GPT’nin gördüğünü Claude kaçırıyor: Siber güvenlikte şaşırtan sonuç
Palo Alto Networks’ün kurumsal sistemlerde yaptığı testlerde tek bir yapay zekâ modeli açıkların yüzde 40’ından fazlasını yakalayamadı. Claude Mythos 5 ile GPT-5.6-Cyber’ın bulduğu güvenlik açıklarının ortaklığı ise yüzde 10’un altında kaldı.
Yapay zekânın siber güvenlikte insan uzmanlardan çok daha hızlı açık arayabilmesi şirketlerin savunma stratejilerini değiştirirken, yeni araştırma farklı bir riski ortaya çıkardı: En güçlü modellerden birine güvenmek bile sistemdeki açıkların büyük bölümünü gözden kaçırmaya yetebiliyor.
Tek model açıkların çoğunu kaçırdı
Palo Alto Networks’ün Unit 42 ekibinin kurumsal kod tabanları ve gerçek sistemler üzerinde yürüttüğü değerlendirmelerde hiçbir yapay zekâ modeli güvenlik açıklarının yüzde 40’ından fazlasını tespit edemedi.
Başka bir ifadeyle, en güçlü model bile karmaşık bir kurumsal ortamda açıkların yüzde 60’tan fazlasını göremedi.
Sonuç, yapay zekânın insan güvenlik ekiplerinin yerini tek başına alabileceği beklentisine önemli bir sınır getiriyor.
GPT ile Claude'un ortak bulduğu açık yüzde 10'dan az

Daha dikkat çekici sonuç ise modellerin birbirinden ne kadar farklı çalıştığını gösterdi.
Anthropic’in Claude Mythos 5 modeli ile OpenAI’ın GPT-5.6-Cyber modelinin tespit ettiği güvenlik açıklarının örtüşme oranı yüzde 10’un altında kaldı.
Yani Claude’un ortaya çıkardığı birçok açığı GPT bulamazken, GPT’nin tespit ettiği başka zayıflıklar da Claude tarafından görülmedi.
Bu sonuç modellerin yalnızca performans seviyelerinin değil, sistemlerde neye baktıklarının ve hangi saldırı yollarını keşfettiklerinin de önemli ölçüde farklılaştığını gösteriyor.
Açıkların üçte ikisinin CVE kaydı bile yok
Araştırmanın şirketler açısından daha zorlayıcı bölümü üçüncü taraf uygulamalarda ortaya çıktı.
Unit 42 tarafından doğrulanan güvenlik açıklarının yaklaşık üçte ikisinin bilinen bir CVE kaydı bulunmadı.
Bu durum klasik güvenlik tarayıcılarının yalnızca önceden kataloglanmış açıkları araması halinde önemli zayıflıkları tamamen kaçırabileceği anlamına geliyor.
Tespit edilen açıkların yüzde 37’si ise yüksek veya kritik risk seviyesinde sınıflandırıldı.
Küçük açıklar birleşince hesap tamamen ele geçirildi

Araştırma yalnızca tek tek açıkların önemine değil, açıkların birbirine bağlandığında ortaya çıkan riske de dikkat çekiyor.
Bir finans kuruluşunda ödeme bağlantısının kullanıcı kimliğini yeniden doğrulamaması, tek kullanımlık şifre kontrolünün atlanabilmesi ve oturum yönlendirmesindeki başka bir sorun ayrı ayrı düşük riskli görünüyordu.
Ancak üç açık aynı saldırı zincirinde birleştirildiğinde saldırganın kullanıcıdan herhangi bir işlem yapmasını istemeden hesabı tamamen ele geçirmesi ve ödeme dolandırıcılığı gerçekleştirmesi mümkün hale geldi.
Siber saldırının süresi haftalardan saatlere indi
Yapay zekâ yalnızca savunma tarafını değiştirmiyor.
Unit 42’nin yakın tarihli bir vakasında saldırganların 50’den fazla farklı saldırı tekniğini yapay zekâ yardımıyla kullanarak haftalar sürebilecek bir operasyonu 10 saatten kısa sürede gerçekleştirdiği belirlendi.
Şirket, yeni açıklanan bazı güvenlik açıklarının otomatik saldırı sistemleri tarafından yaklaşık 15 dakika içinde kullanılabilir hale getirilebildiğine de dikkat çekiyor.
Bu hız, şirketlerin yılda birkaç kez güvenlik testi yaptırdığı klasik modelin giderek yetersiz kalmasına neden oluyor.
Palo Alto birden fazla modeli aynı anda kullanacak

Palo Alto Networks bu sonuçların ardından Unit 42 Continuous Frontier AI Defense adlı yeni hizmetini devreye aldı.
Sistem Claude Mythos 5, GPT-5.6-Cyber ve farklı açık modelleri aynı test altyapısında birlikte kullanıyor.
Amaç tek bir yapay zekânın kör noktalarını başka modellerle kapatmak. Sistem, farklı güvenlik görevlerini o işi daha iyi yapan modele yönlendirmeye çalışıyor.
Yeni hizmet şirketlerin web uygulamalarını, API’lerini, bulut altyapısını, kaynak kodlarını ve ağ sistemlerini sürekli olarak test ediyor.
Ortaya çıkan tablo yapay zekâ güvenliğinde yeni bir döneme işaret ediyor: Yarış artık yalnızca en güçlü modele sahip olmak değil, farklı modellerin birbirinden farklı gördüğü riskleri aynı savunma sistemi içinde birleştirmek üzerine kuruluyor.