonomimizin zedelememesi için gerekli önlemler en kısa sürede alınmalı. Bu anlamda, elimizdeki kaynağın bu önlemlere ayrılması daha doğru olacak. Böyle anlarda yeterince güven ve elle tutulur istikrar ortamının hızla oluşturulması önem kazanıyor” dedi.

Kocagöz ayrıca, birçok üründe bir yıl boyunca oluşan emeğin karşılığını almaya başladıklarını ifade ederek, “Yaklaşan hasadıyla pamuk üretimimiz nihayet 1 milyon tonu bularak rekor kıracak. Bitki zararlılarının bol olduğu bir yılı geride bırakmış olacağız. Ancak, üreticimiz elinden geleni yaptı. Sezon boyu iklim değişikliği kaynaklı etmenler ile de mücadele eden üreticilerimiz kuru üzümde de, incirde de zor günleri aşmayı başardı” ifadesini kullandı.

Bu konularda ilginizi çekebilir