ATIC, Türk KOBİ’lerini ABD’ye taşıyor: Hedef 48 milyar dolarlık ticaret hacmi
Türk KOBİ’leri yeni bir modelle ABD pazarına taşıyacaklarını açıklayan ATIC Genel Sekreteri Mustafa Kınık, Türk ve ABD’li üreticilerin bir araya getirileceğini, böylelikle iki ülke arasında ticaret hacminin yüzde 30- 40 artışla 48,2 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini söyledi.
Hayati ARIGAN
hayati.arigan@dunya.com
Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacmini artırmak için 7 eyalette temsilcilik ağı kuran Amerikan Türk Ticaret ve Yatırım Konseyi (ATIC), Türk KOBİ’lerini ABD pazarına taşıyacak yeni bir model oluşturuyor. ATIC Genel Sekreteri Mustafa Kınık, ABD’de yerel temsilcilikler üzerinden ortak maliyetle hizmet vereceklerini, yapay zekâ destekli B2B pazaryeri TradeGate ile de Türk üreticilerini doğrudan Amerikalı alıcılarla buluşturacaklarını söyledi. Kınık, sistemin devreye girmesiyle Türkiye-ABD ticaret hacminde yüzde 30-40 artış öngördüklerini belirtti. Bu artış, mevcut 34,4 milyar dolarlık ticaret hacminin 44,7-48,2 milyar dolara çıkması anlamına geliyor.
Türkiye ile ABD arasındaki ticaret ve yatırımları geliştirmek amacıyla 2021’de kurulan ATIC, klasik bir iş dünyası örgütlenmesinin ötesinde, Türk şirketlerinin ABD pazarına yerleşmesini sağlayacak bir ticaret ağı oluşturuyor. Konseyin Genel Sekreteri Mustafa Kınık, kuruluş amaçlarının “Gerçek ticarete aracılık eden bir sistem kurmak” olduğunu söyledi.
7 eyalette ortak ABD ofisi modeli
ATIC’in ABD’de New York, New Jersey, Washington, Chicago, Atlanta, Los Angeles ve Dallas’ta temsilcilikleri bulunuyor. Bu merkezler üzerinden Türkiye’den ABD’ye açılmak isteyen KOBİ’lere pazar araştırması, müşteri bulma, lojistik, mevzuat, şirket kuruluşu ve yatırım süreçlerinde destek verilmesi planlanıyor. Kınık, modelin temelinde KOBİ’lerin tek başına hareket etmek yerine kümelenmesi olduğunu belirterek, ABD’de yerelleşmenin yüksek maliyetli olduğuna dikkat çekti. Bir şirketin internet sitesi, depo, yerel personel ve pazarlama faaliyetleriyle ABD’de oluşturacağı yapının yıllık maliyetinin yaklaşık 70-80 bin dolara ulaşabildiğini belirten Kınık, “10 KOBİ bir araya geldiğinde bu maliyeti paylaşabilir. Böylece şirketler ABD’de profesyonel bir temsil imkanına çok daha düşük maliyetle sahip olabilir” dedi.
Kınık’a göre bu model, özellikle ABD’deki yüksek miktarlı siparişleri karşılamakta zorlanan Türk KOBİ’leri için de önem taşıyor. Bir Türk sandalye üreticisinin ABD’de 4 milyon adetlik siparişi başarıyla teslim etmesinin ardından 40 milyon adetlik yeni taleple karşılaştığını anlatan Kınık, “Tek bir firmanın bu kapasiteyi karşılaması mümkün değil. KOBİ’lerin kümelenerek güç birliği yapması gerekiyor” diye konuştu.
ATIC, temsilciliklerin bulunduğu eyaletlerde bölgenin talebine göre sektör kümeleri oluşturuyor. Atlanta’da otomotiv yedek parça, organik gıda ve mobilya sektörleri öne çıkarken, Chicago özellikle mobilya açısından hedefleniyor.
Kınık, ABD pazarının büyüklüğü nedeniyle şirketlerin yalnızca ihracat yapmayı değil, gerektiğinde pazarda yerleşmeyi de düşünmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda ABD’de satılık aile şirketleri, fabrikalar ve mevcut işletmelerin Türk yatırımcılar açısından değerlendirilebileceğini söyledi.
Illinois’ten doğrudan alıcıya ulaşılacak
ATIC’in yeni dönemdeki önemli adımlarından biri de Illinois Chamber of Commerce ile planlanan iş birliği. Mutabakat kapsamında Türkiye ile Illinois arasında ticari heyetler düzenlenmesi ve üreticilerle gerçek alıcıların doğrudan buluşturulması planlanıyor.
