21 °C

Yemciler, TMO’nun tüm stoklarını satışa açmasını istiyor

Yem sanayicileri TMO'nun tüm stoklarını satışa açmasını isterken, AB’de gıda için onaylanmış genetik yapısı değiştirilmiş ürünlerin de Türkiye'de yemlerde kullanım amacıyla bir an önce onaylanmasını bekliyor.

Yemciler, TMO’nun tüm stoklarını satışa açmasını istiyor

FİKRİ CİNOKUR

Yem Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Antalya Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyette bulunan Selçuklu Un Ve Yem Sanayi Ticaret A. Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Büyükselçuklu, yem sanayi sektörünün hayvansal üretimle uğraşan insanlarımızın yem bulamama gibi bir sorunla karşılaşmaması amacıyla COVID-19 salgınının olduğu bugünlerde de özverili bir şekilde çalışmaya devam ettiğini belirtti.

Yem sanayisinin gıda sanayisi gibi yaşam için mutlaka olması gereken bir sektör olduğunu, sektör temsilcilerinin de bunun bilincinde olarak hayvanlara yemleri en sağlıklı ve en güvenilir şekilde sunmaya gayret ettiklerini ifade eden Büyükselçuklu, şöyle devam etti.

''Sektörümüz hem kendi personelinin, hem şoförlerin hem de müşterilerinin sağlığını birinci önceliğe koymuş durumdadır. Fabrikalarımızda COVID-19 salgınına karşı, personel sayısının azaltılması, vardiyaların bölünmesi, fabrikalara tüm girişlerin kontrollü bir şekilde gerçekleştirilmesi, insanların birbirleriyle temasının en az seviyelere getirilmesi gibi önlemleri uyguluyoruz.''

"Haksız söylemler yemcileri üzüyor"

Son zamanlarda yem fiyatlarının aşırı arttığı ve yem sanayi mensuplarının adeta fırsatçılık yaptıkları gibi haksız söylemlerin, böylesi bir zamanda tüm riskleri üzerine alarak üretim yapan yem sanayicilerini üzdüğünü vurgulayan Nuri Büyükselçuklu, şunları kaydetti.

''Bizler hububatlar, yağlı tohumlar yanında bunların çevre için atık ancak hayvanlar için besleyici değeri olan birçok yan ürününü en uygun fiyatı verecek şekilde karma yemlere dönüştürüp hayvancılığın istifadesine sunuyoruz.  Tıpkı dünyada olduğu gibi ülkemizde de Bakanlığımız yem üretim ve yem sevkiyatı faaliyetlerinin düzgün bir şekilde devam edebilmesi için bizlerle iş birliği halindedir.''

Hayvancılıkla uğraşanların kar etmesi ve faaliyetlerine devam etmesi konusunda her platformda sorunlara yönelik çözüm önerilerini dile getirdiklerini aktaran Büyükselçuklu, ''Yemler hayvansal üretim maliyetlerinin %60-70’ini teşkil ediyor. Yani uygun fiyatlardan yemlerin arz edilebilmesi, yem/hayvansal ürün fiyat paritesinin karlı bir üretime olanak sağlaması bizim hedeflerimizdendir. Çünkü hayvancılık olmazsa yem sanayisi de olmaz ve en önemlisi insanlarımız sağlıklı ve dengeli bir şekilde beslenemez'' dedi.

Fiyatları tutmak imkansız

Şu anda içinde bulunulan dönemde yem fiyatlarını sabit tutmanın imkansız hale geldiğine dikkat çeken Büyükselçuklu, şunları kaydetti.

''Yem sektöründe kullanılan yem ham maddelerinin yarıya yakını ithal yem ham maddelerinden oluşuyor. Bu nedenle döviz kurundaki artışlar yem ham madde fiyatlarının ve dolayısıyla yem fiyatlarının artışını tetiklemektedir. Bizler uygun fiyata ham madde alırsak uygun fiyata yem üretebiliriz. Türkiye’de 600’e yakın yem fabrikasının bulunması ve rekabetin en üst seviyede olması nedeniyle yem fiyatlarının spekülatif artışları söz konusu değildir. Hem bazı ülkelerden yem ham maddesi temininde hem de lojistik anlamında ciddi sorunlar yaşıyoruz. Öyle ki petrol fiyatlarının düşmesine rağmen nakliye fiyatları yılbaşından bu yana %20-30 seviyesinde arttı. Sektörümüzün tüm bu sorunlarla baş ederek üretmeye devam etmesi eleştiriden çok takdir edilmesi gereken bir husustur.''

Nisanın ilk haftası ile Ocak ilk haftası arasında yağlı tohum küspelerinde yüzde 22, hububat yan ürünlerinde yüzde 17 fiyat artışları gerçekleştiğini dile getiren Nuri Büyükselçuklu, ''Yem fiyatlarının artışı ağırlıkla bu fiyat artışlardan ileri gelmektedir'' dedi.

Büyükselçuklu, yemlerin uygun fiyatta olması için şu önerilerde bulundu:

''Ülkemizde Biyogüvenlik Kanunu yürürlüğe girdiği 2010 yılında AB’de genetik yapısı değiştirilmiş 36 ürün onaylıyken bugün bu rakam 125’e gelmiştir, ülkemizde ise hala sadece 36 adet ürünün onaylıdır. AB’de gıda için onaylanmış genetik yapısı değiştirilmiş ürünler ülkemizde yemlerde kullanım amacıyla bir an önce onaylanmalıdır. Bu sayede uygun fiyat ve kalitede ithal edebileceğimiz ürünlerin önündeki bu konudaki engeller kalmış olacaktır.

İçinde bulunduğumuz dönemde sağlık açısından sorun yaratmayacak tüm yem ham maddelerini değerlendirebilmeliyiz. Bu nedenle kanatlılarda rendering ürünlerinin tür içi kullanımının AB’de olduğu gibi yeniden gündeme alınması gerekir.

Bunların dışında TMO’nun tüm stoklarını satışa açması, arpa, mısır gümrük vergilerinin belli bir dönem için sıfırlanması, DDGS’de KDV’nin yüzde 1’e indirilmesi önerilerimiz arasındadır.''

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap