16 °C

“Türkiye’nin sanayileşmede geri kalma lüksü ve hakkı yoktur”

Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesi olan Bursa OSB’nin kuruluşunda aktif rol oynayan Ergun Kağıtçıbaşı, dünyada sanayileşmede yaşanan hızlı gelişmelere işaret ederek, “Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin sanayileşmede geri kalma lüksü ve hakkı yoktur” dedi.

“Türkiye’nin sanayileşmede geri kalma lüksü ve hakkı yoktur”

Esra ÖZARFAT
BURSA - Bursa’nın sanayi kenti kimliğini kazanmasında aktif rol oynayan, Bursa iş dünyasının duayen isimlerinden Ergun Kağıtçıbaşı ile Fenerbahçe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Gürsakal’ın birlikte kaleme aldıkları Sanayileşmeyi Anlamak (Bursa’nın Sanayileşme Serüveni) kitabının tanıtım toplantısı yapıldı.

Toplantıda konuşan Ergun Kağıtçıbaşı, sanayileşmenin bir zenginleşme değil, kalkınma meselesi olduğuna işaret etti. Her zengin toplumun sanayici olmayacağını ancak her sanayileşmiş toplumun zenginleşeceğini ifade eden Kağıtçıbaşı, sanayileşmenin bir dünya görüşü, vizyon ve yaşam biçimi olduğuna dikkat çekti. Bursa’nın Türkiye’nin sanayileşmesine dönük yüzünün ilk göstergesi olarak Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini kurduğunu ve bu konuda önderlik ettiğinin altını çizen Kağıtçıbaşı, günümüz teknoloji ve sanayi gelişimi sürecinde Bursa’nın yeniden öncü rol oynaması gerektiğini kaydetti. Eskiden birkaç yüz yılla tanımlanan sanayideki gelişmenin artık yıllar ve aylarla ifade edildiğine vurgu yapan Ergun Kağıtçıbaşı, “Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin sanayileşmede geri kalma lüksü ve hakkı yoktur. Gelecek kuşaklar adına sanayileşme, kalkınmayla eşdeğer bir kavram olarak gündemin en başlarında tutulması gereken bir husustur” dedi.

Kağıtçıbaşı, “Kitapta Bursa’nın sanayileşme serüveni olarak adlandırdığımız bölümlere de yer verilmiştir. Osmanlı zamanında Bursa’da, Amerika daha keşfedilmeden dünyanın en modern iş merkezleri kurulmuş. Fakat zamanla Osmanlı’nın sanayileşmede geç kalması, geri kalması, yanlış anlaması nedeniyle bu parlak başlangıç sürdürülememiş ve sanayileşmede büyük hatalar yapılmıştır. Türkiye'nin artık geç kalma şansı yoktur. Sanayileşme ve teknoloji ikiz gibidir. Bize düşen sanayileşmenin aydınlık yüzüdür, bu tek yoldur” ifadelerini kullandı.

“Yeni hikayeler oluşturmamız lazım”

“Yeni hikayeler oluşturmamız lazım” diyen Prof. Dr. Necmi Gürsakal da sanayileşmede kavramların hızla değiştiğini, yeni iş modelleri ve mesleklerin gündeme gelmeye başladığını dile getirdi. Gürsakal, Bursa’nın otomotiv ve tekstil kenti algısının çok daha ötesine geçerek, yeni sektörleri bünyesine katması gerektiğine işaret etti. Gürsakal, şunları söyledi: “Finansçıların yeni bir lafı vardır; ‘Bize yeni bir hikâye lazım’ diye. Peki, yeni bir hikâye bize neden lazım? Çok net hesaplamak mümkün değil ama Osmanlı döneminde Bursa, Rönesans’a bile katkıda bulunmuş bir şehirdir. Floransalı insanlar gelip burada ev tutmuşlar, kayıtlarda bunları görmek mümkün. Şüphesiz Osmanlı o dönem çok güzel şeyler yapmış. Cumhuriyet dönemine geldiğimiz zaman Merinos bir başarı, sanayi bölgesi bir başarı örneğidir. Ancak 1968 yılında ben Erkek Lisesi’ni bitirirken orada birisi bana, ‘Bursa’da hangi sektörler var?’ diye sorsaydı, tekstil ve otomotiv derdim. Aradan geçen 51 senede bugün bana aynı soruyu sorduklarında yine tekstil ve otomotiv derim. İşte bu noktadayız. Bize, hepimize yeni hikâyeler lazım, buradan kastım da sektör, sanayileşmek, çalışmak, yeniden heyecanla birlik olup bir şeylere başlamak gerekiyor. Bugün Amerika Venezüellalıları veri etiketlemede kullanıyor. Bu terimi ileride çok sık duyacağız. Çin’de bu konuda bir enstitü kuruldu. Dünya çok hızlı değişiyor. En son Danimarka bir elçi atadı ve bu elçi bir ülkeye değil, Silikon Vadisi’ne atandı. Bakın ortada bir devlet yok, büyük bir sanayi, teknoloji bölgesi var. Kavramlar ne kadar büyük bir hızla değişiyor. Bu yüzden bu kitabın farklı olmasını istedik.”

Kitapta Endüstri 4.0’a vurgu yapılıyor

Dora Yayınları’ndan çıkan Sanayileşmeyi Anlamak kitabında Bursa’da sanayileşme tarihi, öncü kuruluşlar ve girişimciler anlatılırken, üniversite sanayi işbirliğinin önemine de dikkat çekiliyor. Kitabın son sözünde ise “Endüstri 4.0’a vurgu yapılarak, “Daha nitelikli insan kaynağına ve bu kaynağın oluşturulması için buna uygun bir eğitime ihtiyacımız var. Endüstri 4.0’ın işsizlik konusunda ne gibi gelişmelere neden olabileceğini düşünmemiz, tartışmamız gerekli. Bir kez daha devrimi ıskalamamak için ülke ve Bursa olarak yapmamız gereken çok iş var. Umarız bu kez geç kalmayız” deniliyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap