45 merkez bankası aynı tahminde buluştu: Altında piyasaları ters köşe edecek fiyat
Altın fiyatlarındaki sert dalgalanmalara rağmen merkez bankaları 12 aylık fiyat beklentilerini artırmaya devam ediyor. OMFIF'in 74 merkez bankasıyla yaptığı son araştırma, jeopolitik riskler ve doların geleceğine ilişkin belirsizliklerin gölgesinde altını yeniden rezervlerin vazgeçilmez varlığı haline geldiğini ortaya koydu. Merkez bankaları altın fiyatları için de rekor tahminde bulundu.
Altının son dönemdeki sert düşüşüne rağmen, merkez bankaları sarı metalden vazgeçmiyor. Birleşik Krallık merkezli Resmi Para ve Finans Kurumları Forumu'nun (OMFIF) son araştırması da kurumların küresel finans sisteminde stratejik bir varlık olarak altına daha da bağlı hale geldiğini gösteriyor.
OMFIF'in 2026 Küresel Kamu Yatırımcısı raporuna göre, altın artan jeopolitik belirsizlikten, devlet borçlarına ilişkin endişelerden ve çok kutuplu para sistemine doğru geçişten en çok faydala sağlayan varlıklardan biri oldu.
Araştırma, merkez bankalarının külçe altını, giderek daha öngörülemez hale gelen küresel ortamda ulusal serveti korumanın en etkili araçlarından biri olarak görmeye devam ettiğini gösterdi.
Merkez bankaları alımlarını sürdürüyor
OMFIF Araştırma Başkanı Andrea Correa, altın fiyatlarının tarihi zirvelere yaklaşmasının rezerv artırma maliyetini yükselttiğini ancak bunun merkez bankalarının iştahını azaltmadığını söyledi. Correa, merkez bankalarının altına yönelik iyimserliğini koruduğunu belirterek, fiyatlar yükselse bile değerli metale olan talebin devam ettiğini ifade etti.
10 trilyon dolardan fazla varlığı yöneten 74 merkez bankasının katıldığı ankete göre, kurumların yüzde 82'si fiziki altın rezervi bulunduruyor. Bu oran geçen yıl yüzde 71 seviyesindeydi. Ayrıca merkez bankalarının yüzde 30'u önümüzdeki bir ila iki yıl içinde altın rezervlerini artırmayı planlıyor.
Altın rezervlerde ilk sıraya yükseldi
Araştırmada altın, tüm rezerv varlıkları arasında en fazla talep gören yatırım aracı olarak ilk sırada yer alırken rapora göre fiziki altın tutan merkez bankalarının sayısı son yıllarda düzenli şekilde arttı.
Rezerv yöneticilerinin yüzde 51'i jeopolitik risklerden korunmayı altın tutmanın temel nedeni olarak gösterdi. Bu oran 2024 yılına kıyasla 11 puanlık artışa işaret ediyor. Uzmanlara göre uluslararası para sisteminin geleceğine ilişkin belirsizlikler de altının kısa vadeli bir yatırım aracından ziyade uzun vadeli stratejik rezerv varlığı olarak konumunu güçlendiriyor.
Merkez bankalarının altın tahmini
Rapordaki en dikkat çekici bulgulardan biri de fiyat beklentileri oldu. Ankete katılan merkez bankalarının yüzde 61'i, altının ons fiyatının Haziran 2027'ye kadar 5 bin ila 6 bin dolar aralığına yükseleceğini öngörüyor.
Buna karşın yüksek fiyatların yeni alımları engelleyeceğini düşünenlerin oranı sadece yüzde 28 seviyesinde kalıyor.
Doların ağırlığı azalabilir
Araştırma, rezerv yönetiminde önemli bir dönüşüme de işaret ederken merkez bankalarının yaklaşık yüzde 80'i küresel para sisteminin giderek daha çok kutuplu hale geleceğine inanıyor. ABD doları halen dünyanın en önemli rezerv para birimi olsa da, birçok merkez bankası önümüzdeki yıllarda doların rezervler içindeki ağırlığını azaltmayı planlıyor.
Bu süreçte altın, kurumsal tahviller ve halka açık hisse senetleri rezerv çeşitlendirmesinde öne çıkan alternatifler arasında yer alıyor.
Rezerv yöneticileri açısından en büyük riskler arasında artık ticaret savaşlarından çok jeopolitik gelişmeler bulunuyor. Katılımcıların yüzde 85'i Ortadoğu'daki çatışmaları en önemli risk unsuru olarak değerlendirirken, yüzde 81'i ABD dış politikasındaki belirsizlikleri öne çıkardı. Enerji güvenliği de merkez bankalarının yakından takip ettiği başlıca başlıklar arasında yer aldı.
Araştırmaya göre merkez bankaları artık geçici krizlere değil, uzun süre devam edecek yeni bir küresel düzene hazırlanıyor. Bu nedenle altın, sadece güvenli liman değil, aynı zamanda yeni dönemin en önemli stratejik rezerv varlıklarından biri olarak görülmeye devam ediyor.