Kınık, Illinois tarafının ihtiyaç listelerini ATIC’e ileteceğini, konseyin de Türkiye’de bu ürünleri üretebilecek firmaları belirleyerek alıcılarla buluşturacağını söyledi. Böylece Türk şirketlerinin ABD’de müşteri aramak yerine doğrudan talep bulunan ürünlere yönelmesi hedefleniyor.
KOBİ’lere ABD’de dijital vitrin
ATIC’in ikinci büyük projesi ise TradeGate. Yapay zekâ destekli B2B pazaryeriyle Türk KOBİ’lerinin ürünlerini ABD’deki toptan alıcılara doğrudan sunması amaçlanıyor. Kınık, TradeGate’in klasik bir e-ticaret sitesi olmayacağını belirterek, sistemin şirketin ihracata hazır olup olmadığını analiz edeceğini söyledi. Ürünün ABD’ye satışı için gerekli sertifika, mevzuat ve etiketleme koşulları kontrol edilirken, eksiklerin nasıl tamamlanacağına ilişkin yol haritası da oluşturulacak.
Platformun en önemli özelliklerinden biri ise alıcı eşleştirmesi olacak. KOBİ ürününü sisteme yüklediğinde, ürünün ABD’de hangi eyaletlerde talep gördüğü ve potansiyel alıcıların kimler olduğu konusunda veri sunulacak. Sistem ayrıca yabancı dil, teklif hazırlama ve proforma fatura gibi ihracat süreçlerinde de destek sağlayacak.
ATIC, TradeGate’in ilk aşamasında Türkiye’den 200-250 bin KOBİ’yi sisteme dahil etmeyi, ABD tarafında ise 10-15 bin potansiyel alıcıya ulaşmayı hedefliyor.
Yapay zekâ ihracatçının yol haritasını çıkaracak
TradeGate’in teknik altyapısında yapay zekâ ve veri tabanlı karar destek sistemleri kullanılacak. Kınık, sistemin yalnızca müşteriyi bekleyen bir katalog olmayacağını, ihracatçıya hangi pazara ve hangi alıcıya yönelmesi gerektiğini de göstereceğini belirtti.
Örneğin ABD’ye satış yapmak isteyen bir üretici sisteme ürününü yüklediğinde, gerekli belgelerden fiyatlandırmaya, hedef pazardan potansiyel müşterilere kadar bir yol haritası oluşturulacak. Ürün fotoğraflarının da yapay zekâ ile profesyonel hale getirilmesi planlanıyor. Kınık, platformun Türkiye’nin ihracat altyapısına katkı sağlayacak şekilde tasarlandığını belirterek, “KOBİ’nin yalnızca ürününü yüklemesi ve gerekli bilgileri sisteme vermesi yeterli olacak” dedi.
Doğrudan alıcıya ulaşacak bir yapı
ATIC’in projeleriyle ilgili en iddialı hedef ise Türkiye- ABD ticaret hacminde yüzde 30-40 artış sağlamak. 2025 yılında Türkiye’nin ABD’ye ihracatı 16,33 milyar dolar, ABD’den ithalatı 18,08 milyar dolar olurken iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 34,41 milyar dolara ulaştı. Bu hacimde yüzde 30’luk artış yaklaşık 44,7 milyar dolara, yüzde 40’lık artış ise 48,2 milyar dolara karşılık geliyor. Mustafa Kınık, TradeGate’in tüm fazlarının tamamlanmasının ardından ABD özelinde ticaret hacminde minimum yüzde 30-40 artış beklediklerini ifade etti. Kınık, hedefin kısa vadeli bir beklenti olmadığını, platformun 2027’de çalışmaya başlamasının ardından 2028’de etkisinin daha belirgin hale gelmesini öngördüklerini söyledi. Türkiye ile ABD arasındaki ticaret hacminin 100 milyar dolara çıkarılması hedefi de düşünüldüğünde ATIC’in modeli, bu hedefe KOBİ’lerin daha fazla dahil edilmesi üzerine kuruluyor. Konsey, ABD’deki fiziksel temsilcilik ağı ile dijital pazaryerini birlikte kullanarak Türk şirketlerinin ABD pazarına yalnızca ürün gönderen değil, pazarda yerelleşen ve doğrudan alıcıya ulaşan bir yapıya kavuşmasını amaçlıyor.