Potada büyük şantiye: Düzen yeniden kuruluyor
Hem ABD’de hem Avrupa’da basketbol sistemi adeta bir şantiye halinde… ABD’de maç takvimi ve daha önemlisi genişleme tartışmaları varken Avrupa’da sil baştan bir basketbol düzeni kurulacak gibi gözüküyor. Yüz milyonların hatta milyar dolarların telaffuz edildiği bu şantiyeye bir göz atalım.
ABD’de genişleme
1- Takım başına 7 milyar dolar
NBA’de halen 30 takım mücadele ediyor. Bu 30 takım Doğu ve Batı konferansındaki üçer gruba beşer beşer dağılmış durumda. Ancak 2002’den beri ligde genişleme olmadı. Son olarak 2002’de New Orleans Hornets’ın (daha sonra Pelicans oldu) eklenmesinden beri NBA’e yeni katılan takım olmadı. Halbuki neredeyse çeyrek asırda basketbol sektörü büyüdü. Yayın hakları pastası neredeyse 10 katına çıktı. Bu durumda lige iki takım ekleme fikri bir süredir dillendiriliyordu. Sonuçta NBA yönetimi Las Vegas ve Seattle şehirleri için ihaleye çıkacağını açıkladı. Bu iki şehirde takım sahibi olmak isteyen adaylar teklif verecek. Takım başına ihale bedelinin 7 ila 10 milyar olması bekleniyor. Ortada bir noktada sonuçlansa bile ihale, NBA buradan 15-16 milyar dolar gibi bir rakam alacak. Bu genişlemenin gerçekleşmesi 2030’ları bulacak gibi…
2- 20 milyarı paylaşacaklar
Bu genişlemeye karşı olanlar da var. Öyle ya NBA’de takım sayısı 32’ye çıkarsa mevcut patronların ligdeki payı 30’da birden 32’de bire inecek. Ligin medya hakları ve diğer tüm ortak gelirleri 30 yerine 32 takım arasında pay edilecek. Bununla birlikte mevcut patronlar genişlemeden gelecek iki takımın katılım payını aralarında paylaşacaklar. En düşük ihtimalle 15 milyar dolardan bahsediyoruz. Üstüne üstlük NBA Avrupa projesi hayat geçerse oradan gelecek toplam 5 milyar civarındaki katılım bedelini de paylaşacaklar. Ve de bu toplam 20 milyar dolar civarındaki pasta oyunculara değil doğrudan patronlarına cebine gidecek. Ayrıca iki önemli şehrin lige eklenmesiyle beraber basketbol sektörünün büyüme potansiyelini de atlamayalım. Bundan sonraki tüm pazarlıklar bunu hesaba katılarak yapılacak.
3- Sezonu mu kısaltalım yoksa maçı mı?
NBA’in kısa vadede uğraşması gereken bir diğer mevzu da oyuncuların üzerindeki yükle alakalı. Maç süresi hâlâ 48 dakika olsa bile oyunun ritmi son 10 yılda çok yükseldi. Oyuncu kadrosu genişledi ve kimse eskisi gibi 40 dakika sahada kalmıyor. Ama yine de takımlar sakatlık riskinden korumak için zaman zaman oyuncuları dinlendiriyor. Burada çeşitli öneriler geliyor. Birincisi 82 maçlık normal sezonu 70 ya da 72 maça indirip takvimi biraz gevşetip herkesi biraz nefeslendirmek. Böylece oyuncular diri kalıp daha az sayıda maç kaçırabilir. Ancak lig için sezonda 2,6 milyar dolar ödeyen yayıncılar maç sayısının azalmasına iyi gözle bakmayabilir. İkinci öneriyse NBA yorumcusu Bill Simmons’dan geldi: Maç süresini 48 dakikadan 40 dakikaya indirelim. Bu durumda en iyi oyuncuların sahada kaldığı süre zaten 28-30 dakika olacak ve yük azalacak. Hem de maç sayısı aynı kalacağı için yayın ve gişe geliri için sorun teşkil etmeyecek.
Avrupa’da yeni düzen
1- Takım başına 300 ila 500 milyon dolar
Yaklaşık bir yıldır dillendirilen NBA Avrupa projesinde önemli bir eşik geçildi. 100’den fazla yatırımcı, kulüp veya takımın veri odasına eriştiğini biliyoruz. NBA Avrupa’nın Direktörü Yorgo Ayvazoğlu ligde yer alacak şehirleri “İspanya'da Madrid, Barselona, İngiltere'de Londra ve Manchester, Fransa'da Paris ve Lyon, İtalya'da Milano ve Roma, Almanya'da Münih ve Berlin, Yunanistan’da Atina ve Türkiye’de İstanbul” olarak açıklamıştı. Bu 12 daimî takımın her biri için başvurular olduğu muhakkak. Mesela müstakbel Londra takımıyla ilgilenenler arasında Newcastle futbol takımının sahibi Suudi kamu fonu PIF’in olduğunu biliyoruz. Keza Paris adaylarından biri PSG futbol takımının sahibi Katar Yatırım Fonu. NBA’in takım başına 300 ila 500 milyon dolar giriş bedeli talep edeceği tahmin ediliyor.
2- 3,2 milyar Euro değer biçtiler
Avrupa basketbolu yeni düzen için çalışmalara devam ederken, Euroleague yönetimi İspanyol varlık yöneticisi JB Capital’a bir değerleme raporu hazırlattı. JB Capital, Euroleague’e ve ligdeki takımlara toplam 3,2 milyar euroluk bir değer biçti. Buna göre Euroleague’in değeri yaklaşık 1,4 milyar euro. Takımların toplam değeriyse yaklaşık 1,8 milyar euro. Mesela Real Madrid ve Barcelona gibi iki büyük markaya yaklaşık 300 milyon euro değer biçilmiş. Fenerbahçe ise 250 ila 270 milyon euro değerle dördüncü sırada.
3- NBA ve Euroleague ortaklığına doğru
NBA kendi projesini yürütürken Euroleague de boş durmuyor tabii. Gelecek sezonların planlamasını yapıyorlar. Ligdeki takım sayısının 20’den 22’ye, hatta 24’e çıkması söz konusu. Böylece NBA’deki gibi iki konferansa ayrılmış bir Euroleague görebiliriz. Bir yandan da son haftalarda NBA ve Euroleague’in yeni bir lig için ortaklığa gideceği yönünde sinyaller var. Euroleague’in yeni CEO’su Chus Bueno, muhtemelen NBA’in yayıncılık ve ticari alanlardaki bilgi ve birikimini, Euroleague’deki kulüplerine katmak isteyecek. Böylece yüzde 50 ortaklı yeni bir yapı ortaya çıkabilir ve 450 milyon potansiyel izleyiciye hitap edecek bu yeni ligin değeri şimdikinden çok daha büyük olabilir.