30 yıldır mesafeli duruyorlardı: Bir ülke daha Euro'ya geçiyor

Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen yıllardır kendi para birimini kullanan İsveç, Euro’ya geçiş seçeneğini yeniden değerlendirmeye başladı. Artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizlikler, kronun geleceğiyle ilgili tartışmaları hızlandırdı.

30 yıldır mesafeli duruyorlardı: Bir ülke daha Euro'ya geçiyor

Avrupa’nın en büyük ekonomilerinden biri olan İsveç, yaklaşık 30 yıldır Euro’ya geçişe mesafeli yaklaşmasına rağmen, küresel dengelerdeki değişim nedeniyle bu konuyu yeniden masaya yatırdı. Uzmanlara göre İsveç’in Euro’ya katılması, hem Avrupa Birliği’nin ekonomik gücünü artırabilir hem de küresel para dengelerinde önemli bir dönüm noktası yaratabilir.

Euro’ya geçmeyen az sayıdaki AB ülkesinden biri

İsveç, 1995 yılında Avrupa Birliği’ne katıldı ve belirli ekonomik kriterleri sağladığında Euro’ya geçmeyi hukuken kabul etti. Ancak 1999’da Euro yürürlüğe girdikten sonra İsveç, ulusal para birimi kronu kullanmaya devam etmeyi tercih etti.

2003 yılında yapılan referandumda seçmenlerin yaklaşık %56’sı Euro’ya geçişe karşı çıktı. Bu sonuç, sonraki hükümetlerin de Euro’ya katılım konusunda temkinli davranmasına neden oldu.

Bugün İsveç, AB üyesi olmasına rağmen Euro kullanmayan altı ülkeden biri konumunda bulunuyor. Diğer ülkeler ise Çekya, Danimarka, Macaristan, Polonya ve Romanya.

Jeopolitik riskler Euro’ya yaklaştırıyor

Son yıllarda yaşanan küresel gelişmeler, İsveç’in para politikası yaklaşımını yeniden değerlendirmesine neden oldu. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve küresel güç dengelerindeki değişim, İsveç’i NATO üyeliğine yönlendirdi.

Buna ek olarak ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerde yaşanan gerilimler ve küresel ekonomik belirsizlikler, İsveç’in daha güçlü bir ekonomik blok içinde yer alma isteğini artırdı.

Uzmanlara göre küçük ve bağımsız para birimleri, küresel kriz dönemlerinde daha kırılgan hale gelebiliyor.

Geçiş ticareti kolaylaştırabilir

Ekonomistler, Euro’ya geçişin İsveç ekonomisi için önemli avantajlar sağlayabileceğini belirtiyor. İsveç’in dış ticaretinin %60’tan fazlası Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılıyor.

Ortak para birimi kullanılması, döviz kuru riskini ortadan kaldırarak ticareti daha öngörülebilir hale getirebilir. Bu durum, ihracatçı ve ithalatçı şirketler için maliyetleri azaltabilir.

Ayrıca Euro kullanımı, İsveç’in Avrupa ekonomisiyle daha güçlü entegrasyon sağlamasına yardımcı olabilir.

Bağımsız para politikası en büyük endişe kaynağı

Euro’ya geçişin en büyük dezavantajlarından biri, İsveç’in bağımsız para politikası kontrolünü kaybetmesi olacak.

Euro kullanılması durumunda faiz oranları, İsveç Merkez Bankası yerine Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenecek.

Şu anda kronun değer kaybetmesi, İsveç’in ihracatını daha rekabetçi hale getirerek ekonomik kriz dönemlerinde bir avantaj sağlıyor.

Euro Bölgesi’nin yüksek borç oranı endişe yaratıyor

Euro Bölgesi’nin borç seviyesi de İsveç’te tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Eurostat verilerine göre Euro Bölgesi’nin borcunun milli gelire oranı %80’in üzerinde. İsveç’te ise bu oran yaklaşık yüzde 33 seviyesinde bulunuyor.

Bazı siyasetçiler, Euro’ya geçişin İsveç’i daha yüksek borç risklerine maruz bırakabileceğini savunuyor.

Kamuoyu ve siyaset bölünmüş durumda

İsveç’te Euro’ya geçiş konusunda kamuoyu hâlâ net bir şekilde ikiye bölünmüş durumda. Euro’ya destek artmış olsa da karşı çıkanların sayısı hâlâ daha fazla.

Uzmanlara göre Euro’ya geçiş için yeni bir referandum yapılması gerekebilir.

Siyasi partiler arasında da görüş ayrılıkları bulunuyor. Bazı partiler Euro’ya geçişi desteklerken, bazıları kesin olarak karşı çıkıyor.

Euro’ya geçiş en az 4 yıl sürebilir

İsveç’in Euro’ya geçebilmesi için Avrupa Birliği’nin kur mekanizması olan ERM II sistemine katılması ve kronun en az iki yıl boyunca istikrarlı kalması gerekiyor.

Uzmanlara göre tüm geçiş süreci en az dört yıl sürebilir.

İsveç’in büyük ölçüde nakitsiz bir ekonomiye sahip olması ise teknik geçiş sürecini kolaylaştırabilir.

İsveç’in Euro’ya geçmesi, Avrupa Birliği’nin ekonomik gücünü artırabilir ve ortak para biriminin küresel konumunu güçlendirebilir.

Uzmanlara göre bu karar, hem İsveç’in ekonomik güvenliğini artırabilir hem de Euro’nun uluslararası finans sistemindeki rolünü güçlendirebilir.

İsveç’in nihai kararının önümüzdeki yıllarda Avrupa ekonomisinin geleceği açısından kritik bir gelişme olması bekleniyor.