Ücrette muhafazakar bursta cömert olunmalı
Özel okul ücretleri ailelerin bütçesini zorlarken, bazı eğitim kurumları belirlenen azami sınırın altında zam yaptığını bildirdi. Ortalama ücretleri 750 bin lira ile 2,5 milyon lira arasındaki değişen okullar daha fazla başarılı öğrenci çekebilmek için burs sayısını artırmaya başladı.
Recep ERÇİN
Kayıt döneminin başlamasıyla özel okul ücretleri velilerin bir numaralı gündemi. Önde gelen devlet okullarının kontenjanları sınırlı olunca maddi durumu olan aileler, bütçelerini de zorlayarak, iyi bir eğitim için 750 bin lira ile 2,5 milyon lira arasında değişen ücretlere rağmen özel okulların yolunu tutuyor.
Kökleri 1800'lerin ikinci yarısına, Osmanlı döneminde kurulan Amerikan okullarına daynanan ve 1990 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla kâr amacı gütmeyen vakıf statüsü kazanan Sağlık ve Eğitim Vakfı’nın (SEV) yöneticileri, okul ücretleri, yurt dışında eğitim, burslar ve yapay zekanın eğitime etkisine kadar bir dizi konuda sorularımızı yanıtladı. Bir grup gazeteci ile düzenlenen sohbet toplantısında SEV Genel Müdürü Didem Duru, SEV İlköğretim Okulları Grup Müdürü Çınla Sezgin ve SEV Araştırma & Etki Müdürü Dr. Emel Ünsal Uysal yer aldı.
Bu yıl için belirlenen resmi artış tavanının çok çok altında ücret artışına gittiklerini belirten Didem Duru, artan maliyetlere karşın ailelerin ekonomik durumunlarını gözeterek bu yönde adım attıklarını söyledi.
Bunun yanında özellikle halihazırda yüzde 15 civarında bulunan bursluluk oranını artırmak için vakfın mütevelli heyetine söz verdiklerini kaydeden Duru, maddi durumu yeterli olmayan ama başarılı olan daha çok öğrenciye burs vererek örnek olmak istediklerini ifade etti. Bursları LGS sınav sonucuna göre verdiklerini anlatan Duru, genel öğrenci alımında kura yönteminin sürdüğünü belirtti.
Yapay zekâ kolaylık yanında daha çok sorgulama getiriyor
Gençleri gelecege hazırlarken müfredata dayalı öğretimin yanında gençlerin sosyal becerilerinin gelişmesi ve sosyal yardımlaşmanın hayatlarında olması gibi konulara da özen gösterdiklerini anlatan SEV yöneticileri, özellikle yapay zekanın eğitim ve öğretime getirdiği risk ve avantajlar konusunu yaptırdıkları etki araştırmasıyla inceleyerek, açık bir kaynak şeklinde EAR – Eylem Araştırmaları Dergisi’nde yayımladıklarını bildirdi.
Teknolojik gelişmeler konusunda en önemli unsurun öğretmenler olduğunu vurgulayan SEV yöneticilerine göre, yapay zeka ile birlikte öğretmenin yeri daha da önemli hale geliyor ve öğrencileri daha fazla sorgulamaya yönlendirmeleri gerekiyor.
Duru’nun verdiği bilgilere göre, SEV okullarında 2025-2026 eğitim ve öğretim döneminde toplam 5 bin 501 öğrenci bulunuyor. SEV ve bağlı kurumlarında 747’si öğretmen olmak üzere bin 79 eğitim çalışanı görev yapıyor.
Mart ayında kayıt tamamlayan veliler için anaokulunda yüzde 4, ilköğretim kurumları ve lise hazırlık ücretleri hariç diğer seviyelerde ise yüzde 8–11,7 arasında artış uygulandı ve 12 taksit imkanı sunuldu.
SEV bünyesindeki okullardan mezun olanların kurdukları dernekler vasıtasıyla kurumla bağlarının sürdüğünü ve hem burs vermede hem de kampüslerde özel eğitim alanları yapımında bağışlarla destek olduklarını dile getiren Didem Duru, STEM ve uygulama merkezleri kurduklarını anlattı. 20 binden fazla mezun düşünüldüğünde bu okullardan mezun olan gençlerin büyük bir ağın parçası olduklarını ifade eden Duru, özellikle yüksek öğretimine yurt dışında devam etmek isteyen gençler açısından bu ağın destekleyici rolüne dikkat çekti.
Duru, “Öğrencilerin yüzde 70-75’i yurt dışını arzuluyor ama gidenlerin de yarısı geri geliyor ve gelmeyi düşünüyor” dedi. “Eğitimde yapılacak bir yatırım mutlaka öğretmene olmalı” ifadelerini kullanan Duru, öğretmen sirkülasyonunun az olması, öğretmen ücretleri ve yan haklar gibi konuların eğitimin kalitesine etki ettiğini söyledi.