Sanayi yatırımlarında ÇED kuralları değişti: Enerji tesislerine yeni eşikler
ÇED Yönetmeliği'nde enerji santralleri ve sanayi tesislerinin değerlendirme kapsamı yeniden düzenlendi. 20 ve 300 MWt sınırlarının yanı sıra havzalar arası su aktarımı ve akarsu yatakları için yeni hükümler yürürlüğe girdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, enerji ve sanayi yatırımlarının çevresel etki değerlendirme süreçlerini düzenleyen yönetmelikte değişikliğe gitti. 7 Kasım 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle termik santraller, endüstriyel tesisler ve su projelerinin tabi olduğu ÇED listeleri yeniden belirlendi. Yatırımın niteliği ve kapasitesine göre uygulanacak değerlendirme sürecinde iki ayrı ısıl güç sınırı öne çıktı.
Büyük enerji yatırımlarında 300 MWt sınırı
Yönetmeliğin doğrudan çevresel etki değerlendirmesine tabi projeleri içeren EK-1 listesinde termik ve nükleer güç santralleri ile diğer yakma tesislerine ilişkin hükümler yeniden düzenlendi.
Buna göre toplam ısıl gücü 300 MWt ve üzerinde bulunan termik güç santralleri doğrudan ÇED sürecine tabi olacak. Aynı sınır, gaz, buhar ve sıcak su elde edilmesi amacıyla kurulan endüstriyel tesisler için de geçerli olacak.
Ancak 300 MWt sınırı ilk kez getirilmiyor. Bu değer, 2022 yılında yayımlanan yönetmelikte de bulunuyordu. Son değişiklikle termik santraller ile belirli endüstriyel tesislerin kapsamı ayrı bentlerde tanımlandı.
Daha küçük tesislerde 20 MWt eşiği

Yönetmeliğin ön inceleme ve değerlendirmeye tabi projeleri belirleyen EK-2 listesinde ise 20 MWt sınırı düzenlendi.
Toplam ısıl gücü 20 MWt ve üzerindeki termik güç santralleri ile gaz, buhar ve sıcak su üretimine yönelik endüstriyel tesisler bu listede yer alacak. Ancak 300 MWt ve üzerindeki yatırımlar için EK-1 hükümleri uygulanacak.
Böylece ilgili tesislerde 20 MWt'den başlayan ve 300 MWt'nin altında kalan kapasite aralığı ön inceleme ve değerlendirme sürecine tabi olacak. Bu projeler için proje tanıtım dosyası hazırlanması gerekecek. İnceleme sonucunda doğrudan ÇED olumlu kararı verilebilecek veya kapsamlı ÇED raporu hazırlanması istenebilecek.
Düzenlemedeki MWt birimi, tesisin elektrik üretim kapasitesinden farklı olarak toplam ısıl gücünü ifade ediyor. Dolayısıyla eşiklerin değerlendirilmesinde elektrik üretim gücüyle ısıl kapasitenin birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Havzalar arası su aktarımı ÇED listesine eklendi
Değişikliğin enerji tesisleri dışındaki en önemli başlıklarından biri su projelerini ilgilendiriyor. Yönetmeliğin EK-1 listesine eklenen 55'inci maddeyle akarsu havzaları arasında su aktarma projeleri doğrudan ÇED uygulanacak yatırımlar arasına alındı.
Bununla birlikte boru aracılığıyla gerçekleştirilen içme suyu taşımaları, yeni eklenen maddenin kapsamı dışında tutuldu. Bu istisna, söz konusu projelerin diğer mevzuat hükümlerinden de muaf olduğu anlamına gelmiyor.
Yeni hüküm, farklı akarsu havzaları arasında su aktarımı öngören yatırımlarda çevresel değerlendirme sürecinin hangi kapsamda yürütüleceğini belirlemesi bakımından önem taşıyor.
Akarsu yataklarında 5 kilometre kriteri

Su kaynaklarına ilişkin bir başka değişiklik de EK-2 listesinin 44'üncü maddesinde yapıldı. Sürekli akış gösteren akarsuların yataklarında 5 kilometre ve üzerinde düzenleme yapılmasını içeren projeler, ön inceleme ve değerlendirmeye tabi yatırımlar arasında tanımlandı.
Böylece akarsu yataklarında gerçekleştirilecek düzenleme çalışmalarında proje uzunluğu, çevresel değerlendirme kapsamının belirlenmesinde esas alınan kriterlerden biri olacak.
Nükleer güç santralleri ve diğer nükleer tesislerin kurulması veya sökülmesine ilişkin hükümler de EK-1 kapsamında yeniden düzenlendi. Sürekli termik yük bakımından maksimum gücü 1 kilovatı aşmayan belirli nükleer araştırma projeleri ise ilgili hükmün dışında bırakıldı.
Yeni kurallar yürürlüğe girdi
7 Kasım 2026 tarihli ve 33423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan düzenleme, aynı gün yürürlüğe girdi. Değişiklik metninde ayrıca bir geçiş süresi öngörülmedi.
Yeni hükümler, özellikle termik santral ve endüstriyel yakma tesisi yatırımlarında kapasiteye göre uygulanacak ÇED sürecinin belirlenmesini ilgilendiriyor. Su aktarımı ve akarsu yatağı düzenleme projelerinde ise yatırımın niteliği ve kapsamı ön plana çıkıyor.
Düzenleme, mevcut bütün sanayi tesislerinin yeniden ÇED başvurusu yapmasını gerektiren genel bir zorunluluk getirmiyor. Her yatırımın durumu, proje türü, kapasitesi ve yürürlükteki diğer hükümler çerçevesinde değerlendirilecek.